BİRLİK VE BEREKETİN ADI!
Takvimler bir kez daha Muharrem ayını gösteriyor. Halk arasında "Aşure Ayı" olarak bilinen bu mübarek zaman dilimi, aslında sadece aşure kazanlarının kaynadığı bir ay değil; paylaşmanın, kardeşliğin, sabrın ve bereketin yeniden hatırlandığı önemli bir manevi iklimdir.
Bugün hemen her mahallede, cami avlusunda, derneklerde ve evlerde aşure kaynatılıyor. Komşular birbirlerine tabak tabak aşure ikram ediyor. Belki de yılın hiçbir döneminde insanlar birbirlerinin kapısını bu kadar içten çalmıyor. Çünkü aşure, sadece sofraları değil, gönülleri de buluşturan kadim bir geleneğin adıdır.
Bu yönüyle aşure bize önemli bir mesaj verir:
Farklı olabiliriz ama aynı toplumun, aynı vatanın, aynı geleceğin insanlarıyız.
Muharrem ayı aynı zamanda sabrın, fedakârlığın ve derin manevi derslerin de ayıdır. Özellikle Kerbela hadisesi nedeniyle İslam tarihinde hüzün ve ibretle anılan bu ay, adaletin, hakkın ve vicdanın önemini hatırlatır. Geçmişten ders almak, birlik içinde geleceğe yürümek ise hepimizin ortak sorumluluğudur.
Ne yazık ki günümüzde insanlar birbirinden uzaklaşıyor. Aynı apartmanda oturan komşular bile aylarca birbirini görmeden yaşayabiliyor. Oysa eskiden bir tabak aşure, kırgınlıkları bitirir, küskünleri barıştırır, dostlukları güçlendirirdi.
Belki bugün de buna her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
Bir tabak aşure götürdüğümüz kapıda sadece tatlı ikram etmiyoruz; sevgi, muhabbet ve samimiyet de taşıyoruz. Çocuklar paylaşmayı öğreniyor, büyükler dayanışmanın kıymetini yeniden hatırlıyor.
Karadeniz insanı imece kültürüyle büyümüştür. Birlikte üretmeyi, birlikte sevinmeyi, zor günlerde omuz omuza vermeyi iyi bilir. İşte aşure de tam olarak bu kültürün sofralara yansıyan halidir.
Muharrem ayını sadece bir gelenek olarak görmek eksik olur. Bu ay; geçmişi hatırlama, geleceği düşünme, kırgınlıkları geride bırakma ve gönül köprüleri kurma zamanıdır.
Gelin bu Muharrem ayında sadece aşure dağıtmayalım.
Bir gönül alalım.
Bir kırgınlığı bitirelim.
Bir komşumuzun kapısını çalalım.
Bir ihtiyaç sahibini unutmayalım.
Çünkü bereket, paylaşıldıkça çoğalır.
Muharrem ayının; ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine huzur, sağlık, birlik ve bereket getirmesini diliyorum.
Unutmayalım… Aşureyi güzel yapan, içindeki malzemelerin çokluğu değil; hepsinin aynı kazanda sevgiyle buluşmasıdır…