12 Mayıs 2026 Salı
SON DAKİKA

“ANNELER GÜNÜNE BİR DE BU AÇIDAN BAKALIM”

Yayınlanma: 11.05.2026 09:37 · Yazar: Abdülkadir Demir

 

 

Sığındığımız güvenli limanımız, güç kaynağımız dua kapılarımız Annelerimiz günü kutlu olsun..

İslam senenin tek gününü değil belki hayatın tüm günlerini “Anneler günü ve babalar günü olarak ilan eder...Bununla beraber hiç olmazsa senenin bir günü  olarak ilan edilen anneler günüde faydadan hali değildir. Bir farkındalık oluşmasına vesile olması da güzel.

 

Sene de bir kere anasını babasını hatırlamakla, bir kere yanına varmakla, bir telefonla, bir çiçek almakla, ana-baba hakkı ödenmiş olmaz. 

Ana babaya saygı ve muhabbet bir ibadet vecdi içinde yapılmalıdır. Nitekim İsra sûresi 23 te buyrulduğu gibi, 

“Allah’a itaat ve ibadetten sonra, hak sahibi olanlar ana-babalardır”.

Ana-Babası sağ olup ta onların rızasını kazanmaya çalışanlara ne mutlu.

 

Ana-Babası ölmüş olanlarda kabirlerine gitsinler, ana-babasının ayakucuna otursunlar, gözyaşları ile dua etsinler. 

“Ana başta tâc imiş

Her derde ilaç imiş

Bir evlat pîr olsa da

Anaya muhtaç imiş...

 

“Ana-Babasına iyilik edene müjdeler olsun! Allah onun ömrünü uzatır“. (Buhârî)

“Ana-Babası, yanında yaşlandığı halde, [onların rızalarını alamayıp] Cenneti kazanamıyanın burnu sürtülsün”.

(Tirmizî)

“Allah’ın rızası, ana-babanın rızasında, gazabı da, ana-babanın gazabındadır”.

(Tirmizî)

Cihâd, Allah yolunda sadece kılıç sallamak değildir . Ana-Babaya veya evlâda bakmak da cihâddır. Başkasına muhtaç olmamak için çalışmak da cihâddır.

(Deylemî)

Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in huzuruna bir kimse gelerek dedi ki:

- “Ya Resulallah! İzin verirseniz sizinle beraber gazaya çıkıp cihad etmek istiyorum”,

- “Anan-baban var mı”?...

- “Evet var”

- “Öyleyse ondan ayrılma zira Cennet onun ayağının altındadır”.

(Müslim)

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh):

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu,dedi.

-“Burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün, burnu yerde sürünsün”...

Sahabeler:...

−”Ya Rasulallah! Kimin”? dediler.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

-“Ana babasına, ikisinden birine yahut her ikisine birden ihtiyarlık zamanlarına yetişip de cennete giremeyen kimsenin burnu yerde sürünsün”. 

(Müslim 2551/9, Buhari Edebü’l-Müfred 21)

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den işittim, şöyle buyuruyordu:

−”Anne ve baba cennete orta kapıdan girmeye vesile olur veya insanı cennete ulaştıracak en iyi şey ana-babaya iyilik etmektir. Artık sen o kapıyı istersen bırak, istersen elinde tut”. 

(Tirmizi 1961)

“Ana-babasını dine uygun hizmetleriyle razı eden, Allah’ı razı etmiş olur, onları gazaplandıran Allah’ı gazaplandırmış olur”.

(İbni Neccar)

“Ya Resulallah annem müşriktir. Ona iyilik etmem caiz midir”?. diye sorana “Evet annene iyilik ve ihsanda bulun”! buyuruldu 

(Ebu Davud)

 

Thomas Edison ;

İlk okulda okurken bir gün eve gelince annesine bir kağıt verdi ve

“Bu kağıdı öğretmenim verdi, 

sadece sana vermemi tembihledi.”

dedi…

Annesi, kağıdı inceledikten sonra, gözyaşları içinde oğluna da, sesli olarak okudu: 

“Bayan Edison oğlunuz bir dahi. 

Fakat bu okul onun seviyesi için çok küçük ve maalesef onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz de yok. 

Lütfen artık onu kendiniz eğitiniz.”

 

Aradan uzun yıllar geçtikten sonra, Edison’un annesi vefat ettiğinde, o artık yüzyılın en büyük bilim adamlarından biriydi ve bir gün eski aile eşyalarını karıştırırken, birden bir çekmecenin köşesinde katlı halde bir kağıt buldu ve alıp açtı…

Kağıtta ;

“Hanımefendi, oğlunuz ‘şaşkın’ (akıl hastası gibi) bir çocuktur. 

Artık kendisinin okulumuza 

gelmesine izin veremiyoruz…” 

yazılıydı…

Edison saatlerce ağladıktan sonra, günlüğüne şu satırları yazdı: 

"Thomas Alva Edison,

“KAHRAMAN BİR ANNE” tarafından eğitilip, yüzyılın dahisi haline getirilmiş, ‘şaşkın’ bir çocuktu.."