20 Mart 2026 Cuma

GÖZYAŞLARIMI TUTAMADIM

Yayınlanma: 20.03.2026 12:47 · Yazar: Abdülkadir Demir

 

 

Elâ gözlüm ben bu ilden gidersem

Zülfü perişanım kal melûl melûl

Kerem et aklından çıkarma beni

Ağla gözyaşını sil melûl melûl

 

Elvan çiçeklerden takma başına

Kudret kalemini çekme kaşına

Beni ağlatırsan doyma yaşına

Ağla gözyaşını sil melûl melül 

 

Halk ozanımız Karacaoğlan’ın yazdığı bu türküyü Çanakkale cephesinde bir askerimiz her akşam söylermiş. 

O kadar güzel ve içten söylermiş ki, siperleri yakın olan Anzak askerleri bile zevkle dinler, yüreklerinde hissederlermiş. Fakat bir gece söylenmemiş bu türkü. Anzak askerlerinin bile dikkatini çekmiş bu durum. İkinci gün yine söylenmemiş. 

Üçüncü gün de türküyü duyamayınca dayanamamışlar ve “O güzel sesli arkadaşınız neden  üç gündür söylemiyor.” diye bir kağıda not yazarak taşa sarmışlar ve bizim sipere doğru atmışlar. Biraz sonra aynı şekilde taşa sarılı bir kağıt atılmış bizim askerler tarafından… 

Kağıtta söyle yazılıymış:

“Üç gün önce şehit ettiniz de ondan…”

 

Şehidin yavuklusu,

Kumral saçlı emine,

Bir al bayrak asmıştı,

O gün şehit evine.

 

Hıçkırmadı, ağlamadı

Sandım onu bir melek,

Onun erlik ocağını, 

Söndürmüştü bir Frenk.

 

Sürme çekmiş, 

Kına ile süslemişti elini,

Olmuş idi, telle duvaklı,

Nurlu şehit gelini!

 

Dedi; “Ahmet, artık 

Beni ahrette beklesin!”

Ben onunum, utanmasın, 

Beni Hak’tan istesin!

 

Kaderim bu, şehit olmuş

Benim şanlı yiğidim,

Kız kalırım varmam ele; 

Ben de canlı şehidim!

(Çanakkale şehidi

Ahmet’in yavuklusu, 

Emine’nin yazdığı ağıt)

 

Çanakkale, rakamların ve makamların değil,

İmanın, inancın konuştuğu bir destandır!

Kâfirin, kâfirliğini engellemek için,

“Biz daha bitmedik! İman varsa imkân da var!” 

Sloganını; Batının zihniyetine haykırmak!

“Düşmek ayıp değil, kalkmasını bil!” demek için!

Dedelerimiz bu destanı yazdılar.

 

Çanakkale ruhunu yaşatmak,

Çanakkale neslini yetiştirmek zorundayız!