ESKİ DOSTLAR, YENİ POSTLAR...
Eski dostlar; yeni postlar
Caddede, câmide ras(t)lar
Eskiler hep yenilenir
Bunlara tevâfuk denir
Dostluklar Mevlâ'nın lütfu
Eşlik-dostluk rahmet ufku
Rabbim dostsuz bırakmasın
Yanlış tercihle yakmasın...
Doğrularla berâberlik
İstikâmette yâverlik...
MEHMET, NÛRİ, ÖMER Beyler
Hepsi de emekli şey(h)ler!
Yaşları ermiş kemâle
Bak gelmişler ak-pak hâle!
Birbirinin mürîdânı
Kimi dinler, kimi söyler...
Biri GENÇ, biri KAHRAMAN
PASTİN, selâmı bol eyler...
Hepsi çarşılı olmuşlar
Uzaklarda kalmış köyler
Bir Trabzon, bir Kürtün'dür
Ötekisi Ulubeyler...
Kopmuş herkes diyârından
Birşey umarak yârından
Rabbim kabûl etsin bizi
Allâh için yârânından
Kabûl etsin sevgimizi
Zâtı için olanından
Hemcivâr-ı Muhammed'e
Katsın bizi ihsânından
İsimleriyle müsemmâ
Kılsın bizi bol katından
Ayırmasın hidâyetten
Rahmetinden, gufrânından...
Muhammedî Muhabbeti
Taçlandırsın ikrâmından
Bir yer lûtfeylesin bize
Habîbinin civârından...
Mahrum eylemesin bizi
Rü'yetinden, dîdârından...
Selamımız var cümleye
Kâlbimizin esrârından
Duâmız; eylemesin Rabb
Mahrum; cennet bahârından
Sizlerle de buluşalım
İnşâllâh; tez yok, yârından
Bu bir dâvet aziz dostlar
Kıyısından kenârından
Gâyemiz; korusun Mevlâ
Bizi ateşin nârından
Allâh için sevenlere
Va'ad var arş eşcârından
Dostluğumuz aşk iledir
Sâdıkların ayârından
"KÛNÛ MA'AS'SÂDIKÎN" der
Âyet; Hakk'ın envârından
Yâ Rabb; erdir bu gâyeye
Meftunlarız bu pâyeye
Cümle sevenler; berâber
Komşumuz olsun Peygâmber
Dünyâda dostluk imkânı
Ukbâda cennet mekânı
Sevelim, hem sevilelim
Hoşnut edelim Rahmânı
Bulmak, buluşmak üzere
Gülmek, gülüşmek üzere
Bilmek, bilişmek üzere
Olmak, oluşmak üzere:
"Razıyallâhü anküm"; Hey!
"Es'selâmü Aleyküm" Hey!