Zaman meselesi!

Erol KARAER2016-05-27 09:03:25

Bu kitap 1996 yılında basıldı. O günkü baskısının ön sözünde yazanlar belki o günlerde pek bir şey ifade etmiyordu. Ancak bu gün için ise çok şeyler ifade ediyor.

            Kısacası Yaygından , yerel basına kadar bu bölümün iyi okunup ezberlenmesi gerekir mi diye düşünüyorum:

Cici basının sefalet ve rezaleti... isimli kitap da yazar Ahmet Kahraman bakın girişte neler yazmış:

“ Yaşanana olayların yaratıcıları, insansızlaştırma ve infazların adresleri, failleri, suçluları değiştirmeye çalıştı. Kan ve ateşin suç gömleği başkasına giydirilmeye çabalandı. Nutuklar atıldı. Basın gerçekleri örtme topu olarak top yekun ateşlendi. ‘ Besleme’ öteki deyimiyle ‘cici basın’ ın varlık nedeni zaten buydu. Egemenin duyulmasını istemediği eserlerini örtmek, gizlemek ve yok saymaktı.  Bu hizmetin karşılığı emziriliyor, besleniyordu. Yalandan görkemli şatolar kurma karşılığında beslenen ciciler, Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca, yalanlar bütününü, gerçek diye çakmışlardı beyinlere. Oysa egemenin dikte ettiği basının ‘gerçek’ diye sunduğu tarih baştan başa yalanlar bütünüydü... Yukarıda ki Tiran ‘ gerçek budur’ diye buyurmuş, basın inandırıcı tüm sözcükleri yan yana dizerek  yaymış, alttakilerde ‘yalan gerçekleri’ ezberlemişlerdir. Basın yalanlar perdesiydi. Gerektiğinde uyutma ninnisi, gerçeğe takla attırma trampleni... Egemen güç istediği hizmeti sunması için de basını besliyordu. ‘Beslemelerin’ dışında kilere yaşama hakkı yoktu. Çünkü yalanları ‘Faş’ edip dümene çomak sokuyordu bunlar.  Beslemeler, kendilerini ve emziren şefleri ‘Yegane’ vatansever olarak sunuyorlardı. Karşıtları haindi. Vatan ise gücün kendisiydi gerçekte. Kim, hangi diktatör ya da tiran dizginleri elinde tutuyorsa, ‘vatanseverlik tertibinden’  ona yalan seferleriyle hizmet veriyordu. Vatan ‘Besleyen’ di... Besleyene hizmet vatana hizmetti.... Kavuklu, sarıklı Sultan gitmiş yerine şapkalı ya da kasketliler gelmişti. Yeni tapınılan efendi bunlardı... ‘Şapkalı sultan’ lar halktan korktukları için beyinlerine karakol kurarak elde tutuyor ve taptırıyorlardı kendilerine. Korku ve şiddetle bastırarak....

( Kaynak; “Cici basının sefalet ve rezaleti... Ahmet Kahraman.. Tüm zamanlar yayıncılık)

 

 

 

Anasayfa