TEMSİL/AĞIRLAMA
Evde bir ergenle yaşıyoruz.
14 yaşında.
Nasıl bir durum anlatmak gerekirse,
Köpekbalığının cirit attığı bir havuzda yüzmek daha kolay.
Konuştuğunda sanki dipsiz bir mağaradan ulaşıyor sesi.
Kalın, yankı yapan, kulak tırmalayan.
Acayip tepkiler, durup dururken anlamsız tripler, garip fikirler, istekler…
“Beni anlamıyorsunuz” cümlesi başköşede,
Aslında ne biz onu anlıyoruz,
Ne de o bizi.
Geçinip gidiyoruz işte.
***
Okuldan sonra eve girmesi bir tören.
Sık sık hava karardıktan sonra eve teşrif ediyor beyefendi.
Cumartesi, Pazar günleri ara ki bulasın.
Aktiviteleri için oluşturduğu bir fon var.
Sürekli kaynak takviyesi yapıyoruz.
Lakin fark ettik ki; her daim ekside, meteliğe kurşun atıyor.
Nereye harcıyorsun bu paraları diye sorduğumda,
Dalga geçercesine, “Temsil ve ağırlama giderleri” diyor bana.
Neyi temsil ediyor?
Yada kimi/kimleri ağırlıyor? Bilmiyoruz.
Hesabını vermiyor.
Nasıl olsa fona para akıyor.
Kimse nereye harcadığını sormuyor zaten.
Sonra parayı kendisi kazanmıyor.
Cebinden çıkmıyor.
Harcarken bana mı soracak?
***
Evde bir ergenle yaşıyoruz.
14 yaşında.
Huysuz, aksi, geçimsiz, asabi, her lafa verilecek bir cevabı olan boru gibi ses çıkaran.
Huzurevi inşaatını yakından takip eden,
Ve beni oraya kayıt ettirmeyi kafasına koymuş bir ergen o.
Temsil ve ağırlama giderleri çıldırtıyor adamı.
Harcamalar hesapsız, kitapsız.
Benden aldığı parayı, hesapsızca, düşüncesizce,
Har vurup, harman savuruyor.
Pis ergen seni…