1 Eylül 2026 Salı
SON DAKİKA

İYİLİĞE VESİLE OLAN, O İYİLİĞİ YAPAN GİBİDİR

Yayınlanma: 01.09.2026 09:31 · Yazar: Hüseyin Deniz

Hayatta bazı insanlar vardır; iyiliği kendileri yapar, bazıları da başkasının iyilik yapmasına vesile olur. Her ikisi de Allah katında kıymetlidir.

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:“ Kim güzel bir işe aracılık ederse, onun da o işten bir nasibi olur.”

(Nisâ, 4/85)

Peygamber Efendimiz ﷺ de şöyle buyurmuştur:

“Kim bir hayra vesile olursa, onu yapan kadar sevap kazanır.”

Ne kadar büyük bir müjde değil mi?

Demek ki bir yetimin başını okşamaya vesile olmak, bir fakirin sofrasına ekmek koydurmak, bir hastanın tedavisine katkı sağlamak, bir öğrencinin eğitimine destek olmak, iki insanın arasını bulmak, bir gönlü sevindirmek için öncülük etmek de başlı başına bir iyiliktir.

Çünkü Allah katında yalnızca “Ben ne yaptım?” sorusu değil, “Ben hangi hayra vesile oldum?” sorusu da önemlidir.

“İyilik paylaştıkça çoğalır.

Bir mum, başka bir mumu yakarken kendi ışığından hiçbir şey kaybetmez.

İyilik de böyledir.

Bir insanın elinden tutarsınız; o insan başka birinin elinden tutar. Bir çocuğa Kur’an öğretirsiniz; o çocuk yıllar sonra başkalarına öğretir. Bir ihtiyaç sahibinin derdine çare olursunuz; o kişi imkân bulduğunda bir başkasının yarasına merhem olur.

Böylece iyilik, bir gönülden diğerine akar.

Ve bazen yaptığınız küçük bir iyiliğin nerelere ulaşacağını asla bilemezsiniz.

Belki verdiğiniz bir kitap, bir insanın hayatını değiştirir.

Belki söylediğiniz güzel bir söz, umudunu kaybetmiş bir insanı yeniden hayata bağlar.

Belki yaptığınız bir yardım, bir ailenin duasına vesile olur.

İşte bunun adı sadaka-i cariye gibi devam eden hayra vesile olmaktır.

“İyiliği göstermek değil, çoğaltmak önemlidir.

Günümüzde maalesef yapılan iyiliklerin bile reklamını yapma hastalığına yakalanıyoruz.

Bir yardım yapılıyor, fotoğraf çekiliyor.

Bir fakirin ihtiyacı karşılanıyor, herkesin göreceği şekilde paylaşım yapılıyor.

Oysa gerçek iyilik, alkış beklemez.

Çünkü iyiliğin en güzel şahidi Allah’tır.

İnsanlar görmese ne olur?

Melekler görür.

İnsanlar teşekkür etmese ne olur?

Rabbimiz bilir.

İnsanlar unutsa ne olur?

Allah unutmaz.

Asıl mesele de budur.

İyiliği insanlara göstermek için değil, Allah’ın rızasını kazanmak için yapmak…

“Bir iyiliğin önünü açın.

Bazen cebimizde yardım edecek kadar para olmayabilir.

Ama bir hayra vesile olabiliriz.

Bir hayır sahibini ihtiyaç sahibiyle buluşturabiliriz.

Bir öğrencinin eğitimine destek olacak birini bulabiliriz.

Bir hastanın derdini duyurabiliriz.

 

Bir yetimin ihtiyacını anlatabiliriz.

Bir küskünün barışmasına vesile olabiliriz.

Bir insanı namaza, Kur’an’a, güzel ahlaka teşvik edebiliriz.

İşte bütün bunlar küçümsenecek şeyler değildir.

Çünkü iyiliğe sebep olan, o iyiliği yapan gibidir.

KÖTÜLÜĞÜN DE VESİLESİ OLMAYIN

Burada çok önemli bir nokta daha vardır:

İyiliğe vesile olduğumuz gibi kötülüğe de vesile olabiliriz.

Bir insanı haksızlığa teşvik etmek, iftiraya ortak etmek, birinin hakkını yemesine göz yummak, yanlış bir işe öncülük etmek de insanın karşısına vebal olarak çıkabilir.

Onun için insan attığı her adımı düşünmelidir:

“Ben bunun neresindeyim?”

Bir hayrın mı önündeyim, yoksa bir kötülüğün mü? Bir gönlü mü kazanıyorum, yoksa bir gönlü mü kırıyorum?

Bir insanın elinden mi tutuyorum, yoksa ayağına mı basıyorum? Çünkü hayat sadece yaptıklarımızdan ibaret değildir.

Sebep olduklarımız da bizim hanımıza yazılır.

Öyleyse gelin;

Bir yetimin sevincine vesile olalım.

Bir fakirin duasına vesile olalım.

Bir hastanın şifasına vesile olalım.

Bir öğrencinin başarısına vesile olalım.

Bir insanın tövbesine, namazına, Kur’an’a yönelmesine vesile olalım.

Bir gönlün yeniden umut bulmasına vesile olalım.

Çünkü bu dünya gelip geçicidir.

Mal da kalmayacak, makam da…

Şöhret de kalmayacak, servet de…

Fakat Allah rızası için yapılan iyilikler ve o iyiliklere vesile olan güzel ameller, insanın amel defterinde kalacaktır.

Unutmayalım:“ Kim bir hayra vesile olursa, onu yapan kadar sevap kazanır.” Öyleyse bugün kendimize şu soruyu soralım:

“Ben bugün kimin iyiliğine vesile oldum?”

Eğer bu soruya güzel bir cevap verebiliyorsak, işte o gün gerçekten kazançlı günümüzdür.

İyilik yapın…

İyiliğe öncülük edin…

İyiliği çoğaltın…

Çünkü bazen bir iyilik yapmaktan daha büyük sevap, bir iyiliğin başlamasına vesile olmaktır.