10 Haziran 2026 Çarşamba
SON DAKİKA

N A N E

Yayınlanma: 10.06.2026 09:17 · Yazar: Ufuk Ersoy

 

AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak,

Ordu’da yaylalarda yürütülen maden arama faaliyetlerine ilişkin tartışmalarda mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına sevinenleri eleştirdi.

Vekil “İyi nane yediniz. Keşke benim kendi bahçem de olsa da versem, ben de zengin olsam” dedi.

Madencilik karşıtı söylemlerin rasyonel temele dayanmadığını savunan Vekil, madenciliğin hem günlük yaşamın hem de milli bağımsızlığın vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti.

Sonra?

İfadeleri sosyal medyada yayınlandı.

Ortalık ayağa kalktı.

Ne yorumlar,

Ne yorumlar…

***

“Nane yemek” 

"Hiç olmadık yerde yanlış bir söz söylemek ya da yanlış bir iş yapmak" anlamında kullanılır.

Eskiden Medrese ehli arasında ekmeğe, Arapça 'nân' kelimesinden türetilen, 'nân-ı aziz' denilirdi. Bu, ekmeğe olan bir hürmet ifadesi idi.

Anlatılır ki, o zamanlar medrese talebeleri, özellikle Ramazan aylarında köy ve kasaba camilerine gider, vaaz eder, namaz kıldırır ve öğrendiklerini böylece uygulama fırsatı bulurmuş.

Böyle birkaç medrese talebesi, Ramazan'da bir köye gitmişler.

Teravih namazı kılındıktan sonra köyün muhtarı onları misafirhaneye yerleştirmiş.

Ayrılmadan önce de sahur için bir istedikleri var mı diye sormuş. Talebeler de "katığımız var, yalnız nân-ı aziz getirirsen seviniriz" demişler.

Muhtar ilk defa duyduğu bu kelimeyi anlamamış:

"O dediğiniz naneden bizim köyde bulunmaz" demiş.

Talebeler de tekrar etmişler "bize nan yeter" demişler.

Fakat yine anlamayan muhtar, "Ben size ekmek getireyim, biz öyle nane yemeyiz" deyince, talebeler gülüşmüşler ve 'nân'm ekmek demek olduğunu söylemişler.

Bu da gülüşmelere sebep olan bir hatıra olarak çok anlatılmış.

Muhtarın "nane yemeyiz" sözü de "hatalı bir söz söyleyen ya da yanlış bir iş yapanlara" söylenen "nane yemek" deyimi olmuş.

***

Oysa ne kadar masum bir hikâyesi var değil mi?

Lakin maden olayı hikâyesi kadar masum mu sizce?

Olaya bu kadar basit gözle bakılabilir mi?

Sonra bu vatandaşlar neden ayakta?

Neden taşını, toprağını, bağını, bahçesini, havasını, suyunu, deresini, ırmağını, fındığını korumak için eylem yapıp, direniyor?

Cevabı basit aslında.

Yanlış bir iş yaparak,

Gelecekte işte o naneyi yememek için…