KOKARCA KAPIDA DEĞİL, BAHÇENİN İÇİNDE!
Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık, son yılların en büyük tehditlerinden biriyle karşı karşıya. Adı artık herkes tarafından bilinen kahverengi kokarca, özellikle Ordu, Giresun, Samsun, Trabzon ve Sakarya başta olmak üzere fındık üretim bölgelerinde ciddi zararlara neden oluyor.
Bir zamanlar uzak bir tehlike olarak görülen bu istilacı böcek, bugün birçok üreticinin bahçesinde adeta ablukaya dönüşmüş durumda. Üstelik verdiği zarar sadece fındıkla sınırlı değil. Sebzeden meyveye, mısırdan çeşitli tarım ürünlerine kadar geniş bir alanda etkisini gösteriyor. Ancak Karadeniz insanı için işin en can yakıcı tarafı, fındığın geleceğini tehdit etmesi.
Kahverengi kokarca, fındık tanelerini emerek besleniyor. Bunun sonucunda boş fındık, şekilsiz iç oluşumu, kalite kaybı ve verim düşüklüğü ortaya çıkıyor. Üretici bahçesine bir yıl boyunca emek veriyor, gübre atıyor, ilaçlama yapıyor, hasat zamanı bekliyor. Ancak hasat döneminde karşılaştığı manzara çoğu zaman hayal kırıklığı olabiliyor.
Burada en önemli nokta, mücadelenin bireysel değil toplu yapılması gerektiğidir. Bir üretici bahçesinde gerekli önlemleri alırken komşu bahçelerde mücadele yapılmazsa başarı şansı ciddi şekilde azalıyor. Kokarca kısa sürede yeniden yayılıyor ve verilen emek boşa gidebiliyor.
Yetkililer sürekli uyarıyor; mekanik mücadele, biyoteknik yöntemler ve ruhsatlı ilaçlarla zamanında yapılan uygulamalar büyük önem taşıyor. Özellikle zararlının yoğun görüldüğü alanlarda ilaçlama takvimine uyulması gerekiyor. Ancak sadece devlet kurumlarının mücadelesi yeterli değil. Üreticinin de süreci yakından takip etmesi şart.
Karadeniz insanı yıllardır donla, doluyla, kuraklıkla ve heyelanlarla mücadele etti. Ancak kahverengi kokarca, doğrudan ürünün kalbine saldıran farklı bir tehdit olarak karşımızda duruyor. Bu nedenle rehavete kapılmadan, “Benim bahçemde yok” demeden herkesin tedbir alması gerekiyor.
Unutulmamalıdır ki fındık sadece bir tarım ürünü değil; bölgenin ekonomisi, ihracatı ve binlerce ailenin geçim kaynağıdır. Kokarca ile mücadelede gösterilecek hassasiyet, aslında Karadeniz’in geleceğine sahip çıkmak anlamına geliyor.
Bugün alınacak önlemler, yarının mahsulünü kurtaracaktır. Aksi halde kokarca sadece fındık bahçelerini değil, üreticinin emeğini ve kazancını da kemirmeye devam edecektir…