17 Temmuz 2026 Cuma

İSLAM’DA ŞEHİTLİK VE GAZİLİK..  

Yayınlanma: 17.07.2026 22:27 · Yazar: Hüseyin Deniz

 

“Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber;

Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.”

— Mehmet Âkif Ersoy

 

Şehitlik, İslam’ın insana lütfettiği en yüce makamlardan biridir. Bu makam; makam, servet veya şöhret için değil, yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak, dinini, vatanını, bayrağını, ezanını ve milletinin namusunu korumak uğruna canını feda edenlere nasip olur.

 

Hiçbir dünyevî menfaat gözetmeden, Allah yolunda mücadele ederken hayatını kaybeden müminler, Rabbimizin katında “ölü” değil, diri kabul edilmiştir. Yüce Allah bu hakikati Kur’an-ı Kerim’de şöyle haber vermektedir:

 

“Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Bilakis onlar diridirler. Fakat siz bunu bilemezsiniz.” (Bakara, 2/154)

 

Bu ilahî müjde, şehitlik makamının ne kadar yüce olduğunun en açık delilidir.

 

Vatan topraklarını, bayrağımızı, ezanımızı ve milletimizin bağımsızlığını korumak uğruna can veren kahramanlarımız da bu kutlu makama erişmişlerdir. Aziz milletimizin yazdığı 15 Temmuz Demokrasi Destanı’nda; tankların önüne göğsünü siper eden askerlerimiz, polislerimiz ve vatandaşlarımızdan hayatını kaybedenler de milletimizin gönlünde şehitlik mertebesine ulaşmış kahramanlar olarak yaşamaktadır.

 

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), yalnızca savaş meydanında değil, bazı musibetler sebebiyle vefat eden müminlerin de ahiret bakımından şehit sevabı alacağını haber vermiştir. Buna göre; deprem, yangın, sel, çığ, deniz kazası gibi afetlerde hayatını kaybedenler ile bazı ağır hastalıklar sebebiyle vefat eden müminler de hadislerde bildirilen ölçüler çerçevesinde ahiret şehidi olarak değerlendirilmiştir.

 

İslam âlimleri şehitliği üç kısımda ele almışlardır:

 

* Hakiki (Tam) Şehit: Allah yolunda savaşırken veya haksız yere öldürülen ve şehitlik hükümlerine sahip olan kimselerdir.

* Dünya Şehidi: Dış görünüşte şehit sayıldığı hâlde niyeti Allah rızası olmayan, dünyevî menfaat için savaşan kimselerdir.

* Ahiret Şehidi: Bazı şartları tam taşımadığı için cenaze hükümleri normal şekilde uygulanan; ancak Allah katında şehit sevabına kavuşacağı bildirilen kimselerdir.

 

Şehitler, bu milletin istiklalinin mühürleridir. Gaziler ise o destanların yaşayan kahramanlarıdır. Bizlere düşen görev; onların emanetine sahip çıkmak, birlik ve beraberliğimizi korumak, vatanımıza, bayrağımıza ve ezanımıza aynı sadakatle sahip olmaktır.

 

Bu vesileyle, başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere bütün şehitlerimize Cenâb-ı Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize sağlık, afiyet ve uzun ömürler niyaz ediyorum.

 

Rabbim, aziz milletimizi her türlü fitneden, ihanetten, darbelerden ve dış düşmanların şerrinden muhafaza eylesin. Birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim kılsın.

 

Milletimizin başı sağ olsun. Ruhları şâd, mekânları cennet olsun.