FINDIK, FINDIKÇININ İMTİHÂNIDIR
Nîmetler içinde güzel bir nîmet
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
Çok ürüne göre sanki ganîmet
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Çok sihirli ama; sarsar herşeyi
Hem mânâyı bozar, hem de maddeyi
Sohbetleri tıkar; kovar neşeyi
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Ağzını açanın ilk lâfı lânet
4 dolardan fazla fiyat ihânet!
1 dolarlık günler, unutuldu; net!
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Müstahsilden şükredeni görmedim
Şikâyetçileri hayra yormadım
Şom ağızlılara kıymet vermedim
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Bu mevsimin mâneviyâtçısı yok
Diller bir karış, zehirli birer ok
Göremezsin râzı, gözü-gönlü tok
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Hattâ; kesilen var birden canavar
En mülayim olan yıkıyor duvar
Ne dinsizi zaptoluyor, ne dindar
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Daha mı iyiydi durum eskiden?
Düne göre şimdi nedir ters giden?
Evlerde maaşlı hiç de yok iken
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Refah arttıkça doyumsuzluk artıyor
Ulaşılan, dahasını dürtüyor
Nîmete tavırlar kulu tartıyor
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
"Rabbenâ, hep bana!" havası hâkim
Başka ürünlerle kıyaslayan kim?
Yâ Rabb eyle bizi münsif, müstakîm
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Bir değeri yoksa villâlar nerden?
Arabasız ev yok; paralar nerden?
Eyleme Yâ Rabbî nîmete körden
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Çeliği-çocuğu; hepsi maaşlı
Mal yarışındalar; bacılı-gardaşlı
Yine de hoşnutsuz; hep çatık kaşlı
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Öşrüne gelince; veren kaç kişi?
Herkesin dünyâyla mâlesef işi
Gel de hayra yor, bu hadsiz gidişi
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Kim istemez daha iyisi olsun
Dünyâda tüm râzlar yerini bulsun
Yanımız-yöremiz mutluluk dolsun
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Hem beşyüz verilse yevmiye beş bin
Ücreti kat kattır bir yarım işin
Ne komşu lâf anlar, ne de kardeşin
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Herkesler fırsatçı, para peşinde
Senden kazanç yolu görür düşünde
Manzara bu; toplumun gidişinde
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Vermelerde aslâ, almada vezir
Herkes ücretlerden kesmeye hazır
Bir de bahçeleri toplasa Hızır!
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Nûrânî dâvet ediyor insâfa
Nankörlerden olma durup ön safa
Biraz da bak burdan başka tarafa
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Yaylaları dön şöyle iç bölgeye
Suyu-seli geçtik; muhtaç gölgeye
Fark için lüzum var mıdır belgeye?
Fındık fındıkçının imtihânıdır..
***
Çoğu arabasız, varsa da tek-tük
Onların da çoğu hurdalık, dökük
Bizdeki isyânlar onlardan büyük
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Bir telâştır gider, sinirler gergin
Bahçeye girmeden ağalar yorgun
Nîmete dargındır devlete kırgın
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Kimi yerler hâriç; en az üçte bir
Masrafını çıkar, gerisi gelir
Başka hangi ürün böyle kâr verir?
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Sırtında çuvalla poz verir beyler
Motorun sesine hız verir beyler
Altına yazarlar türlü heyheyler!
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Emeksiz mi olacaktı yemekler?
Nedir "boğazında kalsın!" demekler?
Zararsa; nedendir emeklemekler?
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Dürüstlük; insana yakışan budur
Hiç olur mu böyle; sebebsiz kudur?
Fındıksız olan da Allâh kuludur
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Düşmansan; fındığı bahâne etme
Nîmeti istismâr yoluna gitme
Hak katında îtibârı eksiltme
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Hayâtından büyük içindeki kin
Dindiremez bunu ne ahlâk ne din
Hey insan; nedir, kendinden çektiğin?
Fındık; fındıkçının imtihânıdır...
***
Yerin üstü hayâl, altı gerçektir
Nefsine şu nankörlükten el çektir
Kadirşinâs olmak, şükür çiçektir
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Sen hesap yaparken, senin hesâbın:
Tutuluyor; kurulacak dîvânın
Sorulacak, herşeyleri dünyânın
Fındık fındıkçının imtihânıdır...
***
Fındık fındık derken, özü kaybetme
Şartlara, gerçeğe karşı aybetme
Dünyâ, ne de âhirette söyletme
Fındık, fındıkçının imtihânıdır...
***
Kardeşiniz îkâz eder; fındıktan
Kendine sâhip ol, olma zındıktan
Nedir kâr; öteyi döküp-kırdıktan?
Fındık fındıkçının imtihânıdır...