5 Haziran 2026 Cuma
SON DAKİKA

İ M D A TTTT

Yayınlanma: 05.06.2026 09:34 · Yazar: Ufuk Ersoy

 

Nasılsınız?

Nasıl gidiyor hayat?

Her gün olan bitenler karşısında ne düşünüyorsunuz?

Bunaldınız değil mi?

Aslında bıktınız.

Tahammülünüz kalmadı.

Sabrınızın sınırını aştınız farkındayım.

Öyle hale geldik ki; her nerede olursak fark etmez,

Caddede, sokakta, evde, kahvede,

Otururken, kalkarken, yürürken,

Avazımız çıktığı kadar “İMDAT” diye çığlık atmak istiyoruz değil mi?

***

Geri kalmış bir ülkenin yüce büyüklerinden birisi, ülkeyi dolaşmaya çıkar adamlarıyla birlikte.

Helikopter yolu, suyu falan olmayan bir köyün ortasındaki meydana iner.

Köylüler sevinç içindedir.

Çünkü köylerine yüce bir adam gelmiştir.

Hemen çoluk-çocuk, yaşlı-genç, çevresini sararlar onun.

Bu arada televizyon kameraları da çekim yapmaktadır.

Yüce Başkan, köyün en yaşlı kişisini yanına çağırır.

“Bak, der, bu televizyon kamerasıdır. Şimdi seninle beni filme alıyor, ayrıca seslerimizi de...”

“Eeee” der yaşlı adam.

“Haydi, sen de bir şeyler söyle...” der başkan ısrarla.

Yaşlı köylü ürkek ürkek bir Başkan'a bakar, bir de kameraya:

“Şimdi, der, bu aletten konuşursam, beni ülkenin başka yerlerinden du· duyacaklar mı?”

Başkan güler: “Yalnız senin sesini değil, seni de görecekler. Hem yalnız bizim ülkemizde değil, başka ülkelerde de görecekler.”

“Oh, ne güzel! Yani şimdi beni, İngiltere’den de, Amerika'dan da, Fransa'dan da hem seyredecekler, hem de işitecekler...”

“Elbette” der Başkan.

O zaman yaşlı köylü, mikrofonu alır eline, kameraya yaklaşır ve tüm gücüyle bağırır:

“Yetişin, imdat!”

***

İmdat…

İmdat be kardeşim…

İmdat…