27 Temmuz 2026 Pazartesi
SON DAKİKA

TÜRK FINDIK ÜRÜNÜNDE SAKLANAN GERÇEKLER!

Ekonomist, Ulusal Fındık Konseyi Eski Başkanvekili, Ordu Ziraat Odası Eski Başkanı Onur Şahin, Türk fındık ürününde saklanan gerçekleri ortaya koydu.
Yayınlama: 30.10.2025 11:19 Güncellendi: 25.07.2026 09:13 405 okuma
TÜRK FINDIK ÜRÜNÜNDE SAKLANAN GERÇEKLER!

Ekonomist, Ulusal Fındık Konseyi Eski Başkanvekili, Ordu Ziraat Odası Eski Başkanı Onur Şahin, Türk fındık ürününde saklanan gerçekleri ortaya koydu.

Fındık üreticisinin moral ve direncinin kırılmaya çalışıldığına dikkat çeken Onur Şahin, yaptığı açıklamada dikkate alınması gereken önemli tespitler paylaştı.

Şahin; “Don afeti sebebiyle fındık rekoltesinin  %40 ‘a varan bir azalma gösterdiği 2025 ürün sezonunda iktisat biliminin tartışmasız kuralı olan arzı yetersiz olan malın satış fiyatının artması durumu fındık ürününde yaşanmaya başladığı an itibariyle alıcı tekellerinin manipülasyonları sahaya sürüldüğünü, Truva atı görevi gören bazı sosyal medya haber kanalları vasıtasıyla devreye sokulduğunu görüyoruz.

Sezon başlayalı 2 ay olmasına rağmen sanki sezon bitmiş gibi fındık manavları zarar etti yaygarasından, Sırbistan’da 2 milyon fındık fidanı dağıtıldı manşetlerine kadar fındık fiyatlarını baskılamak ve elinde fındığını tutan üreticilerin moral ve direncini kırmak için var güçleriyle resmen taarruzdalar.

Ama nafile… Bu sefer üretici çetin ceviz, Fındık fiyatların da yakın zamanda ralli yaşayacak…

Şimdi gelin ve son günlerde fındık üzerinde üretici aleyhine manipülasyon amaçlı propaganda söylemlerini ve fındık ürününde saklanan gerçekleri tek tek ele alalım” diyerek şu tespitleri ortaya koydu:

FERRORO SIRBİSTANDA 2 MİLYON FINDIK FİDANI DAĞITMASI 2025 HATTA 2032 YILI SEZONUNA KADAR FINDIK PİYASASINA TEK KURUŞ DAHİ ETKİ ETMEZ…

Haber eksik. Birden tüm basın yayın organlarında aynı haber. Ferroro Sırbistan’da 2 milyon fındık fidanı dağıttı. Araştırılınca anlaşıldı ki bu yeni bir haber değil ve 2 milyon fidan son 11 yılda dağıtılan toplam sayı, 2 milyonda doğru değil, 1,8 milyon… Ama asıl soru damdan düşer gibi bu bilgi nasıl olurda tam da fındık fiyatlarında yaşanan gerilemenin olduğu haftada tüm basın organlarına servis edilir ve ne hikmetse ordu haber siteleri de bunu manşete taşır.

Öncelikle şu bilgiyi bir kenara not alalım. Artık Türkiye ürettiği fındıklarda arz fazlası vermiyor. Son 10 yılın verilerine bakın 100 ton dahi Türkiye yağlıya fındık ayırmadı. Ürettiği fındıkların tamamı satıldı ve Pazar buldu, kokarcalı fındıklar dahil. Bu durumun ana sebebi Türkiye’nin dikim alanlarının ve yıllık rekoltesinin sabitlenmesi, verim ortalamasının yıllar itibari ile düşmesi, meteorolojik şartların fındık arzını olumsuz etkilemesi ve dünya fındık tüketim miktarının artması…

Ferroro’ nun dünyanın çeşitli bölgelerinde fındık dikim alanları yaratma amacı dünya fındık üretiminin firmalarının gelecek yıllara ait üretim planlamalarına yetmeyeceği nedeniyle kendi ihtiyacını garantiye almak yatmaktadır. Zira kendi beyanatlarında da amaçlarının “ Fındık Tedarik Zincirini Güçlendirmek “ olarak açıklıyorlar. Öncelik ucuz fındık almak değil, ihtiyacı olan fındık miktarını garantiye almak… Öncelik tedarik…

30 yıldır takılmış plak gibi aynı masallar anlatılmakta, ama son 10 yıldır Türkiye’nin ürettiği fındığın hepsi Pazar bulduğu gerçeğine bir açıklama getiremiyorlar. Daha doğrusu bilinen gerçeği,  Türkiye’nin ürettiği tüm fındığa ihtiyaçları olduğu gerçeğini söylemekten imtina ediyorlar.  Nerede 20 yıl evvel Gürcistan’da Ferroro’nun 3 dal sistemine göre tesis ettiği fındık bahçeleri…? Tutmadı, beklenen verim alınamadı…Bir ara ABD Oregon, Oregon haykırışlarına ne oldu..? Yıllardır Oregon’da fındık bahçelerinin hastalıklardan kırıldığını bu nedenle üretimin bir arpa boyu yol alamadığını… Bunları söylemezsiniz.

