LASTİĞİM…

Berkant DOĞAN2019-10-06 09:47:25

Köylerde hangimiz giymedik ki. Hangimizin ayakları yara olmadı ki.. Lüks sayılırdı Trabzon lastiği ayaklarda..İçi soluk kırmızı astarlı, dar boğazlı menşei Trabzonlu evimizin direğiydi. Öğretmenler bile ayaklara bakar, kimin ayağında Trabzon lastiği varsa ona imtiyaz sağlardı.

Arka sıralarda tembel tembel oturan öğrencilerin sırf Trabzon lastiği giyiyor diye öğretmenler tarafından sınıfın ön sıralarına oturtabilen bir önemli unsurdu.. Zengin gösterirdi.Cebinde simit yada gazoz alacak paran olması önemli değildi. Trabzon ayakkabısı olanlara yaranmak için ne gazozlar simitler ısmarlanırdı bir bilseniz.. Bayağı ülkede hüküm sürdü lastik. Bayağıda can yaktı. Fındık zamanları babaya yük olmamak için ceplerimize başak yapar köy bakkallarına satardık.

Paranın bir kısmıyla lokum ekmek alır bir kısmını da annemize verirdik biriktirsin diye.. Fındık biter, okul zamanı yaklaşır gıcır gıcır Trabzon lastiği ayakkabımız eski püskü bir gazete kağıdında gelirdi. Babam belliki mağazadan değil seyyardan almıştı.. Yağmur yağdığında ayakkabı gacur gucur ederdi ama olacaktı elbet.. olsundu. O kadar kusur olacaktı..

Trabzon lastiği yerini zamanla Çarşamba ayakkabısın bıraktı. Ama ynı tadı vermiyordu. Çarşamba ayakkabısı eğreti duruyordu ayaklarda. Ben hiç giymedim. Ne zaman köye gitsem Trabzon lastiklerinin gacurtusunu duyarım. Cilim topraklarda ayaklarımızdan çıkar yeniden giyerdik. Heleki yanımızdan bir araba geçince ne sevinirdik.

Köy köylülüğünü bildide biz köyümüzü bilemedik. Şimdi bir köyüm olsa. Bir Trabzon lastiğim. Birde yanımdan bir araba geçse boğuk motoruyla.. Vay bee..

Anasayfa