4 Aralık 2025 Perşembe
SON DAKİKA

DİYABETLİ SAYISINDA KORKUTAN ARTIŞ

Yayınlama: 14.11.2025 14:29 Güncellendi: 04.12.2025 16:20 256 okuma
DİYABETLİ SAYISINDA KORKUTAN ARTIŞ

 

Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) Diabetes Atlas 11. Baskısı verilerine göre: 2024 yılında dünya genelinde 20–79 yaş arası yaklaşık 588,7 milyon kişi diyabetle yaşıyor.

Bu sayının 2050 yılına kadar 852,5 milyona yükseleceği tahmin ediliyor.

Avrupa’da ise 2024’te 65,6 milyon olan diyabetli sayısının 2050’de 72,4 milyona ulaşması öngörülüyor.

Ayrıca 2024 yılı verilerine göre dünya genelinde: 635 milyon kişinin bozulmuş glukoz toleransına, 488 milyon kişinin bozulmuş açlık glukozuna sahip olduğu hesaplanıyor.

2024 yılında 3,4 milyondan fazla kişi diyabetle ilişkili nedenlerden hayatını kaybetti.

YANLIŞ BESLENME VE YAŞAM TARZI TEMEL NEDEN

Uzmanlar, hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabetin temelinde modern çağın hatalı beslenme alışkanlıklarının büyük rol oynadığını belirterek şunları söyledi: “Gazlı içecekler, pizza, makarna, börek, çörek gibi hızla kan şekeri yükselten glisemik yükü yüksek gıdalar; ketçap, salata sosları gibi birçok üründe gizlenen şeker ve özellikle nişasta bazlı şeker (NBŞ) ciddi metabolik hasara yol açıyor. İşlenmiş yiyeceklerdeki toksik maddeler de insülin metabolizmasını bozarak Tip 2 diyabeti çocuklarda bile görülür hale getiriyor.”

İLAÇ DEĞİL, BESLENME ODAKLI TEDAVİ VURGUSU

Diyabet tedavisindeki klasik yaklaşımın sorgulandığını belirten uzmanlar, The Lancet’te yayımlanan kapsamlı bir derleme çalışmasına dikkat çekti:

“Bilim dünyası, Tip 2 diyabet tedavisinde kan şekerini ilaçlarla baskılamak yerine hastanın beslenmesine, kilo kontrolüne ve yaşam tarzı değişikliklerine odaklanılması gerektiği konusunda hemfikir olmaya başladı.”

Uzmanlara göre ilaç tedavisi yalnızca semptomları yönetiyor, ancak hastalığın altında yatan insülin direncini ortadan kaldırmıyor.

ANTİ-DİYABET YAŞAM TARZININ TEMELİ

Uzmanlar, diyabeti önlemede ve kontrol altına almada yaşam tarzının belirleyici olduğuna vurgu yaparak şu önerilerde bulundu: İşlenmiş gıdalardan uzak durun: Raf ömrü uzun, katkı maddesi yüklü yiyecekleri tüketmeyin.

Doğal ve mevsimsel beslenin: Ev yoğurdu mayalayın, turşu kurun, doğal ürünlere yönelin.

Sağlıklı yağları kısıtlamayın: Sızma zeytinyağı ve tereyağı sofradan eksik edilmemeli.

Yağlı et tüketin ve sakatata yer verin.

Omega-3 tüketimini artırın: Enflamasyonu ve diyabet riskini düşürür.

D VİTAMİNİ, PROBİYOTİKLER VE BİTKİSEL DESTEKLER ÖNEMLİ

Araştırmaların D vitamini eksikliğinin insülin direncini artırdığını gösterdiğini belirten uzmanlar, şu bilgileri paylaştı:

D vitamini takviyesi alan Tip 2 diyabet hastalarında insüline duyarlılığın %60 arttığı gözlemlendi.

Bağırsakta çözünen probiyotikler, bağırsak florasını güçlendirerek insülin metabolizmasına olumlu etki sağlıyor.

Zeytin yaprağı ve çörekotu ekstresinin kan şekerini dengeleyici etkileri bilimsel araştırmalarla destekleniyor.

Ancak uzmanların ortak uyarısı net: “Bu takviyeler, yalnızca beslenme düzeni doğru olduğunda etkili olabilir. Temel tedavi modeli her zaman beslenme ve yaşam tarzı olmalıdır.”

5 MADDEDE ANTİ-DİYABET BESLENME MODELİ

Şeker ve tüm işlenmiş gıdalardan uzak durun. Meyveler dahil. Diyabet kontrol altına alındıktan sonra düşük şekerli meyveler tüketilebilir.

Buğday ve tahıllardan uzak durun. Ekmek, makarna, bulgur, erişte, şehriye hatta ev tarhanası bile dahil.

Et, yumurta, sakatat serbest. Mümkünse doğal ve gezen hayvan ürünlerini tüketin.

Sağlıklı yağları artırın. Zeytinyağı ve tereyağı tercih edin; margarin ve bitkisel sıvı yağlardan kaçının.

Probiyotik zengini gıdalar tüketin. Ev yoğurdu, kefir, turşu, sirke… Ancak kan şekeri dengelenene kadar süt ürünlerini sınırlayın.

Uzmanlar son olarak, diyabetin önlenebilir bir hastalık olduğunu, doğru yaşam tarzının hem diyabet gelişimini durdurabileceğini hem de mevcut diyabeti geriletebileceğini vurguladı.