Türkiye Kamu-Sen, ek zam ve refah payı taleplerini güçlü bir şekilde bir kez daha dile getirmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Genel Başkan Önder Kahveci başta olmak üzere, Türkiye Kamu Sen’e bağlı sendikaların genel başkanları, şube başkanları, teşkilat yöneticileri ve kamu görevlilerinin yoğun katılım sağladığı basın açıklamasında kamu çalışanlarının ve emeklilerin beklentileri ve taleplerini bir kez daha yüksek sesle dile getirildi.
Sloganlar ve dövizlerle ek zam ve refah payı istenilen basın açıklamasında konuşan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanımız Önder Kahveci, “Bugün burada, adalet istiyoruz! refah istiyoruz! ek zam istiyoruz! demek için toplandık! Bugün burada bütçeden kamu çalışanlarının hak ettiği payı almak için toplandık” dedi.
Genel Başkan Kahveci; “Bugün burada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde; alın terimizin, emeğimizin, hakkımızın sesi olmak için toplandık! 2026 yılı bütçesi cuma günü Meclis’te görüşülmeye başlanacak ama o bütçede memur yok, emekli yok, alın teri yok! Var olan; rakamların, hedeflerin ve hayallerin ardına gizlenmiş bir adaletsizliktir. Açıklanan son rakamlardan görüyoruz ki enflasyon yeniden tırmanışa geçti, mutfakta yangın büyüyor!
Ne var ki, 2026’da memur ve emekliler için öngörülen %11 + %7 maaş artışı, bu yangını söndürmeye değil, körüklemeye yarıyor! Bu rakamlar, memura değil; enflasyona, vergiye, hayat pahalılığına çalışıyor! Temmuz ayında yapılan zam, daha ilk ayda buharlaştı! Bugün itibarıyla kamu çalışanı 2,5 puan alacaklı, ama alacağı, veresiye defterinde kayıtlı.
Yılsonuna kadar bu fark büyüyecek; maaşlar eriyecek, umutlar tükenecek! Bir tarafta vergi, harç, ceza artışlarıyla kendi alacaklarını güncelleyen kamu diğer tarafta aynı ekonomik gerçekleri görmezden gelen maaş politikaları var.
Biz diyoruz ki: Kamu kendi alacağını koruduğu kadar, memurunun hakkını da korumalıdır! Orta Vadeli Program’da 2026 yılı için enflasyon %16, büyüme %3,8 olarak öngörülüyor. Yani kümülatif olarak bakıldığında pastada cari olarak %21’lik bir gelişmeden söz ediyoruz.
KAMU ÇALIŞANLARINA EK ZAM VERİLSİN, MAAŞLARA REFAH PAYI EKLENSİN!
Ama bize reva görülen %11 + %7 artış! Bu adalet midir? Bu hakkaniyet midir? Bu, kamu çalışanlarının alım gücünün düşeceğinin resmî ilanıdır!
Biz diyoruz ki: Bu bütçede memura refah payı yoksa, adalet yoktur! Bu bütçede ek zam yoksa, hakkaniyet yoktur! Kamu çalışanlarına ek zam verilsin, Maaşlara refah payı eklensin, Kaybolan alım gücü mutlaka telafi edilsin! Statü adaletsizliğine son verilsin. Kamuda ücret adaleti kalmamıştır.
Aynı işi yapan insanlar, statü farkı bahanesiyle farklı maaşlar alıyor. Toplu sözleşme döneminde işçilere yüksek, memurlara düşük zam öngören anlayış, memuru “üvey evlat” konumuna düşürmüştür. Biz kimsenin kazancına göz dikmiyoruz.
Biz sadece adalet istiyoruz! Biz sadece eşitlik istiyoruz! Biz sadece insanca yaşamak istiyoruz!” diye konuştu.