Ordu Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Ömer Faruk Barçak, son dönemde sezaryen oranları üzerinden hekimlere yönelik yaptırımların gündeme gelmesine tepki göstererek, hekimlerin yalnızca istatistiksel verilerle değerlendirilmesinin bilimsel, hukuki ve etik açıdan doğru olmadığını söyledi.
Barçak, hekimlik mesleğinin yalnızca sayısal göstergelerle ölçülemeyecek kadar kapsamlı bir süreç olduğunu belirterek, sağlık hizmetinin temelinde "öncelikle zarar vermeme" ilkesinin bulunduğunu ifade etti.
"Sezaryen Kararı Çok Sayıda Etkene Bağlıdır"
Sezaryen oranlarının tek başına bir hekimin mesleki başarısını ya da yeterliliğini göstermeyeceğini vurgulayan Barçak, bu oranların hastanın sağlık durumu, gebelik riskleri, acil müdahale gerekliliği, anne adayının tercihleri ve klinik endikasyonlar gibi birçok faktörden etkilendiğini belirtti.
Bu nedenle yalnızca istatistiksel oranlara bakılarak hekimlerin meslekten men edilmesi ya da disiplin cezasıyla karşı karşıya bırakılmasının klinik gerçeklerle bağdaşmadığını ifade etti.
"İstatistikler Hukuki Kusur Sayılamaz"
Hekimlerin mesleklerini icra etme hakkının Anayasa ve ilgili mevzuatla güvence altında olduğunu hatırlatan Barçak, bir hekime yönelik en ağır idari yaptırımların ancak objektif şekilde kanıtlanmış tıbbi uygulama hataları sonucunda uygulanabileceğini söyledi.
İstatistiksel verilerin kalite değerlendirmesinde kullanılabileceğini ancak tek başına hukuki kusur olarak değerlendirilemeyeceğini dile getiren Barçak, sezaryen oranlarının cezai veya disiplin yaptırımına gerekçe yapılmasının hekimleri "defansif tıp" uygulamalarına yöneltebileceği uyarısında bulundu.
"Bilimsel ve Adil Denetim Mekanizmaları Oluşturulmalı"
Ordu Tabip Odası Başkanı Barçak, sağlık sisteminde kaliteyi artırmaya yönelik denetimlerin gerekli olduğunu ancak bu süreçlerin hekimin klinik muhakeme yetkisini koruyan, şeffaf, bilimsel ve adil esaslara dayanması gerektiğini belirtti.
Barçak, hekim hakları ile hasta haklarının birbirini tamamlayan unsurlar olduğuna dikkat çekerek, mesleki değerlendirmelerin yalnızca sayısal verilere değil, hukuki ve etik ilkeler doğrultusunda objektif kriterlere göre yapılması gerektiğini ifade etti.