26 Haziran 2026 Cuma
SON DAKİKA

HZ. HÜSEYİN VE KERBELA!

Yayınlanma: 26.06.2026 10:04 · Yazar: Abdülkadir Demir

 

 

Bugün, kardeşi kardeşe düşüren Kerbela gibi bir vahşeti yaşamış olan ümmetin, içi boşaltılmış sadece slogan hâline gelmiş, birlik ve beraberliğe değil, her türlü ötekileştirici, ayrıştırıcı söylem ve bakıştan uzak, kendini üstün ve haklı görme hastalığından sıyrılmış bir gönülle birbirine sıkı sıkı kenetlenmeye ihtiyacı vardır. Her türlü mensubiyetliği, asabiyeti arkasına alıp kardeşliği öncelemek, fitne tohumlarının ırk ve mezhep kılıfıyla sunulduğu bir çağda önemli bir kalkan görevi görecektir. 

 

Zulüm gücü elinde bulunduranın yaratılanlara haksızlık etme hakkını kendinde görmesidir. Alnı secdeye değip de yüreği adalete değmeyenlere inat, dilinden zikir düşmeyip de eliyle saltanat kuranlara rağmen Muhammedî duruş gösterip mazlumların sesi, güvenci olmanın yiğitlik meydanıdır Kerbela.

 

Bu yaşanan ortak acı tecrübe, duyarlılığımızın artmasına, basiretlerimizin açılmasına, her türlü ayrıştırıcı, ötekileştirici ifadelerin yaydığı fitne ateşine karşı kardeşliğimizin güçlenmesine, yarınlara birlik içinde girebilmemize vesile olsun. 

Davaları uğruna serden geçen yiğitlerin, başlarını feda ettiği bu onurlu mücadele ümmetin silkinip dirilmesi için ders olsun.

Selam olsun Hüseyin’e…

Selam olsun Ehlibeyt’e…

Selam olsun her türlü mensubiyetliği bir tarafa bırakıp kardeşliği önceleyenlere…

Yeniden başımız sağ olsun…

 

KERBELÂ’DA OLSAYDIK!

 

İki Cihan serveri efendimiz şöyle buyurdu;

“Cebrail bana haber verdi, 

Hüseyin Fırat kenarında 

Şehit edilecek, 

Orası Ker-vü Belâdır, Kerbelâ dır.” 

 

Hicretin 61.nci yılı 

Muharremin onuncu günü

Fırat, kan renginde akıyor.

Kerbelâ da bir torun,

Dedesinden elli yıl uzakta,

Ehli beytin çiçekleri 

Birer birer soldu.

 

Ya Rasülallah! 

Biz asırlar sonra geldik,

O gün Kerbelâ’da olsaydık;

Ashabının, Seni koruduğu gibi,

Biz de ehli beytini korurduk. 

 

Bunun ispatı olarak da;

Asırlar geçmesine rağmen

Sünnetine sahip çıkıyoruz. 

Çocuklarımızın ismini;

Ahmed Tahir, Fatma, Hatice

Hasan, Hüseyin koyuyoruz. 

Allah bizi Senin sünnetinden, 

Ayırmasın! Âmin…

 

 "Başta hz. Hüseyin(r.a.) olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, canileri de lanetle anarız. 

Tüm yeryüzünde ve bütün zamanlarda ne adına ve kimler tarafından yapılırsa yapılsın işlenen tüm zulümleri kınama bütün mazlumların acılarına ortak olma ve kesinlikle zalimlere meyletmeme hususunda yüce Rabbimizden bizlere ortak bilinç, birlik ve dirlik ihsan etmesini niyaz ederim.

"Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız) sizin Allahtan başka dostlarınız yoktur. Sonra ondan da yardım göremezsiniz! Hud 13  

Kerbelanın tetkçileri iktidar uğruna, zevk ve ikbal uğruna hertürlü  dini ve gayri dini malzemeyi kullanabilecek zalimlerdir.

 Bunlar her çağda her yerde olabilirler.Bunların ilkeleri yoktur. Davaları yoktur. Din ve iman umurlarında değildir. Kutsal tanımazlar. Nefislerini ilahlaştırmışlardır.

 Bunların meşrebi mezhebi aidiyeti, yoktur.

 Kerbelaların olmaması için; olayları akılla, şuurla ve vicdanla tartma noktasına gelmeliyiz. 

Ayrı ve gayrıdan uzak İslamın o sıcak, tertemiz kuşatıcılığında bir araya gelmek temennisiyle; 

Aşure; insanlar arasında dostluğu pekiştiren, husûmetleri gideren ve yeni dostluklara kapı açan bir davetiyedir…