CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, 11 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik değişikliğine sert tepki gösterdi. Torun, yapılan düzenlemenin “işleri hızlandırma” gerekçesiyle sunulmasına karşın belediyelerin yetkilerini tırpanladığını ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın vesayetini artırdığını söyledi.
Yönetmelik değişikliğiyle Bakanlığa resen ruhsat düzenleme yetkisi verildiğini hatırlatan Torun, iki ay içinde ruhsat vermeyen belediyelerin devre dışı bırakıldığını, belediyelerin 15 gün içinde görüş bildirmemesi hâlinde bunun “otomatik onay” sayıldığını vurguladı. Torun, “Bu düzenleme Bakanlığa resen ruhsat yetkisi veren,yerel iradeyi baypas eden bir düzenlemedir” dedi.
İktidarın 2019 ve 2024 yerel seçimlerinin sonuçlarını hâlâ hazmedemediğini belirten Torun, seçilmiş belediye başkanlarının yargı baskısıyla ve idari düzenlemelerle etkisizleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Torun’a göre söz konusu yönetmelik değişikliği, belediyelerin işini kolaylaştırmak için değil, belediyeleri devre dışı bırakmak amacıyla hazırlandı.
Torun, ruhsat verme yetkisi Bakanlığa devredilirken, denetim yükü ve sahadaki sorumluluğun yine belediyelerin omzuna bırakılmasına da dikkat çekerek, “Yetki Ankara’da, risk ve sorun yerelde bırakılıyor. Bu ne idari ciddiyetle ne de demokrasi anlayışıyla bağdaşır” ifadelerini kullandı.
Seçilmiş belediyelerin etkisizleştirilip atanmış il müdürlüklerinin yetkili kılınmasının açık bir vesayet rejimi olduğunu söyleyen Torun, “Yerel yönetimler lütufla değil, vatandaşın iradesiyle vardır. Yetkilerini Saray’dan değil, milletten alır” dedi. Bu hukuksuz ve antidemokratik düzenlemelerden vazgeçilene kadar karşılarında duracaklarını belirtti.
“Eğer gerçekten amaç hız ve hizmetse, belediyelerin personelini, dijital altyapısını, kaynaklarını ve denetim kapasitesini güçlendirin” diyen Torun, yetkilerin merkeze toplanmasının asıl amacının vatandaşın oyuyla seçilmiş belediyelerin üzerinde baskı ve kontrol kurmak olduğunu savundu.
Seyit Torun, yatırım ortamının keyfî vesayet mekanizmalarıyla değil; şeffaflık, standart, liyakat ve güçlü denetimle iyileştirilebileceğini belirterek, yapılan düzenlemenin demokrasiye ve yerel yönetim ilkesine açıkça aykırı olduğunu sözlerine ekledi.