ASLANIM BENİM
Aslan olduklarını zannediyorlar nedense?
Aslan’mış gibi geziyorlar sokaklarda.
Aslan gibi yürüyor,
Aslan gibi bakıyor,
Aslan gibi güçlü ve ayrıcalıklı zannediyorlar kendilerini.
Oysa içlerinde olanı biliyoruz.
***
Aylardır iş bulamayan delikanlı artık önüne gelen her yere müracaat etmeye başlamış.
Hayvanat bahçesinin önünden geçerken durdu ve 'neden olmasın' deyip, oraya da müracaat etti.
Olacak ya; bahçenin gözdesi goril önceki gece ölmüştü ve bunu müşterilerden bu günlük gizlemeyi başarmışlardı.
'Yeni gorilimiz gelene kadar, onun postunu giyip goril taklidi yapabilir misin?' diye sordular.
Delikanlı önce şaka herhalde diye düşündü, ama hayır adamlar gerçekten ümitsiz görünüyorlardı.
'Parada anlaşırsak yaparım' dedi. Anlaşmaları uzun sürmedi.
Ertesi sabah geldi, hazırlanmış postu giydi, gorilin kafesine girdi ve o güne kadar seyrettiği belgesellerden aklında kaldığı kadarıyla goril gibi davranmaya başladı:
Ara sıra homurdanıyor, göğsünü yumrukluyor, dört ayak üzerinde yürüyor, bir dala sıçrıyor, sallanıyor, seyircilerin attığı meyveleri yiyordu
Birkaç gün sonra işine öyle adapte olmuştu ki, daha yüksek dallara bile tırmanıyor, daldan dala atlayabiliyordu.
Ama son atladığı dalı tutamadı, kafesini yan kafesten ayıran çitin üzerine düştü ve kendini yan kafesin içinde buldu.
Bu aslanın kafesiydi.
Delikanlı yutkundu, kelime-i şahadet getirdi. 'İmdat!' diye bağırdı ama kendi sesini kendi bile duymadı. Korkudan sesi kısılmıştı.
Tekrar bağırdı.
Önce neler olduğunu anlayamayan aslan yavaşça yattığı yerden kalktı, delikanlıya doğru ağır adımlarla yaklaştı.
Seyirciler çığlık çığlığa idi. Bir çocuk sanki goril anlayacakmış gibi kaç diye bağırdı.
Ama korkudan gorilin sadece sesi kısılmamış, eli kolu da felç olmuştu.
Aslan affetmedi, geldi, önce pençesini gorilin göğsüne dayadı, sonra başını başına yaklaştırdı ve fısıldadı:
“Kapa çeneni aptal! Beni de işimden edeceksin…”
***
Aslan zannediyorlar kendilerini.
Aslan olduklarını düşünüyorlar nedense?
Aslan’mış gibi geziyorlar sokakları.
Oysa burası küçük bir memleket.
Herkes herkesin ciğerini bilir.
O postun altında ne var biliyor vatandaş.
Her ne kadar iri görünseler de kanmıyor kimse,
Postun altındaki yürek, bir fare kadar küçük…
Biliyorum,
Biliyorlar…