KAYIP GENÇLİK
Gençlerin durumu belli.
Verilere göre, 6 milyon eğitimli genç, hiçbir iş yapmadan evde oturuyor.
Araştırma böyle söylüyor.
Bir de oturmayan bir kesim var ki onları sormayın.
Çoğunluk üniversite mezunu.
Mezun olduğu branşla ilgisi olmayan,
Okuyup, diplomasında yazan mesleğin çok uzağında,
Mecburen,
İşsiz kalmamak,
Kimseye muhtaç olmadan yaşamak,
El avuç açmamak için marketlerde çalışıyorlar.
***
Gerekirse kamyondan mal boşaltıyorlar.
Koca paletlerin üzerine istifledikleri malları depoya çekenleri,
Kimi zaman kendilerinden daha büyük kolileri sırtlarına yüklenmiş görüyorum onları.
İş tanımları oldukça garip.
Kasiyer,
Rafçı,
Kimi zaman temizlikçi,
Her şeyden sorumlu,
Ağır yük kaldırıcı,
Evrakçı…
Ağır iş,
Yüksek tempo…
***
Her yere açılmış üniversitelerden mezun olmuş,
Ellerine diplomaları tutuşturulmuş gençler,
Büyük ve o renkli rüyaların içinden çıkıp,
Gerçekler dünyanın savaş meydanında, hayatta kalmak için mücadele ediyor.
***
Genç demek hareket demek, dinamizim demek.
Lakin o gencecik çocukların gözlerinin feri sönmüş bakıyor.
Hayatlarından bıkmış,
Hayal kuramayan,
Yarın için bir plan yapamayan gençlerin durumu vahim.
***
Asıl mesele gençler.
Gelecekleri…
Bir market deposunun karanlık, kuytu köşesine sıkıştırdığınız diplomalı genç beyinlerin umutlarını aydınlığa kavuşturmak zorundasınız.
Ki; memlekete güneş doğsun…
Gençler ellerimizden kayıp gidiyor…