YAŞAYA BİLİRSEN YAŞA…

Şafak DELİÇAKAR2020-06-30 14:03:43

 

Maganda sözcüğünü genelde trafik vakalarında sıkça duyarız. Yalnız trafikte değil, son zamanlarda öyle ki sosyal yaşam alanlarımızda bütün toplumun ortaklaşa kullandığı hizmet araçlarına yapılan saldırılarda da görmek ve şahit olmaktayız.

Özellikle ilimizde gün geçtikçe sayılarının arttığını düşündüğüm şehir magandaları maalesef ne üst geçit ne alt geçit, ne dolmuş durakları ne de çocuk parkları, ne bariyerler ne banklar, ellerine ne geçiyorsa yıkıp, döküp, kırıp, parçalayıp sırra kadem basıyorlar.

Üzülmemek elde değil. İnsanın içini acıtan bu manzaralar karşısında maalesef hiçbir şey yapamıyoruz. Bu şehir artık magandalığı hak etmiyor. İnsan hizmetlerin heba olmasına mı? Yerle bir edilmesine mi? Verilen onca emeğe mi? Hangi birine yanacak? Şaşıp kalıyoruz orta yerde.

Bilmiyorlar ki magandalıkta bir terördür. Kamu malını talan etmek, tahrip etmek, yok etmekte bir terördür. Bunları yapanların teröristten de hiçbir farkı yoktur benim nazarımda. Ben trafikte rahat değilsem, ben dolmuş duraklarında rahat değilsem, ben çocuğumla çocuk parklarında rahat değilsem, ben çarşıda pazarda rahat değilsem, benim yaşanabilirliğim nerede o zaman?

Her zaman demiyor muyuz? Her şey yaşanabilir bir ORDU için diye. O zaman kim eşkıyalar? Kim magandalar? Kim bu teröristler? Nasıl içimizde, aramızda, gözümüzün önünde, şehrin tam orta yerinde, göbeğinde bu kadar ulu orta hangi cesaretle bu olayları yapıyorlar? Yapabiliyorlar? Anlayabilene aşk olsun.

Gözün arkada, bedenin bıçak sırtında, tacizcisinden magandasına varıncaya kadar her türlü illet ve musibetin mevcut olduğu ve barınabildiği noktada buyur yaşayabilirsen yaşa bu şehirde.

 

Anasayfa