KADIN VARSA, HAYAT VAR!
Dünyanın dört bir yanında kadınlar yine ses veriyor, yine yan yana, yine gücünü hissettiriyor. Bu coşkuyu, bu birlikteliği görmek bana her yıl aynı umudu veriyor. Çünkü ne olursa olsun, kadınlar hep buradaydı, hep buradalar ve hep burada olacaklar!
Evet, hâlâ tamamlanmamış bir hikâyemiz var. 8 Mart; yalnızca bir anma ya da sembolik bir kutlama günü değil, kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin tarihsel hafızasıdır.
Kadın hakları, temel insan haklarıdır.
Anayasa’nın 10. maddesi uyarınca kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir ve devlet, bu eşitliğin yaşama geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve iç hukuk düzenlemeleri de kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin önlenmesini açık bir yükümlülük olarak ortaya koymaktadır.
Ancak hukuk normlarının varlığı tek başına yeterli değildir.
Eşit işe eşit ücretin sağlanamadığı,
Kadınların karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediği,
Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde etkin ve caydırıcı uygulamaların hayata geçirilemediği bir ortamda, eşitlik hâlâ kağıt üzerinde kalmaktadır.
Kadına yönelik şiddet bir insan hakkı ihlalidir.
Ekonomik ve sosyal hayatta karşılaşılan ayrımcılık bir eşitsizlik sorunudur.
Kadınların yaşam hakkı, güvenliği ve onuru pazarlık konusu yapılamaz.
Adalete erişim, her kadın için güvence altına alınmalıdır.
Koruyucu ve önleyici mekanizmalar etkin uygulanmalı, yargısal süreçlerde toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifi gözetilmeli, cezasızlık algısını besleyen uygulamalara son verilmelidir.
Kadınların eğitimde, çalışma hayatında, siyasette ve kamusal alanda eşit temsili; demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez bir gereğidir.
Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği üzere, kadınların toplumsal hayatta eşit ve aktif biçimde yer almadığı bir toplumun ilerlemesi mümkün değildir. Bu ilke, yalnızca tarihsel bir kazanım değil; bugün de korunması ve güçlendirilmesi gereken temel bir değerdir.
Ve şimdi biz, kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi için hukukun üstünlüğü çerçevesinde mücadele etmeye;
şiddete karşı sıfır tolerans ilkesini savunmaya;
eşitlik ilkesinin yaşamın her alanında somut biçimde uygulanmasına, Ordu Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe yürüyen kadınlar olarak buradayız!
Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadınlar!