• DOLAR5,6913
    % 0,10
  • EURO6,5897
    % 0,08
  • ALTIN223,8352
    % -0,14
  • BIST 10098.466,42
    % -0,17
HABER ARAMA
müstesna
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
Rent a car
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
FINDIK BORSASI
17 Ekim 2018 Çarşamba
Fındık Fiyatı


12.00TL
SON DAKİKA HABERLER

ALEV TRABZON

ALEV TRABZON

GEÇEN BİR DÜNYA KADIN EMEKÇİLER GÜNÜNÜN ARDINDAN…

17 Mart 2018 Cumartesi Saat: 09:26

         Bir kadınlar günü daha kutlamalı, tartışmalı, eylemli, sloganlı olarak sona erdi. Her yıl bu 8 mart Kadınlar Günü mütamadiyen kutlanır , mesajlar verilir ,sloganlar atılır sokaklara taşılır ,pankartlar asılır ama bugünün sonunda neler yapılır, konuşulan konular hakkında somut adımlar atılır mı o ayrı bir konudur. Bu yıl bazı ülkelerde oldukça eylemli geçti ama faklı bir söylem farklı bir yol yoktu aslında. Konular hep bilindik, söylemler aşinaydı bizlere.Yine kadına şiddet ve cinsiyet ayrımcılığı konuşuldu her zamanki gibi. Bugün bir kutlamadan ziyade bir hak ediş ve mücadele günü olarak 2018 yılında da böyle anıldı.

Türkiye’ye bakarsak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konu ile ilgili açıklamaları  olumlu yönde. Bu sene yaptığı açıklamada geçmişten gelen eksiklerin ve yanlışların hızla düzeltilebilmesi için de, eğitimden sağlığa, istihdamdan siyasal hayata katılıma kadar her alanda, kadınlarımız için pozitif ayrımcılık içeren pek çok düzenlemeyi hayata geçirmiş olduğumuzu bu vesileyle hatırlatmak istiyorum.’ açıklamasında bulundu Cumhurbaşkanı.

Bu yılda yine bir çok ülkede protestolarla, eylemlerle kutlandı Dünya Kadınlar Günü. İspanyada 5 milyon kadın sokaklardaydı. Slogan ise ‘biz yoksak dünya durur’ sloganıydı. Pek çok Avrupa ülkesinde aynı işe erkelere kadınlardan daha fazla para ödeyen şirketler hedefti. Fransa da başbakan Emmanuel  bu şirketleri  ifşa edileceğini açıkladı. Almanya da başbakan Merkel , bir mesaj yayınladı .İngiltere de BBC binasının önünde ise eşit ise eşit ücret Protestoları vardı kadınlar tarafından yapılan.  Irak'ın en büyük ikinci kenti  Musul'da 300 kadın, şehrin ana caddesinde 900 metrelik sembolik bir maraton koştu.

Türkiye de ise recep tayip Erdoğan ise bu günde yaptığı açıklamada ‘’ Aileden başlayarak hayatımızın her yerinde ve her anında, sevgileri, emekleri ve fedakârlıklarıyla dünyamızı güzelleştiren kadınlarımızın, Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum. Kadınların, çarpık bir anlayışla ve sırf cinsiyetleri sebebiyle istismara, şiddete, haksızlığa maruz kalması asla kabul edilemez.’’ açıklamalarında bulundu.

Neden var bugün ve neden kutlanır ?

Bu günü sorgulamadan önce bu günün nasıl doğduğuna bir göz atmak gerekir. Yine bir trajediden doğan bugünün tarihi  1800 yılların sonuna dayanıyor. ABD de bir iplik fabrikasında çalışan işçi kadınlar daha iyi şartlarda çalışabilmek adına bir eylem yapmalarıyla başlayan bu protesto , polisin  kadın işçileri fabrikaya kapatmasıyla büyük bir faciaya dönüşüyor. Fabrikadan kaçmayı başaran kadın işçiler bu kez barikatlara takılınca 208 kadın işçi yanarak maalesef can veriyorlar. 8 mart gününün geçmişi aslında böyle bir drama dayalı bir gün.

 

         Çok uzun seneler sonra ise bugün birleşmiş milletler tarafından kabul ediliyor . 8 mart Dünya Kadınlar gününün sekteye de uğradığı da oldu tabii. Almanya da  1. Ve 2. Dünya savaşı sırasında kutlanması yasakladı,  Türkiye de ise 80 darbesiyle kutlanmadı  bugün. 1970 li yıllarda ise BM bu günü üye olduğu tüm ülkelere DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ olarak ilan etti bugünü.8 mart günü  aslın da bir kutlama günü olarak ilan ediliyor yani BM tarafından  İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrıldı. Ama gelin görünkü kadınlar günü hep bir hak ediş gününe dönüştü.

Türkiye'de ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. Yani bir kutlama gününün dışında bugün aslında bir protesto ve hak ediş günü olarak kutlanıyor pek çok ülkede. Kadınlar yıllar sonra  hayatın her alanında mücadele ederek hakettikleri saygıyı seneler sonra  kazandılar.Dolayısıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü de bu büyük mücadeleyi anlatan bir gündür. 

         Aslında bugünün anlam önemini vurgulayan pek çok temenni de bulunulur ama konu somut adımların atılmasına gelince söylemler hep aynı ama farklı bir çözüm yolu yada farkındalık yaratacak bir çalışma yada fikire çok denk gelmedik aslında . Tabiki bazı iyileştirmeler yapıldı, istihdam yaratmak adına, çalışma şartlarının iyileştirilmesi adına adımlar atıldı ama bizce halen yeterli boyutta değil yada yaygınlaştırılmadı.Türkiye de halen kadına şiddet çok konuşulan ve halen çözüm yolları üretme konusunda oldukça yetersiz bir kalınan bir konu.

Çözüm yollarında farklı bir bakış açısı getirilmeli, farklı söylemler oluşturmalı dikkat çekmek  yani fikirlerin ve atılan adımların farkındalık yaratması gerekiyor.Bu konuda  Dünyadaki  örneklerine bakacak olursak  Amerika da 1970’li yıllara bir bakmak gerekiyor.

1970’ler ikinci dalga feminizmin yükseldiği  yıllardı. Amerikada bu yetmişli yıllarda yeni yeni yükselen ve seslendirilen bir söylem olmaya başlandı. Pek çok feminist  söylem o zamanlarda oldukça gündemdeydi ama o dönemlerde en dikkat çekici olan ise Kate Millet’in teorisi ve kitabı oldu.   Cinselliğin politika sözcüğüyle birlikte anılması ve kadınların birliğinden söz edilmesi yeniydi o günlerde. İlk baskısı ABD’de yapılan Cinsel Politika, Millett’in kendisinin de beklemediği bir yankı uyandırdı. O günlerde Amerikan senatosundaki bir senatörün hamile kadınlara taşıyıcı dediği, kongredeki önemli bir sağlık bütçesinin konuşulduğu ve kararların alındığı bir konuda bir tane kadın senatöre dahi  danışılmadığı günlerdi . Tam da o günlerde feminist söylemin önde gelenlerinden kate Millet’in bu farklı söylemi dikkat çekmeyi başarmıştı.

         Belkide kendisinin de beklemediği bir şekilde kendi teorisi ve söylemini birleştirdiği sexual Politics adlı kitabı Tarihte bir ilk olarak feminist bir kadın Time dergisine kapak oldu. Kate Millet doktora tezi olarak yazdığı Cinsel Politika kitabı dolayısıyla Time dergisinin 31 Ağustos 1970 tarihli sayısının kapağında yer aldı.

 

Kısacası Amerikanın 1970 li yıllarda dönüştüğü bu süreçte yine farklı söylemler ve çözümler dikkat çekerek ön plana çıkmayı başarıyordu. Çok satanlar bu kitap bir kültür eleştirisiydi ve modern feminist hareketi içerisinde bir manifesto niteliğindeydi. Kurduğu teoride pek çok farklı alanı ; antropoloji, teoloji, tarih, felsefe, iktisat ve edebiyat ,sanat  ve politikayı birleştirerek teorisini ortaya koydu.

Sonrasında 70 li yıllardaki bütün bu feminist hareketler, konferanslar sayesinde bugünkü kadın haklarının çerçevesi belirlenmiş  ve önemli haklar kazanılmıştır. O yıllardaki bu kadın harekatı  ve bu süreçler kadın haklarının hangi aşamalardan geçtiğinin belirtilmesi açısından önemlidir.

 

 


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Ordu Yeni Haber Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları