GRİPTEN KORUNMANIN KALKANI: MEVSİMSEL GRİP AŞISI
Sonbaharın gelmesiyle birlikte, acil servislerimizde ve polikliniklerimizde sıkça karşılaştığımız, halk arasında yaygın bilinen adıyla "grip" (İnfluenza) mevsimi de resmen açılmış oldu. Mevsimsel grip, genellikle basit bir soğuk algınlığı ile karıştırılsa da, özellikle risk grupları için ciddi sağlık sorunlarına, hastaneye yatışlara ve hatta ölümlere yol açabilen, yüksek bulaşıcılığa sahip viral bir enfeksiyondur.
Bir Acil Tıp hekimi olarak, gribin komplikasyonları nedeniyle solunum sıkıntısı çeken, zatüre gelişen veya mevcut kronik hastalıkları (diyabet, kalp yetmezliği, KOAH vb.) kötüleşen pek çok hasta görmekteyiz. Grip hastalığı sadece hastaların uzun süre iyileşememe durumuna sokmakla kalmamakta, aynı zamanda acil servislerde ve polikliniklerde tekrarlayan başvurular ile sağlık sistemimiz üzerinde büyük bir yük oluşturan önemli bir halk sağlığı sorunudur.
Neden Her Yıl Aşı Olmalıyız?
Grip virüsü, sürekli mutasyona uğrayan, yani her yıl farklı tipleri ortaya çıkabilen sinsi bir düşmandır. Bu nedenle, geçen yıl geçirdiğimiz enfeksiyon veya aşı bize bu yılki virüse karşı tam bir koruma sağlamaz. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), her yıl dolaşımda olması beklenen virüs tiplerini tahmin ederek buna uygun aşı içeriğini belirler. Yıllık grip aşısı, işte bu yüzden kendimizi ve sevdiklerimizi korumanın en etkili ve bilimsel yoludur.
Kimler Mutlaka Aşılanmalı?
Grip aşısı, 6 aydan büyük herkese önerilmekle birlikte, özellikle bazı gruplar için hayati önem taşımaktadır:
* 65 yaş ve üzeri bireyler: Bağışıklık sistemi yaşla birlikte zayıflar, komplikasyon riski artar.
* Kronik Hastalığı Olanlar: Diyabet, astım, KOAH, kalp-damar, böbrek veya karaciğer yetmezliği gibi kronik rahatsızlığı bulunanlar.
* Gebeler: Aşının hem anneyi hem de doğduktan sonraki ilk aylarda bebeği gripten koruduğu kanıtlanmıştır.
* Sağlık Çalışanları: Hem kendilerini korumak hem de hastalığı hassas hastalara bulaştırmamak için.
* 6 ay - 5 yaş arası çocuklar.
Aşıyla İlgili Yanılgılar ve Gerçekler
Toplumda grip aşısıyla ilgili hala bazı yanlış inanışlar mevcuttur.
* Yanılgı: "Aşı beni hasta eder." Gerçek: Ülkemizde kullanılan aşılar inaktif (cansız) virüs içerir. Yani aşıya bağlı grip hastalığı gelişmesi mümkün değildir. Aşı sonrası görülen hafif kol ağrısı veya ateş, vücudun bağışıklık geliştirdiğinin göstergesidir.
* Yanılgı: "Geçen sene aşı oldum, yine de grip oldum." Gerçek: Aşı, tam koruyuculuğa yaklaşık iki hafta sonra ulaşır ve %100 koruma sağlamaz. Ancak aşının en büyük faydası, gribe yakalansanız bile hastalığı çok daha hafif atlatmanızı, zatüre ve hastaneye yatış riskinizi önemli ölçüde azaltmasıdır.
* Yanılgı: "COVID-19 varken grip aşısı yaptırmanın anlamı yok." Gerçek: Tam tersine, aynı anda grip ve COVID-19 olmak (koenfeksiyon) hastalığı çok daha ağır geçirme riskini artırır. Grip aşısı, grip salgınını hafifleterek COVID-19 ile mücadele eden sağlık sisteminin üzerindeki yükü hafifletir.
Unutmayalım ki !!!
Grip aşısı koruyuculuğu iki hafta sonra başladığı için ertelememek önemlidir. Antibiyotikler gripten korumaz ve gribi iyileştirmez, bunun yerine dengeli beslenmek, taze sebze meyveler tüketmek vücudumuzu gribe karşı daha güçlü tutacaktır. Lütfen, risk grubunda olup olmadığınızı öğrenmek ve sağlığınızı korumak için en kısa sürede aile hekiminize danışınız. Yine unutmayalım ki aşı sadece bireysel bir korunma değil, aynı zamanda toplum sağlığına ve en savunmasız olanlarımıza karşı bir sorumluluktur.
Sağlıklı ve gribin olmadığı bir kış geçirmek dileğiyle.
Doç. Dr. Ali Aygün
Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi