NE ŞAM’IN ŞEKERİ, NE DE ARABIN ÇORBASI…

Şafak DELİÇAKAR2016-07-16 08:43:03

Çok konuşuluyor, ve hala da çok konuşulacak gibi bu Suriyelilerin, Türk vatandaşlığına geçme veya çifte vatandaşlık konusu. Almanya’da, İngiltere, Avusturya ve Amerika’da kaç milyon Türk var biliyor musunuz? Vatandaşlık konusunda popüler bu dört ülkede kaç milyon Türk var ve bunların kaçı çifte vatandaş biliyor muyuz?

Bir de son günlerde şu açıklamalar çok dikkatimi çekti. Neymiş efendim; “Biz yalnız elit Suriyelileri öncelikli olarak vatandaşlığa geçireceğiz” Yani doktoru, öğretmeni, akademisyeni, öğretim görevlisini, bilim adamını, ilim irfan sahiplerini Türk vatandaşı yapıp onlardan istifade edecekmişiz.

Cehenneme dönmüş kendi ülkesinde ki cephelerde vatanı uğruna parçalanan vatandaşlarına neşter vurmayan ve fellik fellik vatanını bırakıp kaçarak, kendi insanına ve vatanına sırtını dönen Suriyeli doktordan biz istifade edecekmişiz.

Savaş mağduru çocuklara kalemi, tahtayı, defteri, silgiyi haram eden, zehir zıkkım eden Suriyeli öğretmenden, akademisyenden, bilim adamından, ilim ve irfan sahibinden biz istifade edecekmişiz öyle mi? İyi edelim o zaman.

Nasıl olsa bizde doktor eksiği ve açığı var değil mi? Zaten bir arada ithal doktor hevesi furyası başlatmıştık. Başımıza geleni de hep birlikte görmüştük değil mi? Öğretmen açıklarımız da diz boyu zaten. Atama bekleyen öğretmenlerimizin sayısını bir çırpıda unutuverip, sözde Suriyeli öğretmenlerden pek ala, pek güzel istifade ederiz. Değil mi?

Bizim nasıl olsa bilim dünyamız ve ilim irfan ufku dağarcığımız kıt. Öyle ki bu dağarcığımızı da Suriyelilerle kol kola girerek genişleteceğiz. Değil mi? Beyler bırakın bu safsata gündem konularını bu millet ne Şam’ın şekerini istiyor, ne de Arabın bir tas çorbasını. Siz kendi milletinize sahip çıkın yeter…

 

Anasayfa