HABER ARAMA
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
Rent a car
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
FINDIK BORSASI
26 Şubat 2020 Çarşamba
Fındık Fiyatı


15.00TL
SON DAKİKA HABERLER
cialis 100mg viagra 100mg steroid satın al

LÜTFÜ CAN ŞEN

LÜTFÜ CAN ŞEN

EY AHALİ ASGARİ ÜCRET BELLİ OLDU

28 Aralık 2018 Cuma Saat: 10:26

Asgari ücret miktarı 2019 yılı için 2020 lira olarak belirlendi. Tabiki de yıllık enflasyon göz önüne alınarak bu miktar onaylandı. Her ne kadar yüzümüzü güldürmese de ağlatmış da sayılmaz. Yani 2019 yılında cebimize girecek olan para enflasyon da erimemiş olacak ama alım gücümüz aşağı yukarı hemen hemen aynı bunda bir değişiklik yok.

Burada şuna değinmek istiyorum: bazı işverenler asgari ücretin miktarını güya çok bularak işçilerinin bir kısmını işten çıkardılar. Bunu da sırf artan asgari ücreti boykot etmek amacıyla yaptılar.

Şimdi asgari ücretle geçinen insanların ne kadar giderinin olacağını aşağı yukarı tahmin etmeye çalışalım. 4 kişilik bir aileyi varsayarsak: 800 lira ev kirası + aylık 500 lira elektrik, su, doğalgaz faturası 500-600 lira mutfak geriye kalanı da ulaşıma giyime vb. ihtiyaçlara harcanırsa aşağı yukarı 2000 liradan fazla bir şey artmayacak ve yine insanlar ay başını dört gözle bekleyip duracak.

İşverenlere söyleyeceğimiz şey ise şu cümleden ibarettir: 400 liralık fark için ve enflasyon göz önünde bulundurularak yapılmış artış için bu insanları işten çıkarmayın(!) yazıktır, günahtır, bu en büyük ahlaksızlıktır!

Bu sözümden sonra ise tarihten bir alıntı yapmak istiyorum. Osmanlı'da ahilik teşkilatı vardı ve bu teşkilata esnaflar üye olurdu. Esnaftan birisi siftahını yapmışsa ve komşu esnaf siftahını açamamışsa gelen müşteriyi siftah yapamamış  komşu esnafa yollardı. "O esnaf siftahını yapamadı ben yaptım, o esnaftan alışveriş yapın da o kardeşim de siftah yapıp evine yiyecek lokma götürsün." derdi.

Günümüzde ise biz esnaf olarak işveren olarak hep bana hep bana diyoruz. Bununla da kalmayıp komşu esnafı çekip çekiştiriyoruz. "O ne kadar az kazanır ve ben ne kadar çok kazanırsam o kadar iyi..." diyoruz. Tabi bununla da kalmayıp daha fazla kazanmak uğruna sömürdüğümüz insanları; çalışması gereken insanları, işten çıkarıyoruz.

 Şimdi ise yukarıdaki etik olmayan durumların gerçekleşmemesi için öneride bulunacak olursam: Esnaf odalarını daha ılıman şekilde mücadele eden kurumlar haline getirmeliyiz. Kendi çıkarımızı düşünmeden önce başkalarının da çıkarlarını düşünmeliyiz. Cebimize bir iki kuruş fazla para gireceği için cebinden bir iki bin lira çıkacak insanları işten çıkarmamalıyız. Kendi çocuğumuz döner ekmek yesin diye işçilerin simit yiyen çocuğunun parasına göz dikmemeliyiz. Ve en önemlisi de Avrupa'daki devletler gibi işten çıkarmayı daha da zorlaştırmalıyız. Tazminat ödetmek gerekiyorsa tazminat ödetmeli işyerini kapatmak gerekiyorsa işyerini kapatmalıyız!

Son olarak ise "Tarihimizde neydik günümüzde ne olduk!" diyor ve bitiriyorum.


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Ordu Yeni Haber Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları