N E C A T İ
Açıklanan rakamlar iç açıcı değil.
Yıllardan beri enflasyonun düşmesini bekliyoruz.
İnatla düşmüyor.
Sabır isteniyor, direniyoruz.
Lakin ortada düşen bir enflasyon görmüyoruz.
Evdeki hesap çarşıya uymuyor.
Alım gücü düşüyor,
Cebindeki para eksiliyor,
Sabır taşı çatladı çatlayacak.
Yine de güzel bakmaya,
İşin iyi tarafını görmeye çalışıyoruz.
Ancak geçim derdi milyonların en büyük sorunu haline geldi.
***
Bir karı koca kamp yapmaya karar vermiş. Güzel bir kamp alanı bulup çadırlarını kurmuşlar. Yemeklerini yiyip, çadırlarına çekilmişler. Birkaç saat sonra kadın kocasını uyandırmış ve:
“Uyan uyan!”
“Ne oldu? Ne istiyorsun?” diye sormuş adam.
“Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle,” demiş kadın.
Adam gökyüzüne bakmış ve cevap vermiş:
“Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız,” demiş.
Karısı tekrar sormuş:
“Peki, bu sana neyi gösteriyor?”
Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünmüş ve cevap vermiş:
“Tanrının gücünü ve kendi acizliğimizi görüyorum. Evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. Niye sordun bunu bana? Sana neyi gösteriyor?” demiş.
“Ah, Necati, çadırımızı çalmışlar” diye cevap vermiş kadın.
***
Çoğunluk olan biteni, Necati gibi görüyor/görmek istiyoruz.
Necati’nin karısı gibi meseleye objektif gözle bakanlar,
Gerçeği görenler çok değil maalesef.
Özetle, hepimiz Necati’yiz…
Çadır çalınmış olsa bile,
Sırt üstü yatmış, gökyüzünü seyrediyoruz.
Necati’nin karısına gelince,
Dokuz köyden kovulduğu için nerede olduğu bilinmiyor.