İtalya, İspanya… Her gecen yıl rekolte düşüyor, zaten 25 bin tonu bulan ispanya da ise fındık tarımı yok olmak üzere… Şimdi yeni olayınız Sırbistan, yetmedi Şili…

 2 milyon fındık fidanı dağıtmış Sırbistan’da Ferroro… Dağıttı kabul edelim... Kendi resmi internet sitesinde “ fındık ağacının olgunlaşması 6-8 yıl sürer” yazıyor ki, bu bilgi doğrudur. Bu durumda dağıttıkları varsayılan fındık fidanları tutar ve verime geçerse ne zaman ürün verecek… Sanki her dağıtılan, her dikilen fındık verime geçiyor. Tamam da bu bilginin içinde bulunduğumuz sezona etkisi nedir? Bırakın bu seneyi önümüzdeki en az 5 yıla dair fındık sezonuna etkisi sıfır… Koca bir sıfır… Güzel bir Türk atasözü vardır “ Lafla peynir gemisi yürümez..” Dikin, bir üretin de öyle görelim. Dağıtılanı değil, dağıtılıp da ürüne geçen fındık miktarından haber verin. Ama şu an itibariyle bu yönde bir bilgi servisi yok…

Birde Şili’miz oldu… Şili’de fındık bahçeleri… Yine Ferroro’nun kendi resmi internet sitesinde 1991 yılından itibaren Şili’de fındık üretimi ile ilgili çalışmalara başladığını belirtiyor. Yaklaşık 34 yıl.  34 yılda geldiğiniz nokta, İspanya ve İtalya’nın son 15 yılda üretim miktarlarında yaşanan kaybı bile karşılamıyor…

Kaldı ki Şili fındık üretimindeki strateji, yakın coğrafyasında bulunan Amerikan pazarına girmek ki bu da hedeflenen Şili üretimi gerçekleşse dahi mevcut geleneksel fındık pazarlarında Türkiye aleyhine bir durum yaratmayacaktır.

Türkiye dışında oluşturulmak istenen fındık sahalarının geçmişinin 40 yıla dayandığı dikkate alındığında, sonuç itibari ile başlangıçta amaçlanan üretim miktarlarına ulaşılamadığı da bir gerçektir. Bu gerçekliğin bir sonucudur ki Türkiye özellikle son 10 yıldır ürettiği tüm fındıkları satmakta ve yıllar itibariyle ihraç edilen fındık miktarı artmaktadır.

Özetle, Türkiye dışında oluşturulan ya da oluşturulmak istenen yeni fındık sahaları ana üretici durumunda olan Türkiye’nin fındık üretiminin sabit hale gelmesi nedeniyle artan dünya fındık talebi karşısında yaşanan arz sorununun çözümüne yönelik firmaların fındık tedarik zincirlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalardır.

Bu çalışmaları Türk fındığına bir tehdit olarak savunan cenah hala son 10 yıldır Türkiye’nin ürettiği tüm fındıkların Pazar bulmasına bir açıklama getirememektedir. Zira dünya genelinde oluşturulan yeni fındık sahalarının sadece artan dünya fındık talebini karşılamaya yönelik bir tedarik garantileme faaliyeti olduğu, bu durumun Türk fındığında bir arz fazlası sorunu yaratmayacağı gerçeğini beyan etmemektedirler…

FINDIK EKONOMİK YÖNDEN GÜÇLÜ ÜRETİCİ GURUBUNUN ELİNDE, BU DURUM ÜRETİCİYİ SABIR KONUSUNDA ELİNİ GÜÇLENDİRMEKTEDİR.

Fındık sahilden başlayıp, 1250 metre rakımlarda yetişmekte,   üretim kuşakları arasında üreticilerin ekonomik yapıları da farklılık göstermektedir. Sahil kuşak üreticileri fındık yanında ticaret vb. ikinci gelir kaynaklarına sahipken,  yüksek kuşakta bulunan üreticilerimiz ağırlıklı olarak fındık gelirine bağımlıdır

