HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
E-Bülten
İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

ORDU Hava Durumu
ORDU ORDU
İstatistikler
  • Ziyaretçi Bugün2.175
  • Ziyaretçi Genel1.814.452
  • Bugün Gösterim2.458
  • Toplam Gösterim2.753.976
  • Online Sayısı1

ordu emlak

Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKSOY: SPORUN GELİŞMESİ İÇİN TESİSLERE İHTİYAÇ VAR
8 Ekim 2017 Pazar Saat: 09:31

AKSOY: SPORUN GELİŞMESİ İÇİN TESİSLERE İHTİYAÇ VAR

Orduspor’un efsane futbolcu, teknik direktör Adem Aksoy, sorularımızı yanıtladı. Gazetemiz muhabirime çarpıcı yanıtlar verdi. Ordu’da spor konusunda önemli açıklamalarda bulunan Aksoy, geleceğin sporcularına da önemli tavsiyelerde bulu

Orduspor’un efsane futbolcu, teknik direktör Adem Aksoy, sorularımızı yanıtladı. Gazetemiz muhabirime çarpıcı yanıtlar verdi. Ordu’da spor konusunda önemli açıklamalarda bulunan Aksoy, geleceğin sporcularına da önemli tavsiyelerde bulundu. 

Sporun gelişebilmesi için tesise ve alana ihtiyaç olduğunu belirten Aksoy, “Yani tesis ekonomi ve bunların da üzerinde bir eğitime ihtiyaç var. Şimdi görüyoruz ki bizim olduğumuz dönemlerde biz on beş dakika uzağa bir semte geldiğimizde futbol oynayabilecek bir alanımız vardı, bir on beş dakika daha öbür tarafa gitsek yine bir alanımız vardı. Yani futbolun gelişmesi için, yeşermesi için bir alan tesis vardı yani doğal bir alan vardı o alanı içimizdeki heyecanla bitmek tükenmez bir heyecanla, oralar da uygulamaya çalışırdık oralarda kendimizi geliştirmeye çalışırdık” dedi.

Mehmet KESKİN: Yıllarca Orduspor’da futbol oynadınız. Profesyonel liglerde görev aldınız. Ordu’da son günlerde futbol adına çok şeyler kaybedildi. Nedir sebepleri?

Adem AKSOY: Tabi futbol, spor deyince akan sular duruyor, ilkokul dördüncü sınıfta tanıştım, o heyecan bugün hala içimizde var. Zaten heyecanı duyulmayan hiçbir meslek, hiçbir davranış sonuç getirmez hayatta değer olmaz. Uzun yıllar futbolla uğraştım, hem oynadım amatör, profesyonel daha sonra uzun yıllar altyapılarda çalıştım, zamanı iyi kullandım diye söylüyorum, on altı yıl gibi, bir de regal olan bir iki yıl daha var profesyonel lig de ikinci lig de üçüncü lig de görev aldım. Sezonu bitirdiğim her sezon görevimi yapmanın mutluluğu için de olduk, yine altyapı kulüp veya herhangi bir şey seçmeden hizmete devam ettik.

Şimdi her şeyden evvela futbolun gelişebilmesi için bir tesise, alana ihtiyaç var. Ve yani tesis ekonomi ve bunların da üzerinde bir eğitime ihtiyaç var. Şimdi görüyoruz ki bizim olduğumuz dönemlerde biz on beş dakika uzağa bir semte geldiğimizde futbol oynayabilecek bir alanımız vardı, bir on beş dakika daha öbür tarafa gitsek yine bir alanımız vardı. Yani futbolun gelişmesi için, yeşermesi için bir alan tesis vardı yani doğal bir alan vardı o alanı içimizdeki heyecanla bitmek tükenmez bir heyecanla, oralar da uygulamaya çalışırdık, oralarda kendimizi geliştirmeye çalışırdık. Bugün maalesef şehirleşen ortamda bu alanların kaybolduğunu görüyoruz, yerine de düşünsel olarak hiçbir bir takım şeyler olsa dahi yerine gelen bir alan yok, eğitim için bir alan yok.

Son dönemler de tabi zaman zaman bunun için büyüklerimiz çaba vermiştir, mücadele etmiştir ama yeterli olmamıştır. Örneğin; şimdi futbol konuşuyoruz, benim hayatım yaşam şeklim futbol yirmi altı yıl öğretmenlik yaptım, futbolu temsil edemedim, Ben ayrıldıktan sonra futbol sahalarda serbest oldu. Türkiye Cumhuriyetinde düşünebiliyor musunuz? Altyapımızı kuracağız, sekiz on yaşında, çünkü gelişmiş ülkeler bunu buradan alıp götürüyorlar biz henüz futbolu sahada oynanması yasak.

Mehmet TOPKARAOĞLU: Sporcu olmak isteyen öğrenciler, okuldan zaman bulamadığını söylüyorsunuz, peki neler yapılmalı da o öğrencilerin hem derslerini aksatmamaları sağlanmalı hem de spor yapmaları için?

