10 Mart 2026 Salı

ORDU MEM ÖĞRETMEN AKADEMİSİ’NDEN “FİLİSTİN KÜLTÜRÜ VE EDEBİYATI” KONFERANSI

Ordu Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Öğretmen Akademisi, düşünce, kültür ve edebiyat eksenli konferanslar dizisine anlamlı bir program daha ekledi.
Yayınlama: 20.12.2025 13:18 Güncellendi: 09.03.2026 18:51 759 okuma
ORDU MEM ÖĞRETMEN AKADEMİSİ’NDEN “FİLİSTİN KÜLTÜRÜ VE EDEBİYATI” KONFERANSI

Ordu Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Öğretmen Akademisi, düşünce, kültür ve edebiyat eksenli konferanslar dizisine anlamlı bir program daha ekledi.

Akademinin bu haftaki konuğu; çalışmalarını özellikle Filistin bölgesi araştırmaları, Yahudi ve Filistin edebiyatları tarihi, bu edebiyatların şair ve yazarları çerçevesinde yoğunlaştıran ve alanda otorite kabul edilen Araştırmacı-Yazar Peren Birsaygılı Mut oldu.

PROGRAM ORDU AKM’DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Ordu Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa eğitim yöneticileri, öğretmenler ve edebiyat meraklıları yoğun ilgi gösterdi. Programın açılış ve sunuş konuşmasını Ordu Millî Eğitim Müdür Yardımcısı ve Öğretmen Akademisi Projesi Sorumlusu Olgun Küçük yaptı. Küçük konuşmasında, Öğretmen Akademisi’nin öğretmenlerin entelektüel dünyalarını beslemeyi ve güncel meseleleri tarih, kültür ve edebiyat bağlamında ele almayı amaçladığını vurguladı.

“FİLİSTİN DİRENİŞİNDE EDEBİYAT VE ŞİİR ÖN PLANDA OLMUŞTUR”

Açılışın ardından kürsüye gelen misafir konuşmacı Peren Birsaygılı Mut, Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmesiyle birlikte Filistin coğrafyasının, başta İngiltere olmak üzere sömürgeci güçlerin çok yönlü plan ve müdahaleleriyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Mut, bu süreçte Filistin halkının direnişinde edebiyatın, özellikle de şiirin belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çekti.

Türkiye’de Mehmet Âkif Ersoy ve Necip Fazıl Kısakürek örneklerinde olduğu gibi, Filistin’de de şair ve edebiyatçıların işgale karşı direnişte öncü konumda bulunduğunu ifade eden Mut, edebiyatın işgali reddedenler için güçlü bir motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı.

“FİLİSTİN TRAJEDİSİ 1948 İLE BAŞLAMAZ”

Konuşmasında Filistin meselesinin tarihsel arka planına değinen Mut, Filistin trajedisinin çoğunlukla 1948 Nekbe ile başlatılmasının eksik bir yaklaşım olduğunu dile getirdi. Filistin’in bugünkü durumunun esasen 1917 Balfour Deklarasyonu ile şekillenmeye başladığını belirten Mut, yaşanan trajedinin en güçlü tanıklığını ise edebiyatın yaptığını ifade etti.

Filistin edebiyatının Nekbe öncesi ve Nekbe sonrası olmak üzere iki ayrı dönemde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Mut, yaşananların yüz yılı aşan bir trajedinin sonucu olduğunu belirtti.

“Yaşanmış bütün olayların izini Filistin edebiyatı üzerinden sürebiliyoruz. Yüz sene öncesinden kaleme alınmış şiirler, romanlar, öyküler ve tiyatro eserleri söz konusu. Bunların tamamı Filistinli yazarlar tarafından yazılmıştır. Bu da Nekbe öncesinde Filistin’de güçlü bir direniş edebiyatı geleneğinin mevcut olduğunu göstermektedir.”

FİLİSTİN DİRENİŞ EDEBİYATININ ÖNCÜ İSİMLERİ

Mut, konuşmasının devamında Filistin direniş edebiyatının öncü isimlerine değinerek bu geleneğin nasıl şekillendiğini örneklerle anlattı. Filistin’in ilk direniş şairlerinden İbrahim Tukan’ın, 1929 yılında Burak Duvarı olayları sırasında idam edilen üç Filistinli genç için kaleme aldığı “Kızıl Salı” adlı şiirle direniş edebiyatının temel taşlarından birini oluşturduğunu aktardı.

Nekbe öncesi dönemin önemli isimlerinden Abdurrahim Mahmud’un, Mescid-i Aksa’nın maruz kaldığı tehditleri konu alan ve bu yönüyle bir ilk olma özelliği taşıyan “Aksa’ya Veda” şiirine de dikkat çekti.

Osmanlı sonrası zorlu süreçlerde toplumların yükünü çoğu zaman âlimler, şairler ve mütefekkirlerin taşıdığını ifade eden Mut, Filistin için bu isimlerden birinin de Muhammed İzzet Derveze olduğunu belirtti. Derveze’nin, maddi imkânsızlıklara rağmen kaleme aldığı eserlerle Filistin davasına büyük katkılar sunduğunu vurguladı.

ŞİİRLER MARŞLARA DÖNÜŞTÜ

Konuşmasında Nuh İbrahim’e de ayrı bir parantez açan Mut, şairin İngiliz sömürge valilerini hicveden şiirler kaleme aldığını, bu şiirlerin zamanla Filistin tarihinde marşlara dönüştüğünü ifade etti.

“Bugün Filistin’de mücadele eden insanlar beşinci ya da altıncı nesil. Bu insanların en büyük motivasyon kaynaklarından biri hâlâ bu erken dönem direniş şiirleridir. Nuh İbrahim’in yıllar önce yazdığı şiirler bugün Gazze’de ve Batı Şeria’da söylenmeye devam ediyor.”

NEKBE SONRASI DÖNEM: MAHMUD DERVİŞ VE GASSAN KENEFANİ

Nekbe sonrası döneme de değinen Mut, Mahmud Derviş’in çocuk yaşta başladığı edebî mücadelesi nedeniyle erken yaşlarda yaptırımlarla karşılaştığını, buna rağmen direniş edebiyatını sürdürerek Filistin davasını dünya kamuoyuna taşıdığını ifade etti.

Ayrıca Gassan Kenefani’nin, 36 yaşında suikast sonucu hayatını kaybetmesine rağmen kısa ömrüne çok sayıda etkili öykü sığdırdığını belirten Mut, Nekbe sonrası yazarların seslerini dünyaya duyurma imkânlarının daha geniş olduğunu vurguladı.

FİLİSTİN DİRENİŞİNİN İLK KADIN ŞAİRLERİNDEN: FATIMA TUKAN

Mut, konuşmasının bir bölümünde İbrahim Tukan’ın kız kardeşi olan Fatıma Tukan’a da değindi. Kadınların şiir yazmasının yadırgandığı bir dönemde Fatıma Tukan’ın bu engelleri aşarak Filistin direniş edebiyatının ilk kadın şairlerinden biri olmayı başardığını ve öncü isimler arasında yerini aldığını ifade etti.

“FİLİSTİN DAVASININ EN BÜYÜK GÜCÜ EDEBİYATTIR”

Konuşmasının sonunda edebiyatın Filistin davasındaki hayati rolüne dikkat çeken Mut, Filistin edebiyatının izini sürmenin hem insanlık hem de vicdan açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

“Filistin davasının en büyük gücü aslında edebiyattır. Siyonist söylemin oluşturduğu algıyı kırmak zor ve bedeli olan bir mücadeledir. Nitekim birçok Filistinli edebiyatçı bu yüzden suikastlara kurban gitmiştir. Buna rağmen kalemini kılıç gibi kullanan yazarlar, Filistin’de yaşanan dramı korkusuzca anlatmaya devam ediyor.”

SORU-CEVAP VE PROGRAMIN KAPANIŞI

Konferans, soru-cevap bölümüyle devam etti. Mut, gelen sorular üzerine siyonizmi bu noktaya taşıyan temel unsurun disiplinli çalışma anlayışı olduğunu, bu noktada alınması gereken dersler bulunduğunu ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin Filistin için en fazla gayret gösteren milletlerden biri olduğunu vurgulayarak, Filistin şiirlerinin müfredata dâhil edilmesi yönündeki çabaların önemine dikkat çekti.

Program sonunda Ordu MEM Müdür Yardımcısı Olgun Küçük ve Altınordu İlçe Millî Eğitim Müdürü Ahmet Erkuvum, misafir konuşmacı Peren Birsaygılı Mut’a günün anısına hediye takdim etti.

İlk kez Ordu’ya geldiğini ifade eden Mut’a program sonrasında yöresel ikramlar sunuldu. Boztepe’de gerçekleştirilen samimi sohbetin ardından misafir konuşmacı, Ordu-Giresun Havalimanı’ndan İstanbul’a uğurlandı.