Don hasarı nedeniyle yüksek kuşakta fındık olmayıp, ekonomik olarak daha güçlü, fındığı hemen satma ihtiyacı olmayan sahil kuşak ağırlıklı üreticilerin fındığı olmuştur .Bu durum  elinde bulunan fındığı bekletme konusunda en dirençli üretici gurubu sezonu anlamına gelmektedir..350 TL/ kg fiyatları gören ve bu fiyatlarda dahi fındığını satmayan üreticiler üzerinde  bugünlerde oluşturulmak istenen yapay fiyat düşüşleri bir sonuç vermeyecektir. Zira fındık sezonunun daha ilk 3 ayı dahi dolmadı…

FINDIK FİYATLARINDA ARTIŞ YÖNÜNDE BİR RALLİYE ŞAHİT OLACAĞIZ…

Fiyat düşüşü üreticiler üzerinde beklenen panik havasını yaratmadı. Şimdi panik sırası Türk fındığını ithal eden ithalatçı firmalarda ve don afeti öncesi düşük fiyattan bağlantı yapan ihracatçı firmalarda…

İşte bu noktada Üreticilerimiz sakin ve kendilerinden emin olmak zorundalar ve üretici piyasası da bu yönde. Son kozları olan düşük fiyat algısı kasım ayının ortasına doğru terkedilmek zorunda kalınacak ve ithalatçı/ ihracatçı kesiminde zararın neresinden dönersen kardır pozisyonuna geçilmek suretiyle fındık fiyatlarında yukarı doğru bir fiyat rallisi başlayacaktır. Bu fiyat öngörüsü alıcı kesiminde 400 TL/kg iken üretici tarafında 450 Tl/kg seviyelerindedir.

ÜRETİÇİLERİN BU SEZONDA VEREÇEĞİ MÜCADELE FINDIĞIN GELEÇEK 10 YILININ KADERİNİ BELİRLEYECEKTİR.

Devlet, gecen yıllar içinde düşük olan devlet memurları maaşlarında  bir güncelleme yapmak suretiyle memurların ekonomik yapılarında gelecek yılları etkileyen seyyanen bir zam, ücret artışı yapmıştı..

İçinde bulunduğumuz fındık sezonunda da fındık üreticileri yıllardır maliyetine yakın seyreden fındık fiyatları güncelleme fırsatı yakalamıştır. İlk kez fındık üreticisi yetiştirdiği ürünün fiyatının belirlendiği masada söz sahibidir. Elinde fındığı olan üretici sadece kendisini değil, fındığı olmayan üreticileri de temsil etmektedir. Zira bu sezon sonunda oluşan fındık fiyatı, 2026 ve sonrası dönem ve sonrası ürünlerinin de fiyatlarının belirlenmesinde bir basamak olacaktır.

 

FINDIK BÖLGESİNİN ZİRAAT ODALARI TOPLUCA ANKARA TURU YAPMAK SURETİYLE TMO’NUN MAYIS 2026’ DAN ÖNCE FINDIK SATIŞI YAPMAYACAĞI GARANTİSİNİ ALMAK ZORUNDADIR.

Güzel bir söz vardır; “ Araba devrildikten sonra yol göstermenin bir anlamı yok”..

Ordu ilinde Gülyalı hariç tüm ilçelerde, Karadeniz illerinde fındık üreten ilçelerin tamamında Ziraat Odaları mevcut. Bu odalar zaman geçirmeden bir araya gelmek suretiyle Ankara turu yapmak suretiyle TMO’nun elinde bulunan önceki dönem fındık stokunu Mayıs 2026’ dan önce satmama yönünde bir garanti almak bunu da beyan etmelerini sağlamalıdır. Bu konu gazetelere bireysel beyanat vermek ya da sadece 10 kişiden oluşan TZOBB Yönetimine havale etmekle sağlanamaz.

Mahalli gazetelere verilen bireysel beyanatların sesi ve etkisi illerinin sınırlarını aşmayacaktır. Fındık üretimine yasal olarak izin illerde toplam 100 ‘e yakın Ziraat Odası bulunmakta olup, sadece bu odaların yönetim kurulu üyeleri 700 kişiye yaklaşmaktadır. En azından Oda Yönetim ve Oda Meclisi başkanlarından oluşan 200 kişilik heyet Kasım ayının ilk haftasında bu çalışmayı yapmalı, bu çalışmanın da organizatörlüğünü Ordu Odaları üstlenmelidir.

Sadece bu konuyla ilgili Ankara ‘ya hareket edildiğinin ertesi günü fındık fiyat tabelasındaki yukarı yönlü ani değişikliğini hep beraber göreceğiz. Üreticiler Ziraat Odalarını da bu konuda harekete geçirmelidir.

Üreticiler gecen 2 ay içinde fındık fiyatlarının oluşumunda doğrudan etkili olmuşlardır. Üreticiler beklenti rakamları oluşana kadar sabırla dayanmalı, meslek odaları da bu savunma tahkimatına Ankara çıkarmasıyla destek vermelidir.

Fındığın sahibi üreticisidir ve kendi ürününe öncelikle sahip çıkacak olan da kendisidir…