Adem AKSOY: Doksan sekiz yılında ben ayrıldığım da yasaktı ne yapıyorduk beden eğitimi öğretmenliği bizde, basketbol oynuyorduk, sonra okulun ihtiyaçları, şampiyonlukları bir takım şeyleri kazanıyorduk. Dolayısı ile futbol daha yeni sahalara döndü, şimdi ben Milli Eğitim de uzun yıllar bazı önerilerim oldu, o dönem de hepimizin bazı şeyleri savunduğu bir alan var ama normal öğretimi de yaşadım, okudum, okuttum, iki devreli eğitim vererek yaşadım. Bunların spora faydaları çift devreli eğitim spora futbola faydası belirli bir günün belirli bir bölümünde boş bir alanı vardı, isterseniz annenize yardım ederdiniz, isterseniz marangozsa marangozhane de çalışırdınız, bakkalcı ise bakkalda ama sporcu olmak isteyen mesela ben futbolcu olacağım dediği zaman geniş bir alanı vardı futbol alanı için. Ben şimdiki gelişmelerle büyüklerimizi televizyondan takip ediyoruz, çok iyi geleceğini tayin edeceği cümleler ve hamleler var, Son yıllarda özellikle ama ben size soruyorum şimdi benim önerim şu. Temel eğitimimizi öğleye kadar yapalım temel eğitimin dışında yani matematikti, Türkçeydi, sosyal bilgiler işte falan tarih coğrafya, ama öğleden sonra biz sosyal alanlara geçelim ne yapalım; müzik yapalım, spor yapalım, ressam, heykel tıraş olalım, gerekirse dil eğitimi alalım ve bunlar kredili olsun ve çocuk geldiği zaman voleybolcu olmak istiyor olsun, voleybola gitsin birisi basketbolcu olsun. Ordu’da yirmi otuz kırk tane kulüp var ben futbolcu olacağım demeye zaman bulsun, ama bugün bu zamanı çocuk bulamıyor. Diyelim ki semt sahaları yaptık güzel, beşe beş ona on sahalar yaptık, şimdi bir eğitimimizin müfredat programına baktığımız zaman çok kısa ifade etmem gerekirse, bunu çok daha açabiliriz, diyelim ki tesislerimiz var, öğrencimiz sabahleyin sekizde kalkacak kahvaltısını yapacak yemeğini yiyecek okula gidecek, üçte okuldan döndüğünü düşün, eve gitti geldi dört, dört buçuk diyelim.

Bizim Ordu’da hava ne zaman kararıyor dört, dört buçukta, şimdi hangi zamanı bulacak sekiz yaşındaki on iki yaşındaki on beş yaşındaki çocuklar. biz geçen yıl alt yapıda çalıştık, dokuz takımla ilgilendik, o, on iki yaşındaki çocukları biz gece saatlerinde eğittik, şimdi devletimizin güreşte bir şey bekliyorsa voleybolda bir şey bekliyorsa diyelim ki hep spordan bir şey bekliyorsa bunun bir beklentisi var spor bedeli var yani siz bir Avrupalı yılda üç yüz saat bu alanda eğitim görürken ben niye maksimal yapabilsem ki onu yapamıyoruz. Yüz yirmi saatle sınırlandıralım bunu, on yıl sonra üç yüzü on ile çarptınız mı üç bin eder, yüz yirmiyi çarparsan ne eder bin iki yüz, bin yüzle biz üç bin saat eğitim görmüş bir bireyle yarışmalara katılacağız ama ben öğleden sonra inanın dakikaları gollü olurdu beşe beş gollü beş devre on devre günde üç defa müsabaka yaptığımız oyun oynadığımızı çalışma yaptığımızı haftanın üç günü yada dört gününü de bilirim anlatabildim mi bu ne demektir. İşte o dönemde biz belki de o üç yüz dört yüz saati ne yapabiliyorduk doğaçlama olarak hani futbolu sonradan gündeme getirmek istedik ya burayı biz yaşadık bizim dönemler yaşadı bize sunulan o imkanlar da o heyecanlarımızı burada yaptık ama bugün her alanda gelişiyoruz her yönden ekonomide her alanda gelişme içinde dolayısı ile biz sahalarımız tesislerimiz yapılsın diyelim ki sahaları donattık hangi zaman birimi içinde çalışacağız han zaman içinde çalışacağız.

Mehmet TOPKARAOĞLU: Türk takımlarının oyuncularının çoğu yabancı Sizce Türkiye’de yetenekli futbolcular yok mu, yoksa eğitim noktasında sıkıntımı çekiyoruz?

Adem AKSOY: Bakın ekonomi bir takım için bir kulüp için çok önemli, ikincisi tesis çok önemli üçüncüsü de eğitim bunların çok daha başında geliyor, bu üç şeyi birbirinden ayıramayız yani dolayısı ile ekonomi de tesis de eğitim basamakları yanlış bir tanesinin düşmesiyle arıza yapmasıyla aksaklık olur. Örneğin ben size güncel bir hayattan örnek vereyim. Neden biz bir tane oyuncuyu Avrupa’ya gönderiyoruz, seksen milyon nüfusta üç bin küsür lisansımız var, Almanya’da ki iki buçuk milyon insanda aynı lisanslı futbolcu sayısına eşitiz, neden Almanya’dan Mesutlar bilmem Hamitler oradaki öğrenciler Avrupa’nın bütün takımlarına en büyük takımlarına transfer yapabilip orada kendilerini ifade ediyorlar? Neden çünkü o ülkenin tanıdığı altyapı eğitim ve imkanlarından bu insanlar faydalanıyor. Neden Almanya’dan liglerimizde çok sayıda oyuncu var. Tesis, ondan sonra eğitimle ekonomiyi iyi kullanmalarındandır. Bir toplantıda bunları gündeme getirdik, biz tanrıyı başka yerde arıyoruz, halbuki gelenekler dinler de “beni taş binalar da ve tahta duvarlarda aramayın bunu beni tahtaya vurduğunuz zaman duyar taşı kaldırdığınız zaman görürsünüz” diyor bizim dinimizde de ne var “ben size şah damarınızdan yakınız” biz neden kendimize inanamıyoruz, o kadar eğitim görmüş hocalarımız var, o kadar eğitim görmüş teknik direktörlerimiz var. FIFA uluslar arsı çalışabilecek insanımız var, neden bunlar işe koyulmuyor, neden koyulmuyor ya? Bu insanlar fedakarlık edecekler, işinden gücünden, şimdi neden kazanılmıyor. Ordu’da futbolcu çıkmıyor niye, çıkmaz tabi neden çıkmaz bir sorumlu dediğin üç şey var ailelere dayanıyor okulun eğitim müfredat programına dayanıyor, Üç sene önce ordaydım, aile çocuğunun futbol oynamasında bir endişesi var, nedir derslerinden geri kalıyor diyor, eğitim eksikliği var, halbuki insan yeteneği Allah vergisi. Zeka, bu zekayı biz dörde ayırıyoruz, fiziksel zihinsel, duygusal ve ruhsal, bu çocuk sadece zihinsel eğitildiğinde sadece üç tane fiziksel eğitimin olacak, duygusal eğitimin olacak. Şimdi duygusal eğitimden bahset bir maç kazanıyor seviniyor mutlu oluyor kendini ifade etmeye çalışıyor, kaybediyor hayatı tanıyor, spor insanlara canlılık veriyor, sağlığını geliştiriyor, spor yapan ülkeler daha mutlu daha rahat işte. Atatürk’ümüz “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” diyor dolayısı ile bunun alt yapısını oluştururken.”

Mehmet TOPKARAOĞLU: Türkiye’de tesisleşme konusunda büyük bir ilerleme var. Ancak yine de yıldız sporcular yetiştiremiyoruz. Sebepleri nelerdir?

Adem AKSOY: Şimdi geçmişte bu saydığım alanlar mevcuttu, insanların futbol sevgisi heyecanı yüksekti, ekonomi o kadar yoktu. Bu günkü kadar eğitilmiş, eğitim gücü yoktu, Pro lisansına sahip yani dünyanın her yerinde geçerli Türkiye’de iki yüz üç yüz kişiden bir tanesiyim ben. Akyazıspor’un altyapısı olmasa üst yapıyı yani amatör takımı çalışır, bunu veli henüz keşfetmiş değil, kim ile çalıştığını ki?

Öğrencilerimize eğitim yönünden ilerledik ama tesisle bugünkü ekonomik şartlarla birleştiremedik, milli eğitimde yirmi altı yıllık görev yaptım her iki yılda üç yılda bir eğitim programı karşılaştım sınıf öğretmenliği ile başladım sen sınıf öğretmenliği yapamazsın beden eğitimi öğretmeni olacaksın neden istikrarlı bir eğitim var da beden eğitimi yok mu zihinsel eğitim var da beden eğitimi yok mu? Neden onun önünde engeller var ya. Bugün matematik önemli, fizik önemli, ne bileyim dil önemli her şey önemli, tamam ama bu alana bir bölüm bırakalım ama öbür alanda da adam ressam olabilir, heykel tıraş olabilir. Yetkili bir hocayla eğitimini alsın kredisini alsın orada da gelişsin. Biz Avrupalı inmiş altı yaş grubuna biz henüz on iki yaş grubunu bulursak başımızın üstlerinde taşıyoruz.”

Mehmet TOPKARAOĞLU: Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz hocam.

Adem AKSOY: Asıl ben sizlere teşekkür ederim.

 

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler

 

Ordu Yeni Haber Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız