BAR DEĞİL PAVYON!
Ordu şehir merkezinde sokak aralarında bar adı altında ama aslında pavyon şeklinde işletilen 10 kadar eğlence mekânının yarattığı mağduriyetlerin her geçen gün artması, Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk tarafından TMBB ye kadar taşındı.
Genellikle konut binalarının zemin katlarında faaliyet gösteren bu işletmelerde neredeyse her gün kavga, gürültü ve zaman zaman can kayıplarına varan müessif olayların yaşandığını belirten Şanlıtürk, gece geç saatlerden sabaha kadar süren asayiş sorunlarının kabul edilemez boyuta ulaştığını vurguladı.
Bu işletmelerin çevreye verdiği zararı önlemek aslında o işletmeye çalışma ruhsatını veren belediyenin inisiyatifindedir, TMBB nin değil. Şöyle ki;
Önce bar nedir pavyon nedir bilmek lazım.
Bar, alkollü veya alkolsüz içeceklerin servis edildiği, tezgâhı ve tabureleri olan sosyal mekândır. Barların evlere yürüme mesafesinde olmasında bir sakınca yoktur. Dünyanın her yerinde barlar konut alanlarında olabiliyor. İçki içmesini bilen insanların işten çıkıp bir bara uğrayıp arkadaşlarıyla sohbet etmek, bir iki kadeh içip yürüme mesafesindeki evlerine gitmek, sosyal bir yaşam biçimi olarak tercih edilebilmektedir.
Pavyon ise genellikle gecenin geç saatlerinde hizmet veren; canlı müzik, sahne şovları, dans ve içki servisi sunan, içki içmesini bilmeyen müşterilere eşlik ederek içecek tüketimini artıran konsomatrislerin bulunduğu bir eğlence mekanıdır.
Bu işletmelerin çalışma ruhsatlarında bar mı yoksa pavyon mu olduğunu anlamak için ruhsat kanunu da bilmek lazım.
Bar işletmelerinin çalışma ruhsatında sınıf olarak "Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yeri" ibaresi ve faaliyet konusu olarak da "Bar" veya “ikinci sınıf sıhhi müessese/içkili yer statüsünde bar” yazar.
Pavyonların çalışma ruhsatında ise "Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yeri" ibaresi ve faaliyet konusu olarak da "Birinci Sınıf Sıhhî Müessese” yazar.
Yani bir barın pavyon olabilmesi için ikinci sınıf değil birinci sınıf sıhhi müessese olması gerekir. Ayrıca Pavyon ruhsatı almak için, iş yerinin içkili yer bölgesinde bulunması gerekir,
Ancak bu yazının konusu olan barlar ikinci sınıf şartlara haiz iken birinci sınıf gibi hareket etmektedirler. Hele ki son derece iğrenç ve hijyenik olmayan ortamlarında garson titri ile işe alınan kadınların gayri ahlaki biçimlerde suistimal edilmeleri halk arasında konuşulmaktadır. Sadece bu bile çalışma ruhsatının iptalini gerektirir. Bunun yanında kıskançlıklar veya ihtiraslar yüzünden kavga, gürültü ve zaman zaman can kayıplarına varan müessif olaylar yaşanmaktadır.
Şimdi şu soruyu ruhsatı veren belediyelere sormak lazım. Pavyon gibi çalıştıkları apaçık ortada olan bu barların bulunduğu parseller şehir imar planında İÇKİLİ YER BÖLGESİ olarak ayrılan alanlar içinde midir? Bu sorunun cevabına göre işlem yapılmalıdır.
Bir kişi bar açacağını beyan ederek çalışma ruhsatı alıp pavyon açmışsa eğer, bunun denetimi ruhsatı veren belediye tarafından kolluk kuvvetleri ile iş birliği halinde yapılarak ruhsatları iptal edilmeli ve kapatılmalıdır.
Ayrıca bu konunun il turizminin gelişmesi ile yakından uzaktan hiçbir ilgisi yoktur. Sadece bar ve pavyon ile turizm gelişmez. Turizm 5 duyuya hitap eder. Görmek, duymak, tatmak, dokunmak ve hissetmektir. Alkol, suistimal etmek ve edilmek kişisel ve özel tercihlerdir. Dünyada her yer de zaten vardır.
Temel çözüm “İÇKİLİ YER BÖLGELERİ” nin şehir imar planlarında tanımlanarak bu mekanları o bölgeye taşıyarak zabıta denetiminde ve kolluk kuvvetlerinin güvenlik kontrolü altında tutmaktır. Ayrıca bu bölge için güçlü bir toplu taşıma altyapısı tesis ederek özellikle bu mekanlardan çıkışlarda alkollü araç kullanılmasını önlemek de gerekir.
Kısacası pavyonlara ya da bar adı altında işletilen pavyonlara şehir merkezlerinde ve konut alanlarında asla izin verilmemelidir.