HABER ARAMA
Ordu Nöbetçi Eczaneleri
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
SON DAKİKA HABERLER
thy iletişim Sunexpress İletişim anadolujet iletişim

DERYA TEKEŞ

DERYA TEKEŞ

Cehaletin Düşmanı Benim Dostumdur

17 Mart 2021 Çarşamba Saat: 10:01

Hayatımızdaki bazı önemli olayların ve günlerin yıl dönümleri birbirinden özel sözlerle, sürprizlerle ve hediyelerle taçlandırılır. İnsan;  bazen canı gönülden, bazen de sürü psikolojisi mahiyetinde, düzenin akışına dâhil edildiği hâli ile ortama uyum sağlar. Bu kutlama, merasim ve coşkunun etkisi, 365 gün yerine 1 güne sığdırılır nedense! Bu sevgi gösterisi, serenat ve temenniler, üflenmiş bir karahindiba gibi uçup gider sonra, püff…

Bunlardan biri de: toplumdaki bireylerin geleceğini tayin eden, kendine iş edindiği mesleğin sorumluluklarını ders saati dışında da kendine dert edinmiş insanlara – öğretmenlere- karşı tavrımız ve duruşumuzdur. Bu tavrı ya da minnet duygusunu anlatmak, yaşamak ve yaşatmak için, takvimin 23 Kasım yaprağını yırtmaya gerek yok kanaatimce… Aslında; birbiri ile girilen en güzel, en pahalı hediye yarışına, çiçekçileri telaşlandırıp, öyle koşturtmaya falan da hiç gerek yok! Bazı tutum ve davranışların defnedilmesi, saf tutulan önyargının terkedilmesi ve tüm zamanlara uyumlu bir saygıya sahip olabilme becerisi, yeterlilik sınavındaki başarı anahtarını bulabilmemize yardımcı oluyor zaten. Ama görünen o ki, artık anahtarlar paspasın altına konmuyor!

624 yılında yapılan Bedir Savaşı’nda tutsaklardan okuma yazma bilen ancak parası olmayanların Müslüman çocuklara okuma yazma öğretmesi karşılığında serbest bırakılmasındaki amaç ile 21.yy’da sergilediğimiz bu tutum ve davranış kalıpları arasındaki fark, içinde bulunduğumuz çağın sancısı adeta! 

Kara tahta ile haşır neşir olması gereken bu insanlar; toplumsal saygınlıktaki azalma eğiliminin bir sonucu olarak, içinde saygı ve anlayış bulunmayan zihniyetlerce, psikolojik ve fiziksel şiddetin hedef tahtası hâline getirilmeye başlanmıştır yazık ki…  Görsel ya da basılı medyadan, çevremizden ve hatta kulaktan kulağa anlatılanlara bakılırsa, bilgiler, formüller, denklemler değil; tekmeli-tokatlı saldırılar, bıçaklı yaralamalar, sözlü ve fiziksel tacizler uçuşuyor havada artık… Ama biz şiddetin her türlüsüne karşıyız değil mi? 

Özellikle son zamanlarda hayatımızın seyrini değiştiren bir salgın hastalığın, işleyişinde kesintilere uğrattığı alanlardan sadece biri olan eğitim sisteminin üzerindeki olumsuz etkilerin en aza indirilmesi ya da hafifletilmesi gibi uğraş verildiği bir dönemde, değişen ve gelişen şartlara ayak uydurmak için çabalayan eğitimcilerin yerine bakmakla mükellefiz.Bu bir yarış ve bayrak şu an bizim elimizde. Yani bağrışlarla seyircisi olduğumuz o yarışın, eleştirdiğimiz her zerresinin hakkını verme vakti! ! İşte tam da şimdi, hediyelerden daha önemli kısma gelelim…

Öncelikle, eğitimin ailede başladığı gerçeğini ve bir öğrencinin ilk öğretmeninin ailesi olduğunu kabul edelim efendim! Saygı, sevgi, yardımlaşma, dürüstlük, merhamet,  güzel ahlak gibi birçok erdemin temeli ailede atılır, okulda gelişir. Ailede kazanılmamış alışkanlıklardaki aksaklıklardan dolayı öğretmenleri hedef almayınız yani. Sadece bu da değil! Bazen evdeki birkaç çocuğun dahi sorumluluğuna tahammül edilemediği zamanlar oluyorken, ortalama otuz kişilik sınıflarda ders anlatmaya çalışan ve bu otuz kişinin, toplam otuzdan fazla velisi ile de iletişim halinde kalmaya çalışanlara biraz daha anlayışlı olalım artık. Ayrıca öğretmen 7/24 hizmet veren bir acil durum ihbar hattı da değildir. Onların da bir evi, ailesi ve sorumlulukları olduğundan, gereksiz çağrılarla meşgul edilmemelidir. Çocukta düzeltilemeyen her davranışı ya da alışkanlığı da öğretmenlere havale etmeyin lütfen. Elbette öğretmen-veli işbirliği ile birçok şey düzeltilebilir ama onların, olmayan sihirli değneklerinden ya da doğaüstü güçlerinden de medet umulmamalıdır bence. Üstelik her fırsatta kuralları ya da eğitimi eleştirilip, birbiri ile kıyaslanan eğitimciye karşı çocukta oluşmuş olumsuz davranışların sebebi de, yanlış adreslerde aranmamalıdır. Yani; ilk öğretmenlerde ( ailelerde ) görülen bazı başarısızlıkların faturası, bu bayrak yarışında gözü bitiş çizgisinde olan eğitimcilere kesilmemelidir!

Öğretmenlerimiz…

Onlar şu an belki yurdumun en ücra köşesinde bir köy okulunda, belki de en kalabalık şehirlerden birinde ama Zoom uygulamasının başında. Aslında hepsi bir yerlerde, harika işlerin peşinde. Görme engelli öğrencisinin okuma yazma öğrenebilmesi amacıyla Braille Alfabesi öğrenen, uzaktan eğitime katılamayan öğrencilerin evlerine giderek, onlara ders veren, rahatsızlığı dolayısıyla okula gelemeyen öğrencinin eğitimine devam edebilmesi için hususi aracını tahsis eden, kendi bütçesi elverdiğince okul tadilatına katkı sağlayan, öğrencilerine kırtasiye yardımında bulunan derken, örnekler epey bir fazla aslında.Yani görmek isteyen için bakana, onlarda; sevgi, saygı ve minnet duygusunu hak edecek çok şey var!

“Eee, aralarında hiç mi kendine ve mesleğine yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse yok? “ diye sorulacak olursa; belki bazen cevaplayanın başı öne eğilebilir ancak, tüm meslek mensuplarına bu düşünce ile yaklaşmak, mesleğin hakkını verenleri hayal kırıklığına uğratıp, bu uğurda şehit olanların da kemiklerini sızlatmaz mı sizce? 

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün: “ Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir. Ona basit bir kütle denir, öğretmen denmez.” sözü de, verilmesi gereken önemi destekler nitelikte.

Cehaletin düşmanları elindeki meşale ile geçtiği her yeri aydınlatıyorken; onlara gösterilmesi gereken saygı ve anlayışın, bazen karanlık yollara saptığı görülebiliyor. İşte onlar,  o karanlıkta tökezleyenleri bilekaldırmaya hazırken, bir güne sıkıştırılmış değer ve sevgi gösterileri istemiyorlar! Hele çiçekçileri telaşlandırmanızı, hiç istemiyorlar…

Biraz anlayış, bolca saygı ve değer görmek istiyorlar o kadar!

 


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Ordu Yeni Haber Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları