BİR MENDİL ALSANA...

Şafak DELİÇAKAR2017-10-02 10:21:46

Neyse ki Ordu Valiliği kamu düzenini bozanlara karşı bir dizi önlemler aldı. Bunların en başında tabi ki en yakından ilgilendiğim husus çocuk işçiliği ve çocuk istismarlarına yönelik alınan tedbirlerdi.

Peyder pey günün özellikle kör saatlerinde yine ortalıkta dolaşan dilenci çocukları ve mendil satma adı altında para toplayan çocukları yine ortalıkta görmek pek mümkün. Bazı çocuklarda mülteci dilencilerin anne ve babalarının kucaklarında ayakları çıplak, üzerleri perişan bir halde öylece gece karanlığını andıran bakışlarıyla birlikte iki büklüm bir vaziyette duruyorlar.

Bu çocuklar yine yoldan geçen insanlara bakarak özellikle çocukları ile birlikte gezen ailelerin çocuklarına bakarak öyle bir iç geçiriyorlar ki, sormayın gitsin. Bir çocuğun başka bir çocuğun elinde ki bir çikolata, bir dondurma, bir simit veya bir oyuncak görüp de nasıl bir iç geçirdiğini düşünebiliyor musunuz? Bu manzaraya tanıklık edince benim kalbimin bütün tepeleri lal oluyor. Yüreğim üşüyor, içimi öfke sarıyor.

Öfkem öncelikle bu çocukları sokaklara güvensizce ve hoyratça salan ailelerine oluyor. Sonra bu çocukların göz önünde ifşa olmasına seyirci kalan ilgili, yetkili olan herkese oluyor.   

'Bir mendil alsana abi' diyen çocuğa baktım. Sümüğü üst dudağının üzerinde kurumuş, bir yanağı kirli diğer yanağında ise iki üç damla kurumuş göz yaşı. Belli ki istediği bir şey olmamış ve ağlamaktan da henüz yeni kurtulmuş bir haldeydi. Ayağında eski püskü bir kundura ve çorap bile giymemiş, üzerinde ise insanın yüreğini parçalayan parça parça kıyafetler. Çocuk bu halde iken 'Bir mendil alsana abi' diyerek gün içerisinde kaç abisine, kaç ablasına mendil verebiliyor acaba...

Kimisi benim gibi parasını verip mendili çocuğa geri bırakıyor, kimisi sohbet edip çocuğun yanından ayrılıyor, kimi de parasını vererek mendili alıp çantalarına koyuyordu. O an o insanların acaba ne düşündüklerini ve ne hissettiklerini ise inanın çok merak ettim.

Acaba 8 milyar insan içinde, acaba 750 bin nüfus üzerinde olan yaşadığım bu şehirde 'Bir mendil alsana abi' diyerek gerek dilenme adı altında gerek ticaret adı altında istismar edilerek anne ve babasına veya çocuk mafyasına para götüren kaç çocuk var? Bunu sormaktan ve düşünmekten de kendimi geri alamıyorum.

Bundan sonra ağlamamaya oldukça gayret ve özen göstereceğim. Çünkü gözyaşı döktüğümde en yakınımda ki birinin bir mendil uzatacak olmasıyla hep bu manzara gözümün önüne gelecek. Dolayısıyla akıtacağım gözyaşı, bir sevinç gözyaşı veya bir acının paylaşımı için olabileceğinden o dökülecek olan yaşın ayrı bir trajedi ile sonlanmasını istemiyor olacağımdan artık ağlamamaya daha da çok gayret edeceğim.

Zira, 'Bir mendil alsana abi' lafını artık duymak istemiyorum. Ya siz...

 

Anasayfa