DİPLOMA
Müslümanların birçoğu
İslâm’ı yaşamıyor.
Birçoğu da hurafeleri
İslâm diye yaşıyor.
Onun için, beklediği İslâm
Bir türlü gelmiyor…
Bosna-Hersek’deki
Müslümanlık o kadar
Bozuldu ve kayboldu ki,
Müslüman ile Sırp’ı
Birbirinden ayırmak
İmkânsız hâle gelmişti.
Terazi kendini tartmaz
Göz kendini görmezmiş…
İnsan dili'nin adamı imiş!
Günümüzde insanları
Elbisesine göre karşılıyor,
Konuşmasına göre
Yolcu ediyoruz!
Dünya yuvarlaktır,
Her düzlem biraz eğridir.
Eğri cetvelden
Doğru çizgi çıkmaz!
Bilgi bizi cennete,
Cehalet ise cehenneme
Götüren bir şeydir.
Cehennemde diploma
Bir işe yaramaz!
Nurettin Topçu’nun ifade ettiği gibi, çocuğa verilen ilk eğitimin merhamet eğitimi olması gerekir. Kalbe vurulan ilk aşının merhamet aşısı olması icap eder. Zira merhametsiz kalp, kalp olma vasfını yitirir; sıradan bir organa dönüşür.
12 yıllık zorunlu eğitim yüzünden meslek kollarında çırak ve usta yetişmez oldu... Okumuş fakat kendi alanında iş bulamayan işsizlerin sayısı arttı... Çalışmaya başlama yaşı yükseldi... Evlenme yaşı yükseldi.. çocuk sahibi olma yaşı yükseldi..Nüfus artış hızı düştü... Evlenmek istemeyenlerin sayısı yükseldi... Böylece toplumda zina ve eşcinsellik tavan yaptı... Ahlaksızlık tavan yaptı...
Bu durumu bu ülkenin başına bela eden ülkenin sözde entelektüelleridir, sözde çağdaşlarıdır...Bu vizyonsuz elitler,medya aracılığıyla hükümete ve topluma yaptıkları sosyal ve siyasal baskı ile 12 yıllık zorunlu eğitimi bu milletin başına bela ettiler..
Allah hepimizi "alim" olalım diye yaratmadı... Hepimizi mimar mühendis doktor olalım diye yaratmadı... Okuyan herkes adam olacak zengin olacak, hayatını kurtaracak diye bir kaide de yok... Genele bakıldığında zenginlerin yüzde doksanının ticaretle uğraştığını göreceksiniz... Efendimiz hadis-i şerifinde "rızkın onda dokuzu ticarettedir" buyurmasına rağmen, maalesef ki ümmetin çocukları velileri tarafından beyaz ve mavi yakalı çalışanlar olmak için birbirleriyle yarıştırılıyorlar... Tek başına deveyi yüzecek olan dev gibi çocuklar, okullarda köreltiliyorlar, işlevsiz hale getiriliyorlar...
Oysaki okumak isteyen okula gitse, okumak istemeyen gençler ise mesleğe yöneltilse bambaşka bir Türkiye oluruz...
Yahudilere bakın.. onlar en zeki çocuklarını ticaretle uğraştırıyorlar... Fiziken düşük formda olanlarını da okullara yönlendiriyorlar..
Peki dünyayı kim yönetiyor... Yahudiler.. para kimde... Ticaretle uğraşan yahudilerde..
Milli Eğitim akademik başarıya önem verdiği kadar ahlak ve erdem aşısına da önem vermelidir… Yaşanan acı olaylar gençliğimizin bir boşluk içinde savrulduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir… Eğer bunca imkana, ilerleme ve gelişmişliğe rağmen hala yeni nesilde ahlak, edep, adap geliştirememişsek oturup eğitim sistemimizi, eğitim-öğretim koşullarımızı, ve toplumsal durumumuzu konuşmalıyız…
Ahlak, gelenek, görenek ve dinden uzak olan, haya ve imandan bi haber yaşayan, hevasının peşinde koşan bu gençliğin yetiştiği eğitim kurumları ve eğitim sistemi artık yeniden sorgulanmalıdır…
Televizyonlara hâkim olmadığımız, internet ağlarını, sosyal medya ortamlarını, sokakları, çarşıları kontrol edemediğimiz, adaletsizliklere dur diyemediğimiz, mafya ve aldatma dizilerine dur diyemediğimiz, çeteleşmelere son vermediğimiz, sonu bağımlılıkla neticelenen maddeleri okullardan uzaklaştıramadığımız müddetçe bu gençliği kazanmamız mümkün olmayacaktır…
Ana babasının sözüne değer vermeyen, büyüklerini saymayan, başına buyruk yaşayan, her imkânı önünde hazır bulan, her türlü hizmete amade olan, hevasına kul olan, şehvetinin peşinde koşan, kitap okumayan ve sadece akademik başarıya odaklanan bir nesli sadece eğitim seferberliği ile düzeltemeyiz…
Eğitim sisteminin temeline akademik başarının yanı sıra örf, gelenek-görenek, ahlak, erdem, iman ve dini bilinci yerleştirmediğimiz müddetçe bu nesli kaybetmeye devam edeceğiz… Unutulmamalı ki kaybettiğimiz sadece neslimiz olmayacak bekamız da tehlikeye girecektir…
HAYIRLI CUMALAR