HAYIR DESEM NE OLUR?
Özel hayatımızda, iş hayatımızda ve okul hayatımızda “hayır” demek neden bu kadar bizi zorluyor. Yaratacağı etkiyi düşünüyorum, nasıl söylerim diyorum, bana söylense ne hissederim diye düşünüyorum. Nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. Bu yüzdende “hayır” demekten kaçınıyorum.
“Hayır” diyebilmeyi öğrenmeliyim ve danışanlarıma, çevreme öğretmeliyim. Bu bence öğrenilmesi ve öğretilmesi gereken bir “sosyal beceri”dir. Bu sosyal beceri gerekli yerde ve zamanda kullanılmazsa birçok psikolojik ve fizyolojik sorunlara yol açar. Kötü gün dostu olmak elbette önemlidir. Evet diyebilmek güzeldir. Ancak sınırlarımızı aşmadan, kendimizi ve ailemizi zora düşürmeden…
Neden bu kadar zordur "hayır" diyebilmek?
• İnsanların isteklerine, taleplerine olumsuz yanıt vermek, o kişiyi reddetmek olur diye "hayır" demekten çekiniriz.
• "Hayır" dediğimizde ya ilişkilerimiz zedelenirse diye düşünürüz, hatta ilişkilerimiz bitme noktasına gelebileceğinden endişe duyarız ve bu kaygılar hayır dememizi zorlaştırır.
• Bencil olarak algılanabileceğimizi düşünerek hayır demekten korkarız.
• Herkesle iyi olmak, herkesi mutlu etmek ve dolayısıyla da herkes tarafından sevilebilmenin yolunun her şeye “evet” demekten geçtiğini düşünerek "hayır" demekten kaçınırız.
• "Hayır"ın ne zaman ve ne şekilde denileceğini öğrenememiş olduğumuzdan "hayır" diyemeyebiliriz.
Peki gerektiği zamanda "hayır" diyebilmek neden bu kadar önemli ve neden "hayır" demek gerekiyor?
Kendi yaşantımın dümenini elimde tutabilmek için "hayır" diyebilmeliyim. Kendime güvenebilmek için "hayır" diyebilmek ve "hayır" diyebilmek için de kendime güvenmem gerekiyor.
Gerektiğinde, istemediğim- doğru bulmadığım şeyi yapmamak kendime olan saygımı arttırır. Birilerini kırmamak- onların sevgisini- ilgisini- saygısını kaybetmemek için uygun görmediğim şeyleri yapmak- itiraz etmemek, beni kendi gözümde ve başkalarının gözünde değersiz kılabilir.
Yanlış yapmaktan, hatalı davranmaktan ve olumsuz değerlendirilmekten korkmadığınızda gerekli noktalarda rahatlıkla “hayır” diyebilecek ve korkularınızın gereksiz olduğunu, aslında insanların hatasız olanı, mükemmeli değil de kendisi gibi hata yapabileni daha kolay kabul ettiğini, sıcak yaklaştığını görebileceksiniz
Hem daha çok sevilen, kabul gören hem de sayılan biri olabileceksiniz. İnsanlar sizin karşınızda nasıl davranmaları, ne zaman durmaları gerektiğini, sizin de sınırlarınız olduğunu bilecekler ve böylece daha açık ve sağlıklı iletişim kurabileceksiniz.
Nasıl yapacağım? Ne yapacağım?
1. Önce anlamak sonra anlaşılmak! Karşınızdaki kişiyi saygıyla dinleyin. Konuşmasını tamamlamasını bekleyin. Sözünü kesmeyin
2. Cevabınız vermeden önce zaman isteyin. Kendinizi o an iyi ifade edemeyeceğinizi ya da olumsuz bir cevap vermekte çok zorlanacağınızı düşünüyorsanız; durun ve konu hakkında düşünmek için zaman isteyin. Böylelikle reddetme kararınızın gerekçelerini tespit etmek için fırsatınız olur.
3. Beden dilinizle de hayır deyin. Muhatabınızın gözlerinin içine bakarak kararlı bir ses tonuyla konuşun. Ne söylediğiniz kadar nasıl söylediğiniz de önemli. Bedeniniz siz konuşurken ne diyor? Gözleriniz, duruşunuz ve ses tonumuz söylediklerinizle uyumlu mu?
4. Ortamdan uzaklaşın. Reddettiğiniz kişinin büyük bir hayal kırıklığına uğradığını seziyorsanız, serinkanlılığınızı muhafaza edin, mümkünse bulunduğunuz ortamı değiştirin.
5. Yalana başvurmadan empatik ve sempatik bir şekilde de hayır deyin. Yalnız dikkat! Bazen uzun açıklamalar sınırlarımızın test edilmesine imkân tanır. Karar sizin!
6. Bir öneri ya da alternatif sunabilirsiniz. Örneğin istenen şeyi gerçekten yapmak istiyor ama müsait değilse: “Şu an bunu yapamam ama şu şartlar altında gelecek hafta yapabilirim” gibi…
Bir talebi reddederek, bir düşünceyi onaylamayarak risk aldığımız doğru. Ancak herkesi memnun etmemiz mümkün değil. “Herkes tarafından kabul görmeliyim ve sevilmeliyim” şeklinde bir inancınız varsa, gerçekten hissettiğiniz ve düşündüğünüz gibi davranamazsınız. Karşınızdaki kişiden farklı düşünüyor olsanız bile ifade edemezsiniz. Ortaya çıkan siz değil, başka biridir.
Sürekli içinize attığınız bu olumsuz duygular zamanla birikir. Ya yavaş yavaş elinizi ayağınızı çeker, uzaklaşırsınız o kişiden; ya da bir gün patlarsınız. Hem de hiç ummadığınız bir mekân ve zamanda… İşte bu patlayış, hem size hem de ilişkinize tamiri olmayan zararlar verebilir.
Sessiz çığlıkların, yerinde ve zamanında sesli “HAYIR”a dönüşebilmesi temennisiyle…