YO R U M S U Z
Yeni yılın ilk pazartesi.
Hiç olmazsa bugün, gülün, gülümseyin.
***
Padişah, Sadrazamı görevinden almış.
Azledilen Sadrazam çelebi bir adam.
Kendinden sonraki sadrazama görevi teslim ederken, eline üç zarf tutuşturur.
Kapalı zarflardı bunlar...
"Bak dostum..." der. Başın sıkışır, işler kötü gider ve içinden çıkılmaz hale gelirse, bu zarflardan birini aç. Ne yazıyorsa onu yerine getir."
Yeni sadrazam altı ay içinde çuvallamıştı. Aklına "üç zarf" gelir.
Birincisini açar. Tavsiye şuydu:
"Senden önceki dönemleri kötüle..."
Yeni sadrazam bir altı ayı da, kendinden öncekileri yerin dibine batıra çıkara geçirir.
Ne var ki, işler hiç de iyi gitmiyordur.
Toplumsal patlama kapıda. Aklına yine "zarflar" gelir.
İkincisini açar. Tavsiye şöyle:
"Çevreni kötüle..."
Sadrazam, bu telkini de yerine getirmeye çalışır.
Bir altı ay da böyle geçer ama yine de çuvallamaktan kendini kurtaramaz.
Ve son zarfı açar.
Kader ağlarını örmüştür.
Bu zarfın içinden kâğıdın üzerinde şunlar yazılıdır.
“Şimdi sen de üç zarf hazırla..."
***
Birinci açılır,
İkinci açılır.
Ama üçüncü zarfı bırak açmayı, yüzüne bakan yoktur nedense?
Herhalde aynı şeyi bende yapardım.
Ha üç,
Ha beş zarf,
Kırk zarf olsa kimin umurunda?