H A T A Y

Ufuk ERSOY2023-02-27 09:27:55

İsmim okundu.

Elimi torbaya sokup, karıştırdım içindeki kâğıtları.

Sonra çektim bir tanesini ve karşımda duran komutanıma uzattım.

Heyecandan kalbim duracak.

Komutan hiç acele etmeden açtı kâğıdı.

Ağzından çıkacak kelimeye kilitlenmiş bakıyordum.

“Hatay” dedi. 

“Hayırlı olsun Asteğmen…”

***

Tam bir sene o canım topraklarda kaldım.

Hatay beni çocuğu gibi bağrına bastı.

Bizim memleketin her köşesi ayrı güzeldir.

Hatay bir başka güzeldi.

Asi nehrinin tam ortadan böldüğü şehirde; barışı, huzuru ve medeniyetin farkına varmamak mümkün değil.

Atatürk’ün, hasta yatağından kalkarak, gelip bizzat ülkeye kattığı nadide şehrimiz Hatay.

Akşamları şehri dolaşıp tanımaya çalışırken, o mistik havasını içime çektim.

Anadolu topraklarındaki ilk cami olan Habib-i Neccar ile Hıristiyanlığın ilk kiliselerinden biri (birincisi) olarak bilinen Aziz Piyer (St. Pierre) ve Antakya Havrası kardeşçesine yan yana.

Tadına doyulmaz lezzetleri,

İnsanlarının sizi hemen sarmalayan sıcaklığı,

Şehrin her köşesinde görebileceğiniz tarihin derin izleri, birbirine karışan çan ve ezan sesleri…

***

Bugün depremde adı geçen Samandağ, Reyhanlı,  Kırıkhan ilçelerinde sınır nöbetindeydim.

Tam 12 ay.

Deprem yıkmış oraları.

İnanamıyor insan.

Ağzımda cam kırıkları, kelimeler  yetmiyor artık.

Ah Hatay,

Ah ülkemin güzel toprakları.

Hepimizin yüreği kaldı o enkazların altında.

Düştük ama yeniden kalkacağız ayağa.

Yaraların sarılacak merak etme…

 

 

 

 

 

Anasayfa