FINDIKTA SESSİZ KRİZ!
Geçtiğimiz Ekim ayında 350 TL’ye kadar yükselen fındık fiyatlarının bugün 200 TL seviyelerine kadar gerilemesi, sadece bir piyasa dalgalanması değil; üretici açısından ciddi bir kırılma noktasıdır. Aradaki fark, kâğıt üzerinde bir rakam gibi görünse de sahada karşılığı çok daha ağır: borçlanan, emeğinin karşılığını alamayan ve geleceğe dair umudunu kaybeden binlerce üretici…
Bugün gelinen noktada üretici sadece mevcut fiyatlardan şikâyetçi değil, aynı zamanda 2026 mahsulü için de motivasyonunu kaybetmiş durumda. Çünkü ortada bir gerçek var: Eğer üretici kazanamazsa, üretim de sürdürülebilir olmaz.
SERBEST PİYASA MI, KONTROLLÜ BASKI MI?
Fındık fiyatlarının kısa sürede bu kadar sert düşmesi “serbest piyasa” kavramıyla açıklanamayacak kadar derin bir tabloyu işaret ediyor. Rekolte tartışmaları, alım politikaları ve küresel firmaların etkisi bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo, üretici aleyhine işleyen bir düzeni gözler önüne seriyor. Üretici ürününü değerinde satamazken, piyasada fiyatların belirli bir bantta tutulması, “acaba bilinçli bir baskı mı var?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
EN BÜYÜK YÜK ÜRETİCİNİN OMUZUNDA
Mazot, gübre, işçilik… Girdi maliyetleri her geçen gün artarken, fındık fiyatlarının düşmesi üreticiyi adeta iki arada bir derede bırakıyor. Üretici artık sadece kazanmayı değil, zarar etmemeyi hedefler hale gelmiş durumda.
Bu şartlar altında üreticinin bahçesine yatırım yapmasını, bakımını eksiksiz sürdürmesini ya da yeni sezona umutla hazırlanmasını beklemek ne kadar gerçekçi?
TMO ACİLEN DEVREYE GİRMELİ
Tam da bu noktada Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) rolü hayati önem taşıyor. Piyasanın dengeleyici unsuru olması gereken TMO’nun, üreticiyi koruyacak bir fiyat politikasıyla sahaya inmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.
Bu nedenle yapılması gereken açıktır: Fındık alım fiyatı acilen 300 TL olarak revize edilmeli ve TMO güçlü bir şekilde alıma başlamalıdır. Bu adım sadece üreticiyi rahatlatmakla kalmayacak, aynı zamanda piyasadaki dengesizliğin de önüne geçecektir.
BUGÜN DESTEK OLMAZSAK YARIN GEÇ KALIRIZ
Fındık, bu ülkenin sadece bir tarım ürünü değil; aynı zamanda stratejik bir değeri, ihracat kalemi ve milyonlarca insanın geçim kaynağıdır. Eğer bugün üreticiye sahip çıkılmazsa, yarın ne üretim kalır ne de bu alandaki küresel gücümüz.
Unutulmamalıdır ki; üretici kazanırsa Türkiye kazanır. Bugün atılacak doğru adımlar, yarının güçlü tarım politikalarını belirleyecektir. Aksi halde üreticinin umudunu kaybettiği bir tabloda, kaybeden sadece çiftçi değil, hepimiz oluruz…