5 Nisan 2026 Pazar
SON DAKİKA

EFOR 'A NE OLDU? OKUYUCU PAYLAŞIMI

Yayınlanma: 10.02.2026 10:41 · Yazar: Erol Karaer

 

Devlet hastanesine gittiğinizde aklınızda tek bir şey olur: Sağlığınız. Gerisi teferruattır.

Kalp rahatsızlığı şüphesiyle nükleer tıp bölümüne yönlendirildim. Yapılacak işlem belli: Efor testi tomografisi. Ancak kapıdan girer girmez ilk cümle şu oldu:
“Efor aleti bozuk. ”Peki çözüm?
“Efor yerine damardan ilaç vereceğiz ama bu ilaç bazı hastalara dokunabilir, risklidir.”

Bu cümle bir hasta için ne ifade eder, düşünebiliyor musunuz?
Özellikle kalbiyle ilgili bir şüpheyle oraya gitmişseniz…

Yanımda bazı hastalar vardı. Uyarıyı duyunca kabul etmeyen oldu, çıkan oldu.
Ben kabul ettim.

İlaç verildi, çekim yapıldı. Küçük bir problem yaşadım ama “olur böyle şeyler” denildi.

Aradan bir hafta geçti. “Tekrar gel” dediler. Gittim. Aynı bölüm. Aynı cihaz. Aynı cevap: Efor aleti yine çalışmıyor. Yine aynı ilaç. Yine aynı risk. Yine aynı işlem.

Peki sonuç? Netice yok.

Şimdi sormak zorundayım:

Bu cihaz kaç gündür, kaç haftadır, kaç aydır çalışmıyor?

Bu durumdan kim sorumlu?
Bu hastanede bunun hesabını verecek bir yetkili yok mu?

Devlet hastanesine gelen vatandaş denek değildir.
“İstersen kabul et, istersen git” denilecek bir durumda hiç değildir.

Efor cihazı bozuk olabilir, olur.
Ama sürekli bozuksa bu bir teknik arıza değil, idari sorundur.

Kalp hastasına “ilaç dokunabilir” denilip sonra da başka seçenek sunulamıyorsa, burada ciddi bir planlama eksikliği vardır.
Ve bu eksiklik, doğrudan insan hayatını ilgilendirir.

Ben soruyorum, kamuoyu adına soruyorum:

Bu cihaz neden çalışmıyor?

Ne zamandır çalışmıyor?

Onarımı neden yapılmıyor?

Hastalar neden riskli bir ilaca mecbur bırakılıyor?

Bunun hesabını kim verecek?

Sağlık hizmeti, “şans işi” değildir.
“İdare ederiz” denilecek bir alan hiç değildir.

Bu yazı bir şikâyet değil.
Bu yazı bir hatırlatma.

Çünkü bir gün o sedyede yatan, herhangi birimiz olabilir.

(Tamer GÜNER)