7 Temmuz 2026 Salı
SON DAKİKA

UYARILAR DALGALARA YENİLDİ!

Yayınlanma: 07.07.2026 10:59 · Yazar: Erol Karaer

 

Yaz mevsimi geldiğinde deniz, serinlemek isteyen binlerce insanın ilk adresi oluyor. Ancak son günlerde peş peşe gelen boğulma haberleri, denizin ne kadar güzel olduğu kadar ne kadar tehlikeli de olabileceğini bir kez daha gösteriyor.

Valilikler, kaymakamlıklar ve ilgili kurumlar günler öncesinden vatandaşları uyarıyor. Özellikle Karadeniz'in en büyük tehlikelerinden biri olan rip akıntısına karşı yapılan açıklamalar, sosyal medya hesaplarından, basın aracılığıyla ve sahillerdeki anonslarla defalarca duyuruluyor.

Geçtiğimiz hafta Ordu Valiliği de kuvvetli dalga ve rip akıntısı riski nedeniyle hafta sonu denize girmeyi yasakladı. Ama görünen o ki bazı vatandaşlar için bu uyarılar hiçbir anlam ifade etmiyor.

Yasak kararının ardından plajlar bölgesinde yaptığım kısa bir gezintide gördüklerim düşündürücüydü. Şiddetli rüzgârın oluşturduğu yüksek dalgalar sahili döverken, insanlar sanki hiçbir tehlike yokmuş gibi denize girmeye devam ediyordu. Cankurtaranların ve görevlilerin uyarıları ise çoğu zaman kulak ardı ediliyordu.

İnsanın aklına şu soru geliyor: Daha ne olması gerekiyor?

Her yıl aynı acıları yaşıyoruz. Bir aile evladını, bir çocuk babasını, bir anne oğlunu kaybediyor. Ardından hep aynı cümleler kuruluyor; "Keşke denize girmeseydi", "Keşke uyarıları dinleseydi."

Oysa bu "keşke"lerin yaşanmaması için alınan önlemler var. Yasaklar keyfi değil, hayat kurtarmak için uygulanıyor. Rip akıntısı gözle görülebilen bir tehlike değil. En iyi yüzücüyü bile saniyeler içinde açığa sürükleyebilecek kadar güçlü. Denizi iyi bildiğini düşünenler bile bu akıntının kurbanı olabiliyor.

Ne yazık ki toplum olarak "Bana bir şey olmaz" anlayışını hâlâ terk edebilmiş değiliz. Trafikte olduğu gibi denizde de kuralları çoğu zaman tavsiye olarak görüyoruz. Oysa doğa kimseye ayrıcalık tanımıyor.

Yetkililer görevini yapıyor; uyarıyor, yasaklıyor, anons ediyor, cankurtaran görevlendiriyor. Bundan sonrası vatandaşın sorumluluğunda. Çünkü alınmayan her tedbir, sadece bir kişinin değil, geride kalan ailesinin de hayatını karartıyor.

Unutmayalım; denize girmemek bir günümüzü kaybettirebilir, ama uyarıları dikkate almamak bir ömrü kaybettirebilir.

Dalgalara değil, uyarılara kulak verelim. Çünkü deniz, ihmali asla affetmez…