12 Haziran 2026 Cuma

ÜÇ GÖMLEK !

Yayınlanma: 12.06.2026 18:11 · Yazar: Abdülkadir Demir

Yusuf Aleyhisselam’ın hayatında gömleklerin özel bir yeri var:

Kıskanç kardeşleri tarafından kuyuya atıldıktan sonra Yakup Aleyhisselam’a getirilen kanlı ve yalancı gömlek.

Sarayın azizinin karısının kötü emellerini gerçekleştirmek için Yusuf’u takip ettiği sırada arkadan yırtılan iffet ve namus gömleği.

 

Yusuf Aleyhisselam Mısır’a aziz olup kimliği ortaya çıktıktan sonra babasının hüzünle ağlamaktan kapanan gözlerine sürülmek üzere gönderdiği şifa vesilesi, hasreti bitiren gömlek...

Yusuf Aleyhisselam’ın hayatı mesajlarla dolu.

Ne ağır imtihanlar yaşamış:

Kuyuya atılan küçük bir çocuk.

Pazarda satılan aciz bir köle.

 

Bütün imkanlar önüne serilip harama davet edilen bir genç.

Zindanı zinaya tercih eden iffetli bir delikanlı.

 

Zindanda geçen uzun yıllar.

Baba hasreti, kardeş ihaneti ve iftiranın birlikte taşındığı ağır manevi yük...

 

Gerçekten ağır ve zor imtihanlar...

Biz iffet ve namus gömleğinin mesajını hatırlayalım:

Sarayın en ihtişamlı kadınından saraydaki köleye yapılan ahlaksız davet.

İnsan bu imtihanı yalnızca Rabbinin korumasıyla kazanabilirdi ve öyle oldu.

 

Hazreti Peygamber aleyhisselam, hiçbir gölgenin bulunmadığı günde Allah’ın arşının gölgesi altına alınacakları anlatırken "Güzel ve şan/şeref sahibi bir kadının bile iffetsizlik teklifine ‘Ben Allah’tan korkarım’ diyerek cevap veren adam"ı sayıyor. 

Yusuf aleyhisselam gibi...

 

"Ben Allah’tan korkarım."

Arzu ve isteklerin; şehvet ve şöhretin esiri olmak insanı iffet ve hayadan uzaklaştırır...

 

"Ben Allah’tan korkarım diyerek Rabbinin rahmet ve korumasına sığınan adam."

 

Zor bir dönemde yaşıyoruz.

 

Haram ve gayrimeşru olanın altın tepsilerde sunulduğu, heva, heves ve şehvetin söz sahibi olduğu bir dönem

 

Yusuf aleyhisselamın iffetine ihtiyacımız var

 

Gençlerimiz Yusuf’u örnek almalı. Onun sığındığı gibi Rabbine sığınmalı.

 

Nefsin ve şeytanın tuzakları karşısında yırtılacaksa gömlek arkadan yırtılmalı

Yusuf aleyhisselam gibi..

 

Yusuf Suresi çok güzel; bize en yakınlarımızın ihanet edebileceğini, kırık kalplerin sevgiyle iyileşebileceğini, her zorluğun ardından mutlaka bir kolaylığın geleceğini ve sabırlı insanların güzel sonları olduğunu öğretiyor.

 

Hazreti Yakup Aleyhisselam, çocuklarının içerisinde en çok Hz Yusuf'u severdi.. Yakup Aleyhisselam bir gün namaz kılarken, beşikte yatan Yusuf Aleyhisselam'ın ağlama sesini duydu.. ve gayri ihtiyari bir şekilde, saniyelik bir vakitte gözü beşiğe kaydı...

Allahu Teala, Hz Yusuf'u yıllarca Yakup aleyhisselam'dan alıkoydu... Yakup Aleyhisselamın gözleri ağlaya ağlaya kör oldu...

 Keza Hz Yusuf Aleyhisselam'ın abileri de Hz Yusuf aleyhisselama, çok iyi bakar, onu gözlerinden sakınırlardı.. Hz Yusuf Aleyhisselam'ın ağzından çıkan her isteğini yerine getirirler, onu memnun etmek için ellerinden geleni yaparlardı... Bir gün Hz Yusuf Aleyhisselam; 

"Arkamda abimler varken, bana kimse zarar veremez" diye aklından geçirdi.. Allahu Teala Hz Yusuf aleyhisselama en büyük darbeyi ağabeylerinin elinden indirdi...

Sevgide hizmette hürmette ölçü iyidir.. ölçüyü kaçırdığımız her şey, bizim putumuz olur.. Allah ile aramıza perde olur...Allah ise Kulu ile  perdelenmeyi sevmez... Bu yüzden kula perde olacak her şeyi aradan kaldırır... En büyük darbeleri en yakınlarımızdan almamız, en çok  sevdiklerimizden uzak kalmamız bu sebepledir..

 

Hazreti Yusuf Kıssası çok yönlü bir kıssadır... Herkesin kendinden birşey bulacağı bir kıssadır... Şöyleki;

-Hazreti Yusuf'a bakan yönü 

-Hazreti Yakub'a bakan yönü 

-Kardeşlerine bakan yönü 

-Züleyha'ya bakan yönü 

-Hükümdar'a bakan yönü 

-Sözde din adamlarna bakan yönü 

-O dönem yaşayan halka bakan yönü 

-Bizlere ve bizlerden sonrakilere bakacak olan yönü

 

Allah bazen en güzel kapıları açmak için, Kulunu dar kapılardan geçirir. 

Sabırla beklemek lazım. 

Allah sabredenler ile beraberdir.

SEVDİĞİMİZ NE DE ÇOK İNSANI SIRF HASET VE MENFAAT UĞRUNA SATTIK…

 

Müslüman kimlik için önemli bir öğütler silsilesi olan Yusuf suresi "oyun ve oyalanma yeri" olan dünyaya karşı, hikmet nazarı ile okuyanlara bir rehber, bir hayat kılavuzu olarak rehberlik ediyor ve etmeye devam ediyor..

Nedir peki yusuf suresi? 

Müslüman ferdin dünya hayatına karşı nasıl konumlanması gerektiğine dair bir manifestosudur..

 

Yusuf-20

“Derken (merak edip kuyu başına toplanan üvey kardeşleri) onu (Hz. Yusuf’u bulan kafileye, kendi hizmetçileriymiş gibi) ucuz bir değere, sayısı belli (birkaç) dirheme satıvermişlerdi ve zaten onu pek önemsemeyen kimselerdi.”

 

Sevdiğimiz ne de çok insanı bir kaç değersiz paraya sattık...

Kimi zaman en iyi dostumuzu, kimi zaman en iyi arkadaşımızı, kimi zaman kardeşimizi...

 

Bazen bir rütbe uğruna, bazen bir makam uğruna, bazen bir karış arazi uğruna, bazen para uğruna, bazen de sırf haset ve gurur uğruna...

 

Tarihe bakıp mağdur ve mazlum olanların haline bakıp ağlamayı sızlamayı bırakalım. Mağdur ve mazlum ettiklerimizin halini düşünüp ahları ne zaman yakar diyelim..

Ne dersiniz?..

   HAYIRLI CUMALAR