YAYLA KAYNAKLARININ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI VE STRATEJİK DEVLET VİZYONU
Geçtiğimiz günlerde mübarek bir Cuma namazının akabinde, Altınordu Ahmet Cemal Mağden Camii’nde manevi bir iklimi ve gönül birlikteliğini hep birlikte yaşadık. Namaz sonrasında Ordu’muza doğalgazı getiren, şehrimizin altyapısından turizmine kadar hafızalarda silinmez izler bırakan Bakanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler ile bir araya geldik.
Cami odasında, din gönüllüsü meslektaşlarımız ve kıymetli dostlarımızla gerçekleştirdiğimiz o samimi hasbihal, sadece bir sohbet olarak kalmadı; Ordu’nun geleceğine yön verecek vizyoner bir vazife takdimine dönüştü.
Başkanımız, biz din görevlilerinin toplumdaki birleştirici gücünü ve sahayı en iyi bilen insanlar olduğumuzu vurgulayarak hepimize ortak bir çağrıda bulundu. Özellikle Ordu’muzun o eşsiz güzellikteki yaylalarını gezerken hepimizin yüreğini sızlatan önemli bir konuya parmak bastı: Çeşmelerimizden boşa akan, fütursuzca israf olan sularımız…
Dr. Mehmet Hilmi Güler başkanımız; yaylalarımızda boşa akıp giden bu su kaynaklarının tespit edilmesi, bu israfın önüne geçilmesi ve bu suların tarıma, hayvancılığa ya da yerel ekonomiye yeniden kazandırılması için bizlerden bilimsel, pratik ve kapsamlı bir araştırma projesi hazırlamamızı talep etti. Bu görevi, toplumun rehberi olan biz din gönüllülerine tevdi etmesi, onun meseleye ne kadar akılcı, ne kadar vizyoner ve sonuç odaklı yaklaştığının en açık kanıtıdır.
İşte devlet adamlığı, işte gerçek belediyecilik vizyonu budur! "Ha işte bu!" dedirten hamle, tam olarak bu noktada saklıdır. Çünkü su, sadece biyolojik bir ihtiyaç değil; bizim medeniyetimizde aziz bilinen bir emanet, inancımızda ise hesabı sorulacak bir nimettir. "Akan bir nehirden abdest alıyor olsanız bile israf etmeyiniz" buyuran bir Peygamberin ümmeti olarak, küresel iklim krizinin kapımızı çaldığı bu çağda, yaylalarımızın kaynaklarını heba etme lüksümüz yoktur.
Başkanımızın bu akılcı yaklaşımı, Ordu’yu sadece taştan, betondan ibaret görmediğinin; şehrin ruhuna, doğasına ve geleceğine sahip çıktığının nişanesidir. Din görevlileri olarak bizler, bu memleket sevdasına ve bu büyük hassasiyete kayıtsız kalamayız. Üzerimize aldığımız bu sorumlulukla, hep birlikte sahada olacağız.
Yayla yayla, çeşme çeşme gezip boşa akan suların röntgenini çekeceğiz. Bu suların minik göletlerde toplanması, tarımsal sulamaya dönüştürülmesi veya mikro enerji kaynakları haline getirilmesi için somut ve uygulanabilir araştırma projeleri üreteceğiz.
Gelin, bu sessiz çığlığa kulak verelim. Çeşmelerimiz artık boşa akıp ağlamasın; planla, projeyle ve ortak akılla Ordu’nun geleceğine bereket olsun.