Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Doğu ve Orta Karadeniz Bölgesi Belediye Başkanları Toplantısı, Altınordu Belediyesi’nin ev sahipliğinde Ordu’da gerçekleştirildi.
Bölgesel iş birliğini güçlendirmek ve yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlara ortak çözümler üretmek amacıyla düzenlenen toplantıya CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, PM Üyeleri Ali Hikmet Erbilgin ve Ecevit Keleş, Ordu Milletvekili Seyit Torun, Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe’nin yanı sıra Amasya, Artvin, Giresun, Rize, Samsun, Tokat ve Trabzon’dan toplam 31 belediye başkanı, il ve ilçe başkanları ve belediye meclis üyeleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda, Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe, geride kalan 2 yıllık görev süresi içerisinde kentte hayata geçirilen ve yapımı devam eden yatırımlara yönelik kapsamlı bir sunum yaptı.
“HİÇBİR GÜÇ CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ DURDURAMAZ”
Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik yapılan baskılara CHP lideri Özgür Özel’in demokrasiye sahip çıkma iradesinin kendilerine güç verdiğini ifade eden Başkan Tepe, “Bu süreçte Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ortaya koyduğu kararlı mücadele, demokrasiye ve millet iradesine sahip çıkma gayreti bizlere de güç veriyor. Halkımızın bizden beklentisi çok net. Birlik, beraberlik ve güçlü bir yönetim anlayışı. Eğer biz sahada bu birlikteliği korur, aynı hedefe daha büyük azim ve kararlıkla koşarsak inanın hiçbir güç Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü durduramaz. Hiçbir baskı, hiçbir engel vatandaş için çalışan belediyelerin halkla kurduğu bağı koparamaz. Biz mücadelemizi korkuyla değil, umutla büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“VERDİĞİMİZ SÖZLERİN YÜZDE 60’INI GERÇEKLEŞTİRDİK”
Başkan Tepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün burada Orta ve Doğu Karadeniz’de halkçı ve sosyal belediyecilik anlayışını büyüten belediye başkanları olarak bir aradayız. Halkçı belediyeciliğin, sosyal dayanışmanın, kamucu anlayışın ve yerelden yükselen umudun ortak aklını nasıl birlikte büyütebileceğimizi konuşacağız. 1 Nisan 2024 tarihinde göreve geldiğimiz günden bu yana Altınordu’da bugünü değil, yarını da düşünen, yaşam odaklı ve sosyal halkçı belediyecilik anlayışını merkeze alan bir vizyonla çalışıyoruz. İki yılı geride bırakırken, seçim dönemimizde halkımıza verdiğimiz sözlerin yüzde 60’ını gerçekleştirmiş olmanın da ayrıca gururunu yaşıyoruz. Bugün Türkiye’de CHP’li belediyeler yalnızca hizmet üreten kurumlar değildir. Aynı zamanda vatandaşın nefes aldığı, adalet duygusunu hissettiği, eşitliği gördüğü kamusal alanlardır. Bu nedenle üzerimizde büyük bir sorumluluk var. Özellikle Karadeniz’de bu coğrafyada artık başka bir hikâye yazılıyor. Dayanışmanın hikayesi. Halkçı belediyeciliğin hikayesi ve en önemlisi umut hikayesi. Bugün burada bulunan her belediye başkanımız kendi kentinde bu umudu büyütüyor. Ben inanıyorum ki, Karadeniz’de kurduğumuz bu ortak akıl, gelecekte bölgesel kalkınmanın, sosyal adaletin ve demokratik yerel yönetim anlayışının çok güçlü bir örneği olacak.”
MİLLETVEKİLİ TORUN: AKLA HAYALE GELMEYECEK TUTUKLAMALARLA KARŞI KARŞIYAYIZ
Milletvekili Seyit Torun, Başkan Ulaş Tepe’nin Ordu’da Cumhuriyet Halk Partili belediye olmanın sorumluluğunu yerine getirdiğini söyleyerek, hayata geçirilen yatırımlarla Ordu’nun sokaklarında çok rahat dolaştıklarını, hizmetlerin memnuniyetini de vatandaşlardan aldıklarını ifade etti. Başkan Tepe’ye teşekkür eden Milletvekili Torun, “İçerisinde bulunduğumuz durum normal bir durum değil. 2024 yılında birinci parti olduktan sonra, iktidar kaybetmemenin verdiği refleksle yargıyı bir sopa olarak kullanarak belediyelerimizin üzerine geldi. Bugün akla hayale gelmeyecek tutuklamalarla karşı karşıyayız. İşiniz zor. Kaynak yok. Kamu size hiçbir imkân tanımıyor. En büyük sorun açıkçası kendi bürokratınızı bile çalıştırmakta zorlanıyorsunuz. Bizim tarihe karşı borcumuz var. Bizim Mustafa Kemal Atatürk’e karşı sorumluluğumuz var” şeklinde konuştu.
GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ZEYBEK: CHP BELEDİYECİLİĞİ 30 MART 2024’TE BAŞLAMADI
Son olarak katılımcılara hitap eden Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, toplantının belediye başkanlarının birbiriyle deneyimlerini paylaşmaları ve satın alma, mevzuat, gelir artırıcı uygulamalar üzerinde eğitim verilmesi amacıyla düzenlendiğini söyledi. Türkiye’nin her yerinde sahada olduklarını belirten Zeybek, “CHP belediyeciliği aslında sadece bugün burada belediye başkanlarımızla başlamış bir anlayış değil. CHP belediyeciliği çok uzun zamandır milletimiz tarafından bilinen, halktan kabul görmüş ve her yerel seçimde ciddi bir şekilde de karşılık görmüş olan bir anlayışımızdır. CHP belediyeciliği 30 Mart 2024’te başlamadı. Biz bu yerel seçimlere giderken genel merkez olarak belirlediğimiz sloganımız neydi; işimiz gücümüz Ordu. İşimiz gücümüz Altınordu, Giresun, Samsun. Yani biz aslında Türkiye’nin bütün coğrafyalarında seçime girdiğimiz her seçim çevresinde bizden önce yapılmış olan CHP’nin halkçı belediyeciliğini seçmene gittik ve oy istedik. Biz zaten başarı hikayelerinin üzerine yeni hikayeleri, değişim kurultayı ile birlikte topluma yakın, çalışkan, zorluklar karşısında esnemeyen, eğilmeyen, bükülmeyen, dirençli liderimiz Özgür Özel yarattığı ruh ve anlayışla Türkiye’nin 47 yıl sonra birinci partisi olduk” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’DE BİRİNCİ PARTİ OLMA İDDİAMIZI KARADENİZ’DE ORTAYA KOYDUK”
Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin Cumhuriyet Halk Partili belediyecilikle ağırlıklı olarak bu dönem tanıştığına dikkat çeken Zeybek, “1889-1994 döneminde, 1994-1999 arasında çok sayıda belediyede sosyal demokrat halkçı parti ya da Cumhuriyet Halk Partisi vardı. Ama şimdi biz Türkiye’nin birinci partisi olma iddiamızı Karadeniz’de de ortaya koyduk. Bartın’da, Kastamonu’da, Sinop’ta, Giresun’da, Artvin’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyeciliği vardır bugün. Karadeniz’in en büyük 3 ili dediğimiz Samsun, Ordu, Trabzon’un merkez ilçelerini Cumhuriyet Halk Partili belediyeler yönetmektedir. Çok sayıda sanayiyle, endüstriyel yapılanmayla buluşan yerleşim yerlerinde de CHP belediyeciliği güçlü bir şekilde varlığını sürdürmektedir” açıklamasında bulundu.
KARADENİZ BÖLGESİ’NİN MİLLETVEKİLİ SAYISI AZALIYOR
“Karadeniz, hızlı bir biçimiyle göçle küçülmektedir” diyen Gökan Zeybek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Büyükşehirlerin merkez ilçeleri, şehirlerin merkezlerinde bulunan merkezler hariç, Artvin’den Kastamonu’ya kadar köyler boşalmakta, kasabalar, beldeler kapanmakta. Beldeler ilçelere, ilçeler merkeze, merkezler de batıya ya da güneye göç etmektedir. Geçmişte parlamentonun 400 milletvekiliyle oluştuğu dönemde Karadeniz Bölgesine düşen milletvekili sayısı 600 milletvekiline çıktığımızda azalmıştır. Türkiye’de milletvekili sayısı yüzde 50 artıyor, Karadeniz Bölgesi’nin milletvekili sayısı ise azalıyor. En Giresun 5 milletvekilliğinden 4’e düştü. Trabzon 8’den 6’ya, Artvin 3’ten 2’ye, Ordu 8’den 6’ya düştü. Bütün şehirlerimiz küçülüyor. Bu küçülmenin sorumlu nedir? İktidarın genel olarak yanlış uyguladığı politika ve bu politikalar sonucunda da köylerin boşalması, tarımsal üretimden çiftçinin, üreticinin, balıkçının, besicinin geçinilemez noktaya gelmesidir.”
Zeybek’in konuşmasından satır başları şöyle:
“4 AY İÇERİSİNDE FAİZE GİDEN RAKAM 1 TRİLYON 150 MİLYAR LİRADIR”
İnsanlarımız şehirlerde yaşıyor ama bir elleri köyde, bir ellerim tarımda, bir elleri çayda, bir elleri fındıkta. Gübrenin, işçinin, mazotun fiyatı artıyor, her türlü giderler enflasyon fiyatlarında artıyor, taban fiyatlar TÜİK’in bastırılmış enflasyon rakamlarıyla açıklanıyor. Peki bu iktidar çiftçiye vermiyor, üreticiye vermiyor, emekliye vermiyor, köylüye vermiyor, belediyelerin kaynaklarını kesiyor, nereye veriyor topladığı bu vergileri? 2026 yılının ilk 4 ayında toplam vergi gelirlerini yüzde 60 oranında artırarak toplayan iktidar, bu parayı nereye harcıyor diye baktığımızda, bütçe harcamaları içerisinde en büyük gider faiz. 2025 yılında 1 trilyon 700 milyar faize kaynak ayıran iktidar, 2025 yılı içerisinde bütün çiftçilerimiz için 300 milyar bir kaynağı bile ayırmamıştır. S2026 yılının ilk 4 ayı içerisinde iktidarın faize ödediği rakam 1 trilyon 150 milyar liradır. Yıllık enflasyonu yüzde 16 hedefiyle emekliye, işçiye, köylüye, çiftçiye fiyat dayatması yapan iktidarın ilk 4 aylık dönem içerisindeki bastırılmış TÜİK rakamlarıyla bile enflasyon yüzde 15’lere yaklaşmış durumdadır. Buradan çoğunlukla emeklilerin memleketine döndüğü Karadeniz’de bütün şehirlerin beklentisini bir kez daha ifade etmek istiyorum; bu emekli aylıklarıyla 12 ay idare etmek mümkün değildir. Bu asgari ücretle 12 ay hayatta kalmak mümkün değildir. Bu taban fiyatla çiftçilik yapmak, üreticilik yapmak mümkün değildir. O nedenle her birimiz sesimizi yükselteceğiz.”