Y A L A N L A R
Kurtlar ta en başından beri vardı.
Şimdilerde de var, kimse inkâr edilemez.
Çobanlar,
Ve koyunlar da.
Hikâyenin kurgusu oldukça basit.
Çoban yalanlarla eğlenecek,
Kurtlar, çobanın dalgın bir anını kollayıp, koyun sürüsüne dalacak.
Amaç hiç doymayan aç karnını doyurmak.
***
Bir zamanlar, tepede koyun sürüsünü izlemekten sıkılan bir çoban çocuğu yaşarmış.
Kendini eğlendirmek için, “Kurt! Kurt! Koyunları kurt kovalıyor!” diye bağırmış.
Köylüler çocuğa yardım etmek ve koyunları kurtarmak için koşarak gelmişler.
Hiçbir şey bulamamışlar ve çocuk onların kızgın yüzlerine bakıp gülmeye başlamış.
"Ortada kurt yokken 'kurt geldi' diye bağırma evlat!" diye öfkeyle bağırdılar ve gittiler.
Çocuk ise onlara sadece güldü.
***
Bir süre sonra sıkıldı ve tekrar "kurt!" diye bağırdı, köylüleri ikinci kez kandırdı.
Öfkeli köylüler çocuğu ikinci kez uyardılar ve gittiler.
Çocuk sürüyü izlemeye devam etti.
Bir süre sonra gerçek bir kurt gördü ve yüksek sesle,
"Kurt! Lütfen yardım edin! Kurt koyunları kovalıyor. Yardım edin!" diye bağırdı.
***
Ama bu sefer kimse yardıma gelmedi.
Akşamleyin çocuk eve dönmeyince köylüler ona ne olduğunu merak edip tepeye çıktılar.
Çocuk tepede oturup ağlıyordu. "Kurt var diye bağırdığımda neden gelmediniz?" diye öfkeyle sordu. "Sürü dağıldı şimdi," dedi.
Yaşlı bir köylü ona yaklaştı ve şöyle dedi: "Yalancılar, doğruyu söyleseler bile insanlar inanmazlar.”
***
Hikâye böyle.
Çoban canı istediğinde kurt var diyerek kendi kendine eğleniyor.
Kurt sürüye dalıyor.
Koyunlar tek tek eksiliyor zamanla.
Buraya kadar değişen bir şey yok yıllardır.
Bu hikâyedeki tek önemli gerçek, köylü artık kanmıyor bu yalanlara.
Biliyor çobanın kendileriyle eğlendiğini,
Farkında kurdun asıl amacının koyunlar olduğunu.
"Yalancılar, doğruyu söyleseler bile insanlar inanmazlar.”