24 Temmuz 2026 Cuma
SON DAKİKA

ELDİVENSİZ VE ÇORAPSIZ SAKIN BAHÇEYE GİRMEYİN!

Yayınlanma: 24.07.2026 10:15 · Yazar: Mehmet Topkaraoğlu

 

Fındık dalda olgunlaştı, harman yerleri hazırlandı, bahçelere girmeye artık sayılı günler kaldı. Karadeniz insanı için yılın en hareketli, en bereketli ama bir o kadar da yorucu dönemi kapıda. Ancak bu yıl bahçeye adım atmadan önce her zamankinden çok daha dikkatli ve tedbirli olmak zorundayız.

Son dönemde bölge tarımını ve günlük yaşamımızı ciddi şekilde tehdit eden iki büyük belayla mücadele ediyoruz: Kene ve Kahverengi Kokarca.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarındaki artış hepimizin malumu. Bunun yanına bir de fındık ocaklarını istila eden, ürüne zarar verdiği kadar insanı da canından bezdiren kokarca belası eklendi. İşte tam da bu süreçte, fındık toplamaya hazırlanırken sağlığımızı ve can güvenliğimizi riske atacak en küçük bir ihmale dahi tahammülümüz yok.

Bahçeye inerken "Bize bir şey olmaz" mantığını bir kenara bırakmamız şart. Toprakla, yaprakla, dalla birebir temas edeceğimiz bu günlerde kol ve bacaklarımızı açıkta bırakmak, adeta tehlikeye davetiye çıkarmaktır.

Buradan tüm fındık üreticilerimize açık ve net bir uyarıda bulunmak istiyorum:

Uzun Kollu Giysiler Tercih Edin: Sıcak hava sizi yanıltmasın. Bahçedeki çalı, çırpı ve böceklerden korunmanın ilk yolu vücudu kapatmaktır.

Eldiven Kullanımını İhmal Etmeyin: Elleriniz fındık toplarken sürekli dallarla temas halinde olacak. Eldiven hem kokarca ve diğer haşerelerin temasını engeller hem de yaralanmaların önüne geçer.

Paçaları Çorabın İçine Sokun: Belki estetik durmuyor ya da sıcakta bunaltıyor olabilir ama kenenin vücuda tırmanmasını engellemenin en pratik ve etkili yolu paçaları çorabın içine hapsetmektir. Çorapsız ve açık ayakkabıyla sakın bahçeye girmeyin!

Bahçe Dönüşü Mutlaka Vücudunuzu Kontrol Edin: Gün sonunda eve döndüğünüzde ilk işiniz üstünüzü değiştirmek ve özellikle koltuk altı, kulak arkası, diz arkası gibi gizli bölgelerde kene kontrolü yapmak olmalı.

Fındık bizim emek kapımız, rızkımız. Ancak hiçbir ürün, hiçbir ekonomik kazanç sağlığımızdan ve canımızdan daha kıymetli değildir. Bereketli bir hasat dönemi geçirmek istiyorsak, önce tedbiri elden bırakmamalıyız. Sağlıkla, kazasız belasız ve bereketli bir hasat dönemi dileğiyle...