HABER ARAMA
Ordu Nöbetçi Eczaneleri
Kral Dekorasyon
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
Saray Relam
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
SON DAKİKA HABERLER
Ukrayna Nakliyat Belarus Nakliye Moldova Nakliyat Gürcistan Nakliyat

Derya DERVİŞOĞLU KÖKEÇ

Derya DERVİŞOĞLU KÖKEÇ

PRATİK NESİL

22 Eylül 2021 Çarşamba Saat: 09:16

Ne kadar da hazır ve pratik, hormonlu bir nesil olduk değil mi?

Üzerinde düşünülmeden tüketilen hazır yiyeceklerin çekici görüntüleri, beslenme alışkanlıklarımızdaki değişikliği de beraberinde getirdi. Ve biz, raf ömrünün uzaması için ambalajlanan her ürünün içindeki katkı maddelerinin, ömrümüze uyguladığı indirim tutarını önemsemiyoruz bile artık.

Oysaki eskiden annelerimiz ve büyüklerimiz kolaya kaçmak nedir bilmezlerdi…

Toprağın bereketli ellerinden sıkıca tuttukları elleri ile hem doğal ve temiz hem de aile ekonomisine önemli katkı sağlayan yiyecekler ile bizleri büyütürlerdi. Şimdi onlardan ne kadar az kaldı ve ne kadar az onlara benzedik değil mi?

Hatırlıyorum da, eskiden evimizde kocaman bir küp vardı ve annem kendi yetiştirdiği fasulyeden harika turşular yapardı. Ekmekçi nedir bilmezdik! Mayaladığımız hamuru kuzinede pişirir, o sıcak haliyle elimizde pasta gibi yerdik. Tavuklarımız, şimdilerde siparişle satın alınan köy yumurtasını bize hazırlar, evin çevresini sürüngenlerden korumak konusunda da görevini layığıyla yapardı. Bahçedeki taze otlarla ve evdeki yiyecek kabukları ile beslenen ineğimizin verdiği süt, önce yoğurt sonra ayran, peynir ve tereyağı olurdu. Salçayı da annem yine kendi yapardı ve o salçadan yemeğe çok az kattığımızda bile çok güzel renk ve tat verirdi. Yufkamız köylü kadınlarla imece usulü açılır; patatesli, peynirli ve soğanlı börek, yemeğimizin olmadığı zamanlarda kurtarıcımızdı. Hatta o kadınlar başka bir gün yine toplaşır, makarna yapıp, keserlerdi. Her zaman bir kenarda hazır bulunan kavanozlar, mevsimine göre taze meyve ve sebzelerle konserve yapılırdı. Bahçemizdeki domates ve biberlerden harika menemenler olurdu. Güneşte kuruttuğumuz tarhanamız da koruyucu madde nedir bilmeyen, dumanı üstünde şifalı çorbamızdı. Mısır ve fasulyeleri fırına atmak, fırını olan en yakın komşuya gitmeyi, beklerken sohbet etmeyi ve paylaşmayı gerektirirdi. Çeşit çeşit yapılan reçel ve pekmez şimdiki serpme kahvaltılardaki gibi bir çeşit değil, köy ekmeği ile beraber başlı başına bir ana öğün besiniydi. Şimdi sanki bunların hepsi gitti, yerine her şeyin hazırı geldi…

Kimyasallarla zenginleştirilen sofralarımız, hazır çorbalar, hazır makarnalar, dondurulmuş gıdalar ve konserve yiyeceklerle doldu! Marketlerin kasalarındaki hazır yiyecek kuyruklarında, kendimizle ve bağışıklık sistemimizle ne kadar iftihar etsek az…

 


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Ordu Yeni Haber Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları