26 Mart 2026 Perşembe
SON DAKİKA

TORUN: ORDU’NUN ÜSTÜ, ALTINDAN DAHA DEĞERLİ

Yayınlama: 26.03.2026 14:33 Güncellendi: 26.03.2026 15:39 8 okuma
TORUN: ORDU’NUN ÜSTÜ, ALTINDAN DAHA DEĞERLİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ordu Milletvekili Seyit Torun, Ordu’da planlanan maden sahalarına sert tepki gösterdi. Özellikle Kabadüz ilçesine bağlı Musakırık Mahallesi üzerinden yapılan değerlendirmelerde Torun, konunun sadece bir bölgeyi değil tüm Ordu’yu ilgilendirdiğini vurguladı.

 “TEHDİT SADECE BİR MAHALLEYLE SINIRLI DEĞİL”

Torun, yaptığı açıklamada Musakırık Mahallesi’nde planlanan çalışmaların aslında Ordu’nun tamamını hedef aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Değerli hemşehrilerim, Kabadüz Musakırık mahallemizde planladıkları aslında tüm Ordumuzu hedef almaktadır!”

“ORDU’NUN BÜYÜK BÖLÜMÜ MADEN SAHASI İLAN EDİLDİ”

Ordu’nun önemli bir kısmının maden sahası olarak belirlendiğini dile getiren Torun, bu sürecin halkın iradesi dışında yürütüldüğünü savunarak,  “Ordumuzun dörtte üçü maden sahası ilan edilmiş durumda. Haritalar parsel parsel çizilmiş, doğamız kuşatma altına alınmış” dedi.

DOĞA VE TARIMA VURGU

Açıklamasında çevresel risklere dikkat çeken Torun, özellikle fındık üretimi ve su kaynaklarının tehlike altında olduğunu ifade etti. Milletvekili Torun, “Fındık bahçelerimizin üzerine siyanür havuzları kurmanıza, derelerimizi kurutmanıza, ormanlarımızı tıraşlamanıza geçit vermeyeceğiz!” ifadelerine yer verdi.

 “GERÇEK MADENİMİZ DOĞAMIZDIR”

Ordu’nun en büyük değerinin doğal zenginlikleri olduğunu belirterek şu sözlerle mesajını verdi:  “Ordumuzun üstü, altındaki madenden bin kat daha değerlidir. Bizim madenimiz fındığımızdır, suyumuzdur, temiz havamızdır!”

 “HER KARİŞ TOPRAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

Açıklamasının sonunda birlik ve dayanışma çağrısı yapan Torun, Ordu’nun dört bir yanında mücadele edeceklerini vurgulayarak, “Kabadüz’den Korgan’a, Fatsa’dan Mesudiye’ye kadar her karış toprağımız için halkımızla omuz omuza direneceğiz!” açıklamasında bulundu.

GÖZLER SÜREÇTE

Ordu’da maden sahalarına yönelik tartışmalar sürerken, kamuoyunun ve ilgili kurumların nasıl bir adım atacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Bölgede çevre ve üretim dengesi üzerine yapılacak değerlendirmelerin önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaşması bekleniyor.