DUA SADECE EL AÇMAK DEĞİL, ALLAH’A SIĞINMAKTIR! Dua…
İnsanın çaresiz kaldığında değil, Rabbine muhtaç olduğunu her an hatırladığında başvurduğu en büyük sığınaktır.
Dua, kul ile Allah arasındaki en samimi bağdır.
İnsan bazen derdini kimseye anlatamaz. Söyleyecek sözü vardır ama dili dönmez. Gözlerinden yaş akar ama kelimeler çıkmaz.
İşte tam o anda Allah vardır.
Çünkü Allah, söylenmeyeni de bilir; dile getirilmeyeni de işitir, kalpte saklananı da bilir.
Fakat unutmayalım:
Dua etmek başka, duanın kabulüne layık bir hayat yaşamak başkadır.
DUALARIMIZIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERE DİKKAT!
Rabbimize dua ederken önce kendimize bakmalıyız.
Tövbe etmeli, ruhumuzu günahların kirinden temizlemeliyiz.
Kazancımızı sorgulamalıyız.
Helal mi kazanıyoruz, haram mı bulaşıyor?
Soframıza koyduğumuz lokmanın hesabını düşünmeliyiz.
Çünkü dilimiz “Ya Rabbi!” derken, elimiz harama uzanıyorsa; gönlümüz Allah’tan isterken hayatımız Allah’ın razı olmadığı yollarda dolaşıyorsa, burada ciddi bir muhasebe yapmak gerekir.
Dua ederken mümkün olduğunca abdestli, kıbleye dönük ve samimi bir gönülle Rabbimize yönelmeliyiz.
Allah’ın razı olmayacağı, günahı ve haramı gerektirecek şeyleri istememeliyiz.
Ve en önemlisi:
Dua gösteriş için değil, ihlasla yapılmalıdır.
Çünkü Allah bizim ellerimizin şekline değil, kalbimizin samimiyetine bakar.
DUA İÇİN KIYMETLİ VAKİTLERİ KAÇIRMAYALIM
Dua için özel bir kapı aranmaz. Allah’a her zaman yalvarabiliriz.
Ancak bazı vakitler vardır ki mümin o vakitleri fırsat bilmelidir:
Namazlardan sonra, özellikle farz namazların ardından…
Kamet ile namaz arasındaki vakitte…
Yağmur yağarken…
Secdede…
Cuma gününde…
Oruçluyken, özellikle iftar vaktinde…
Hastalık ve sıkıntı zamanlarında…
İhramlıyken…
Ve gönlün Allah’a daha çok yöneldiği mübarek gecelerde…
Ellerimizi semaya, gönlümüzü Allah’a çevirelim.
ŞİMDİ RABBİMİZE YÜREKTEN YALVARALIM
Ya Rabbi!
Bizi Sana layık kul, Habibin Hz. Muhammed Mustafa’ya layık ümmet eyle.
Amellerimizi sahih imanla, ibadetlerimizi ihlasla, davranışlarımızı güzel ahlakla süsle.
Bizi ilim, irfan, hizmet ve faziletlerle şereflendir.
Bizi Allah ve Rasûlü’nün razı olduğu hidayet yolundan ayırma. Bizi razı olduğun kullar zümresine dahil eyle.
Sevdiklerimizle beraber cennetinde buluştur.
Ya Rabbi!
Bu aciz kulun nasıl dua edeceğini bilemeyebilir.
Gönlünden geçenleri dile getiremeyebilir.
Ama Sen her şeyi gören, her şeyi duyan ve her şeyi bilensin.
Bizim söylemeye gücümüzün yetmediğini Sen biliyorsun.
Dilimizin söyleyemediğini Sen işitiyorsun.
Kalbimizin derinliklerinde sakladığımızı Sen biliyorsun.
Ya Rabbi!
Dile getiremediğimiz hayırlı dileklerimizi de kabul eyle.
“Ben dua etmeyi beceremiyorum.” diyen kullarının kalplerinden geçenleri de dua olarak kabul eyle.
Bizi boş çevirmeyen Rahman ve Rahîm olan Allah’ım!
Bu mübarek gecenin hürmetine günahlarımızı affeyle.
Tövbelerimizi kabul eyle.
Kulluğuna kabul eyle.
Kalplerimizi imanla, evlerimizi huzurla, sofralarımızı bereketle doldur.
Kazançlarımızı helal ve bereketli eyle.
Ömürlerimizi hayırlı, sağlıklı ve bereketli eyle.
Yaşadığımız hayatı iman, huzur ve afiyet içerisinde geçirmeyi nasip eyle.
Hastalarımıza şifa…
Dertlilerimize deva…
Borçlularımıza eda…
Sıkıntıda olan kullarına ferahlık…
Yolunu kaybedenlere hidayet…
Ümitsizlere umut…
Yalnızlara yoldaş nasip eyle.
YA RABBİ, MAZLUMLARI YALNIZ BIRAKMA!
Dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan mazlumların yardımcısı ol.
Açlık, susuzluk, savaş ve zulüm altında yaşayan Filistinli kardeşlerimize yardım eyle.
Onlara güvenlik, huzur ve selamet nasip eyle.
Ya Rabbi!
Bizi vatansız, milletimizi ezansız, gökyüzümüzü bayraksız bırakma.
Bu aziz vatanı iç ve dış tehditlerden muhafaza eyle.
Vatanımıza, milletimize, ezanımıza ve bayrağımıza göz dikenlerin şerrinden bizleri koru.
Milletimizin birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlere fırsat verme.
Şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet ihsan eyle.
SON SÖZ: DUA VARSA ÜMİT VARDIR!
Kıymetli okuyucular…
Hayat bazen insanı köşeye sıkıştırır.
Kapılar kapanır.
Dostlar uzaklaşır.
İnsan kendisini yapayalnız hisseder.
İşte o zaman başınızı göğe kaldırın ve deyin ki:
“Benim Rabbim var!”
Çünkü Allah varsa ümit vardır.
Allah varsa çıkış vardır.
Allah varsa hiçbir kapı tamamen kapanmış değildir.
Yeter ki kul, Rabbine samimiyetle yönelsin.
Yeter ki dua ederken yalnızca dilini değil, hayatını da Allah’a teslim etsin.
Rabbim bütün hayırlı dilek ve dualarınızı kabul eylesin.