20 Mayıs 2026 Çarşamba
SON DAKİKA

 “ÜCRET POLİTİKASI TAHMİNLERE DEĞİL, GERÇEKLERE DAYANMALIDIR!”

Yayınlama: 20.05.2026 11:59 Güncellendi: 20.05.2026 12:45 7 okuma
 “ÜCRET POLİTİKASI TAHMİNLERE DEĞİL, GERÇEKLERE DAYANMALIDIR!”

Türk Büro-Sen Ordu İl Başkanı Yılmaz Öztürk, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini %26’ya yükseltmesinin ardından sert bir açıklama yaptı. Öztürk, ekonomik beklentilerin bozulduğunu vurgulayarak, memur ve emekli maaş artışlarının daha yılın başında yetersiz kaldığını ve sabit gelirlinin enflasyon yükü altında ezildiğini belirtti.

Kamu görevlileri ve emeklilere 2026 yılı için ilk altı ayda %11, ikinci altı ayda ise %7 oranında (toplamda %18) maaş artışı öngörüldüğünü hatırlatan Yılmaz Öztürk, bu oranların hayatın gerçekleriyle uyuşmadığını ifade etti.

"Maaşlar Daha Altı Ay Dolmadan Eridi"
Başkan Öztürk, açıklanan resmi veriler üzerinden memur ve emeklinin alım gücü kaybını şu sözlerle ortaya koydu:

"2026 yılının yalnızca ilk dört ayında TÜFE %14,64’e ulaşmıştır. Buna karşılık kamu görevlileri ve emekliler için yılın ilk yarısında öngörülen %11’lik maaş artışı, daha altı ay dolmadan enflasyon karşısında tamamen erimiştir. Başka bir ifadeyle memur ve emeklilerimiz, yılın ilk dört ayında yaklaşık 3,64 puanlık net bir alım gücü kaybıyla karşı karşıya kalmıştır."

"Tahminler Revize Ediliyor Ama Maaşlar Sabit Kalıyor"
Merkez Bankası’nın enflasyon hedefini %16'dan %26'ya çıkarmasını eleştiren Öztürk, milyonlarca çalışanın ekonomik geleceğinin tahminler üzerine inşa edilemeyeceğini söyledi:

"Tahminler sürekli değişmekte, revize edilmekte ve yükseltilmektedir; ancak aynı dönemde maaş artışları revize edilmemekte, çalışanların gelir kayıpları telafi edilmemektedir. Merkez Bankası’nın kendi beklentisi gerçekleşse bile memur ve emeklinin maaşı yıl içerisinde kuşa dönecektir. Enflasyon riskinin tamamının ücretlilerin omuzlarına yüklenmesi adil değildir."

Ekonomik ve Sosyal Riskler Kapıda
Ücretlerin geride kalmasının sadece çalışanları değil, tüm ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini belirten Türk Büro-Sen Ordu İl Başkanı Yılmaz Öztürk, bu durumun iç talebin daralmasına, tüketim eğilimlerinin zayıflamasına ve ekonomik büyümenin baskılanmasına yol açarak bütçe dengesi üzerinde yeni riskler doğuracağı uyarısında bulundu.

Türk Büro-Sen’den 5 Acil Talep!
Yılmaz Öztürk, Türk Büro-Sen adına memur ve emeklilerin nefes almasını sağlayacak acil önlemleri şu şekilde sıraladı:

Yeniden Değerlendirme: 2026 yılı için öngörülen maaş artış oranları derhal masaya yatırılmalı ve yeniden belirlenmelidir.

Telafi Zammı: Memur ve emeklilerin alım gücündeki kaybı giderecek bir ek zam derhal gündeme alınmalıdır.

Refah Payı: Sadece geçmiş kayıpları karşılayan değil, çalışanı ve emekliyi ekonomik büyümeden pay sahibi yapacak refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir.

Dinamik Sistem: Yüksek enflasyon dönemlerinde ücretlerin aylarca erimesine yol açan mevcut sistem değiştirilmeli; maaşlar, gerçekleşen enflasyona karşı koruyucu hale getirilmelidir.

Gerçekçi Ücret Politikası: Tahmine dayalı ücret artışı anlayışından vazgeçilerek, çalışanların alım gücünü koruyacak daha adil ve dinamik bir ücret güncelleme sistemi oluşturulmalıdır.

"Yanlış Hesapların Yükünü Memur Taşımak Zorunda Değil"
Açıklamasını kararlı bir çağrıyla sonlandıran Öztürk, "Enflasyon hedeflerindeki her yukarı yönlü revizyon, sabit gelirlinin cebinden eksilen yeni bir pay anlamına gelmektedir. Kamu görevlileri ve emekliler; ekonomik belirsizliğin, hedef sapmalarının ve yanlış hesapların yükünü taşımak zorunda değildir. Talebimizi yineliyoruz: Memur ve emeklilere vakit kaybetmeden telafi zammı verilmeli, refah payı uygulanmalı ve ücret politikaları tahminlere değil, hayatın gerçeklerine göre belirlenmelidir" dedi.