Eski Ordu Ziraat Odası Başkanı ve Ulusal Fındık Konseyi Başkan Vekili Onur Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) milletvekillerine hitaben kaleme aldığı açıklamada, terörle mücadele ve kamuoyunda tartışılan düzenlemeler üzerinden dikkat çeken ifadeler kullandı.
Şahin, 1991 yılında Hakkâri'de görev yaptığı dönemde yaşadığı bir olayı anlatarak, şehit ailelerinin acılarının ve beklentilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
"BİR ŞEHİT BABASININ MEKTUBUNU HİÇ UNUTAMADIM"
Açıklamasında yıllar öncesine dönen Onur Şahin, 1991 yılında Hakkâri Jandarma Sınır Alayı'na bağlı Çobanpınar Jandarma Sınır Karakolu'nda karakol komutanı olarak görev yaptığını belirtti.
Şahin, Türkiye-İran sınırının sıfır noktasında bulunan karakolun 10 Eylül 1991 tarihinde Pkk lı teröristler tarafından saldırıya uğradığını ve saldırıda yedi askerin şehit olduğunu hatırlattı.
Saldırıdan yaklaşık iki ay sonra karakola gelen bir mektubun hayatı boyunca unutamadığı anılardan biri olduğunu ifade eden Şahin, mektubun şehit asker Sebahattin Koçak'ın babası tarafından gönderildiğini söyledi.
Şehit babasının, oğluna ait sekiz parça kişisel eşyanın kendilerine ulaştırılmasını istediğini belirten Şahin, özellikle annenin oğlundan geriye kalan bir hatırayı görmek istediğini dile getirdiğini aktardı.
"TEK BİR EŞYASINI BİLE BULAMADIK"
Mektubun ardından karakoldaki tüm askerleri görevlendirdiğini belirten Şahin, şehit askere ait en azından tek bir eşyanın bulunabilmesi için yoğun çaba harcadıklarını ifade etti.
Ancak saldırı sırasında askerlerin kaldığı çadır karakolun roket atışlarıyla tamamen yanıp kül olduğunu, bu nedenle askerlere ait hiçbir özel eşyanın kurtarılamadığını belirten Şahin, tüm aramalara rağmen şehit babasının isteğini yerine getiremediklerini söyledi.
Şahin, bu olayın üzerinden 35 yıl geçmesine rağmen yaşananların hafızasında ilk günkü gibi canlı olduğunu dile getirdi.
"32 YIL SONRA AYNI ACIYI GÖRDÜM"
Şahin, 2023 yılında Ankara'nın Gölbaşı ilçesine bağlı Tulumtaş Mahallesi'nde yaşayan şehit Sebahattin Koçak'ın ailesini ziyaret ettiğini de anlattı.
Şehidin adının ilçedeki büyük okullardan birine verildiğini, kardeşinin de oğluna şehit ağabeyinin ismini koyduğunu ifade eden Şahin, anne ve babanın yıllar geçmesine rağmen evlat acısını ilk günkü gibi yaşadığını söyledi.
Şehit annesinin göğsüne vurarak "İçimdeki ateş hiç sönmedi." sözlerini söylediğini aktaran Şahin, bu anın hafızasında derin iz bıraktığını ifade etti.
TBMM'YE YÖNELİK SERT ELEŞTİRİLER
Açıklamasının devamında TBMM'de görüşülmesi beklenen ve kamuoyunda terör örgütü mensuplarına yönelik bazı düzenlemeler içerdiği öne sürülen yasa teklifine değinen Şahin, milletvekillerine sert eleştiriler yöneltti.
Şahin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ben bir şehit babasının sekiz maddelik talebinden bir tanesini dahi yerine getirememişken, sizler hangi yetki ve hangi vicdanla Abdullah Öcalan'ın taleplerini yerine getireceksiniz?"
Şahin, terörle mücadelede taviz verilmemesi gerektiğini savunurken, kamuoyunda tartışılan düzenlemelerin toplum vicdanında kabul görmeyeceğini ileri sürdü.
"ŞEHİT AİLELERİNİN VİCDANI GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ"
Açıklamasının sonunda şehit ailelerinin yaşadığı acının unutulmaması gerektiğini belirten Şahin, alınacak kararların toplum vicdanını ve şehit yakınlarının hassasiyetlerini gözetmesi gerektiğini ifade etti.
Kendisinin bir şehit ailesinin talebini yerine getiremediğini hatırlatan Şahin, bugün terör örgütü ve mensuplarıyla ilgili atılacak adımların kamu vicdanında dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şahin, açıklamasını, "Şehit ailelerinin acıları hiçbir zaman unutulmamalı. Verilecek her karar, bu milletin vicdanı ve şehitlerimizin hatırası gözetilerek alınmalıdır." ifadeleriyle tamamladı.